TAKİP ET

Zaman kapatılmışsa demokrasiden bahsedilemez

Alman Meclisi Dış İşleri Komisyonu Başkanı Norbert Röttgen, Zaman’ın kapatılmasına değinerek Türkiye’de demokrasiden bahsedilemeyeceğini söyledi. Röttgen, Türkiye’nin en büyük muhalif gazetesinin sadece yasaklanmadığını, aynı zamanda bağımsız olmayan bir yargının yardımıyla kapatıldığını ve yazı işlerinin hükümete yakın bir yazı işleri ile değiştirildiğini hatırlattı.

Alman Meclisi Dış İşleri Komisyonu Başkanı Norbert Röttgen, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın artık bağımsız olmayan bir yargının da yardımıyla Türkiye’yi tek başına yönetme yolunda ilerlediğini söyledi. Almanya’nın devlet kanalı ARD’de çıkan ve Anne Will tarafından sunulan tartışma programına katılan Röttgen, bu bağlamda Zaman’ın kapatılmasına da değindi. Röttgen şöyle konuştu: “Eğer ülkenin en büyük muhalif gazetesi sadece yasaklanmaz, aynı zamanda, artık bağımsız olmayan yargının yardımıyla kapatılırsa, bu muhalif gazetenin yazı işleri hükümete yakın bir yazı işleri ile değiştirilirse, o ülkede artık demokrasiden bahsedilemez.”

ERDOĞAN ZAFERDEN ZAFERE KOŞTUĞU İÇİN DEMOKRATMIŞ

Röttgen bu sözleri, programın bir diğer konuğu olan AKP milletvekili Mustafa Yeneroğlu’nun başkanlık sistemi ile ilgili açıklamaları üzerine sarf etti. Yeneroğlu konuşmasında Erdoğan’ın demokrat olduğunu ileri sürdü ve buna delil olarak da 2002 yılından bu yana siyasi hayatında zaferden zafere koşmasını gösterdi. Yeneroğlu ayrıca, Türkiye’de başkanlık sisteminin 1960 yılındaki darbeden bu yana konuşulduğunu söyleyerek, sanki Türkiye’nin 60 yıllık siyasi tarihinin bu gündemden oluştuğu izlenimini vermeye çalıştı. Yeneroğlu bir diğer taraftan da başkanlık sisteminin sadece Türkiye’de olmadığına dikkat çekerek Türkiye’deki uygulamaları demokratik göstermeye çalıştı. Yeneroğlu’na bu konuyla ilgili cevap gazeteci Christiane Hofmann’dan geldi. Hofmann, “Alman siyasi tarihinde gördük ki, demokrasiyi demokratik araçlarla iptal etmek mümkünmüş. Şu an Türkiye’de bu oluyor” dedi.

PKK ERDOĞAN’A KÜRT SORUNUNU İSTİSMAR ETMEK İÇİN FIRSAT VERDİ

Tartışmanın bir diğer önemli konusunu ise milletvekillerinin dokunulmazlığının kaldırılması oluşturdu. Programın konukları arasında yer alan Sol Partili Sevim Dağdelen, kimin terörist kimin terörist olmadığıyla ilgili keyfi bir sınıflandırma olduğunu iddia edince Röttgen müdahale etti. PKK’nın Almanya’da da terör örgütü olarak kabul edildiğini hatırlatan siyasetçi, “PKK’nın terör eylemlerinde bulunmadığını iddia edemeyiz. Bulunuyor. Bunun tartışılacak bir tarafı yok. Orada her gün ve gerçekten şiddete başvuruluyor. PKK Erdoğan’a bu konuyu bir kez daha istismar etmesi için fırsat verdi” şeklinde konuştu.

OTOKRASİYLE YÖNETİLEN BİR DEVLETE SAHİP OLMAK İSTİYOR

Bununla birlikte Röttgen, Erdoğan’ın Türkiye’nin içinde ve dışında orantısız bir askeri güç kullandığını ve ortaya çıkan gerilimle Türk toplumu içinde bir dayanışma duygusu oluşturmaya ve bu dayanışmayı da yine iktidara gelmek için kullanmaya çalıştığını dile getirdi. Röttgen şöyle dedi: “Erdoğan, terörle mücadele adı altında bir kanun çıkarmak ve böylelikle muhalefet partilerini etkisiz hale getirmeyi planlıyor. Artık bağımsız olmayan yargının yardımıyla muhalif basından bazı milletvekillerine kadar insanları susturuyor ve toplumun özgürlüklerine, demokrasi ve hukuka halel getiriyor ki otokrasi ile yönetilen bir ülkeye sahip olsun.”

Programın bir diğer konuğu olan siyaset bilimci Burak Çopur da Yeneroğlu’nun HDP’li milletvekillerinin dokunulmazlığının kaldırılmasını haklı bulan ifadelerini eleştirdi. Yeneroğlu’nun sanki en önemli aktörlerini AKP ve HDP’nin oluşturduğu çözüm süreci gerçekleşmemiş gibi konuşması üzerine söze giren Çopur şöyle konuştu: “HDP ile PKK’yı bir tutmamak lazım. HDP ile PKK arasında muhatap oldukları kitle de aynı olduğu için sosyal irtibatlar olabilir. Ama HDP’nin yasal olmak gibi bir şansı var ve devlet ile PKK arasında aracılık edebilir.”

ESAT SEMİZ / BERLİN

31.05.2016 16:27