TAKİP ET
İsmail Kul

İsmail Kul

Zakkum ektiler, ürün vermeye başladı

Hasat mevsimi..

Erdoğan ektiğini biçiyor.

Ama bu umduğu ürün değil.

Haşhaşı dedi, hain dedi, paralelci dedi..

Nefretlerinden sadece Türkiye toplumu nasibini almadı. Duruma ve çıkarına göre yurtdışına da çaktılar. Yeri geldi Amerika’yı suçladılar, yeri geldi Avrupa’yı.

Nefret tohumlarını ektiler.

Ee, toprağa atılan bu kadar tohum bitecekti.

Bitti de. Hatta hasat vermeye başladı.

***

Son zamanlarda Hollanda’da enteresan şeyler oluyor.

İktidar ortağı bir İşçi Partisi var orada. Ağzından paraleli düşürmeyen Erdoğan’dan ilham almış, o da ülkedeki İslami cemaatlere paralelci gözüyle bakıyor. Bunlar şeffaf değil, Türkiye ile ilişkileri açık değil, paralel tehlike oluşturuyorlar vs. diyor.

Bu olay orada iki Türkiye kökenli milletvekilinin partiden atılmasına yol açtı.

Ama sonuç değişmiyor:

Aldığımız haberlere göre cemaatler beş yıl boyunca takibe alınacak, Türkiye ile ilişkiler de incelenecek.

Türkiye tepki göstermiş..

Ankara’daki Dışişleri ırkçılıktan falan bahsetmiş.. Maşallah, ne kadar da çok şeyler biliyorlar. Bunlar kesin kitap kurdu!

Ama Hollanda’da takan kim.

Daha önce de yazmıştım:

Hani Dünya Lideri buralara geliyor, paralel maralel diyor, buradaki iki adım sonrasını göremeyen gariban vatandaş alkışlıyordu ya..

Zira onlar paralelci diyen Erdoğan’ı alkışladıkları salondan çıkmadan Avrupa basını da onlara paralelci diyordu.

Lütfen hepimiz şöyle bir hafızamızı yoklayalım:

Bu paralel lafını ilk AKP’li arkadaşlar bulmadı.

Paralel lafı ilk paralel toplum (Parallelgesellschaft) kavramı içinde geçiyordu. İlk Wilhelm Heitmeyer bulmuştu 1990’lı yılların başlarında.

2003/2004 yıllarını bu kavramla geçirdik. Bununla kastedilen de dindar kesimden başkası değildi.

Bugün dahi Müslümanlarla ilgili tartışma olsa bu kavramı duyarız.

Şimdi Hollanda’da bazı ırkçı kesimler fırsat bu fırsat deyip camilerin kapatılmasını gündeme getirmiş, İslam’dan arındırılmış bir Hollanda istiyorlarmış.

Buyrun, eserinizle övünün.

***

Değerli okurlar, işlerin bu noktaya gelmesi gerçekten üzücü.

Adamlar Ankara’da nefret saçıyor, yetmiyor buralara gelip buralarda da saçıyor maharetmiş gibi, basiretsiz Müslümanlar da onları alkışlıyor.

Ama zulmü alkışlamakla yarın karşısına çıkacak ırkçıyı da alkışladığının, cami kapılarına kesilmiş domuz başı bırakanlara davet çıkardığının da farkında değil.

Beyinler bu kadar sulanmış..

Beni üzen ne biliyor musunuz? Zulmü alkışlayan Müslüman zulme karşı çıkma hakkını da kaybediyor. Yarın öbür gün zulüm kendi kapısını vurduğunda ve hak hukuk, insaf dediğinde kimse dönüp bakmayacak.

Hadi ordan, medeni dünyanın değerleri sizin ağzınıza yakışmıyor, paralel küfürleri ağzınızı o kadar kirletmiş ki diyecekler.

***

Acaba diyorum, paralelci nefreti yayanlar Avrupa’da karşılarına çıkmaya başlayan bu faturaya şaşırmış mıdır?

Sanmıyorum. Onların derdi Avrupa’daki insanlar değil ki.

Ayrıca şaşırmamaları da gerekir. Neden? Çok basit, doğa kanunu bu.

Eğer siz durmadan yere zakkum gibi, kaplanboğan, porsuk, beyaz otu gibi onlarca yüzlerce renkli, güzel ama son derece zehirli tohumlar ekerseniz yerden nasıl bir bitki çıkmasını bekleyeceksiniz ki!

Yere zehirli bitki tohumları ekip de orkide, menekşe, lale, gül bitip hayatınızı güzelleştiren çiçekler çıkmasını mı bekliyordunuz?

27.11.2014 18:30