TAKİP ET
İsmail Kul

İsmail Kul

Yurtdışında da inlerine gireceğiz..

İnlerine gireceğiz demişti.

Gazeteciler gözaltına alındı.

Yandaş gazetesi manşet attı:

İnlerine girildi.

Dediğini yaptı yani. Helal olsun.

Şimdi yine konuşuyor:

Yurtdışında da inlerine gireceğiz..

Bunu önceki günkü bir konuşmasında söylüyor.

Peki bu nasıl olacak?

***

Bunu çözmeye çalışıyorum:

Evet, bu nasıl olacak? Yurtdışındaki inlere nasıl girecek?

Hadi Türkiye’de, polisi kontrol altına aldın.. Yargıyı kendine bağladın..

Yurtdışında bu nasıl olacak?

Yurtdışı adı üstünde yurt dışı.. Oralar başkasının egemenlik alanı. Oralarda başkasının düdüğü öter.

Hadi diyelim küçük Afrika ülkelerini vaatlerle kandırdın.. Almanya gibi, Fransa gibi.. Hatta Amerika Birleşik Devletleri gibi büyük ülkelerdeki inlere nasıl gireceksin?

Yandaş ve boyun eğen gazetelerde olduğu gibi bu ülkeler ile bir Alo Fatih hattı mı düşünüyorsun?

Gerçi Bundeskanzleramt’ta, Almanya Başbakanlığında Türkçe bilen eleman var.

Angela Merkel böyle bir hattı kabul eder mi diyorsun? Etmezse ne yapacaksın?

Yoksa Türkiye’nin Kuzey Iraklı Peşmergelerin Kobani’ye geçmesi için koridor açtığı gibi Almanya’nın, Fransa’nın da göndereceğin polislere koridor açmasını mı bekliyorsun? Siz açtınız diye herkes açar mı sanıyorsun?..

***

Yanlış yola girmişlerdi.

Yol yakından belki geri dönebilirlerdi. Dönmeleri gerekirdi.

Yapmadılar, yapamadılar.

Şimdi de yanlış üstüne yanlış yapıyorlar. Bir yanlıştan çıkmak için başka bir yanlış yapıyorlar, battıkça batıyorlar.

Son operasyon da tam olarak baltayı taşa vurmaktır.

Peki..

Yurtdışında da inlerine gireceğiz sözü ne anlama geliyor?

Bunun iki yolu var. İki şekilde yaklaşılabilir.

Muhatapları da öyle anlayacaktır. Zaten artık bu sözlerin muhatabı bizler değiliz, hizmet kurumlarının bulunduğu 160 dünya ülkesidir.

Bu sözleri ya egemenlik haklarına tecavüz olarak anlayacaklardır. Ki, bu ciddiye alma şıkkıdır.

Ya da bu sözleri söyleyen artık iyice kontrolü kaybetti diye hükme varacaklardır. Belki şizofreni teşhisi koyanlar olacaktır.

***

Valla.. İkisi de hoş değil.

Türkiye adına üzülüyorum.

Keşke hiç yolsuzluk olmasaydı.. Keşke aramızda para toplayıp size verseydik de işler bu noktaya gelmeseydi.

Niye söylemediniz ihtiyacımız var diye? Bir yıl izne gitmez verirdik, ne olacak sanki..

Yazık oldu.

16.12.2014 19:30