TAKİP ET
Süleyman Bağ

Süleyman Bağ

Yeşiller, III. Merkel hükümetinin gayri resmi ortağı konumunda olacak

Federal seçimlerin yapıldığı 22 Eylül 2013 tarihi üzerinden iki ay geçti. Dünyada birçok ülkenin örnek aldığı federal anayasaya göre yeni hükümetin kurulması için geriye 30 gün kaldı. Bu ayın sonuna kadar koalisyon sözleşmesinin tarafları olan Birlik Partileri CDU/CSU ve Sosyal Demokrat Parti SPD’nin anlaşmaya varması bekleniyor. Daha sonra SPD sözleşmeyi yaklaşık 500 bin üyesinin kabulüne sunacak ve sonra da imzalar atılacak.

Eski ve yeni başbakan Angela Merkel ve SPD Genel Başkanı Sigmar Gabriel başkanlığında pazarlıkları yürüten 75 parlamenter bu arada kendi içlerinden bakanları da belirlemiş olacaklar elbette ki. Yeni kabinenin üyeleri işe başlamadan önce yılbaşı tatili yapacak. Yeni yılın başında ise yaklaşık bir yıldır devam eden olağanüstü seçim süreci bitmiş olacak ve yeni hükümet işe başlayacak. Üçüncü Merkel hükümetini doğuran seçim sonrasının formel süreci böyle.

Başta ABD olmak üzere, İkinci Dünya Savaşı’nın galip ülkeleri Almanya’da gücün tek merkezde toplanmaması için anayasaya gerekli maddelerin girmesine hassasiyet gösterdi. Sadece Nazi döneminin felaketinden değil, başarısız demokrasi tecrübesi olarak tarihe geçen Weimar Cumhuriyeti dönemini de dikkate alarak cumhurbaşkanın görevini sembolik hale getirmiş, federal meclisin yanında eyalet temsilciler meclisi yerleştirmiş ve bir de siyasi iktidarın icraatlarını denetleyen anayasa mahkemesi koymuşlar.

Ancak bütün bu tedbirlere rağmen öyle görünüyor ki yeni koalisyon hükümeti Almanya tarihinde önce hiç görülmemiş oranda gücü tek merkezde toplamış olacak. Bunun birinci ve en önemli sebebini koalisyonda yer alacak olan CDU/CSU ve SPD’nin toplam oy oranı oluşturmaktadır. Seçim sürprizlerinden biri şüphesiz Birlik Partileri’nin yüzde 40’ın üzerinde oy almaları oldu. SPD’nin oyları ile birlikte yeni iktidar yüzde 70’lik bir meclis desteğine sahip olacaktır.

Rakamlarla bu şu anlama gelmektedir: Yeni meclisin toplam üye sayısı 631. Bunların 311’i CDU/CSU meclis grubu, 193’ü ise SPD meclis grubu çatısı alında yer almaktadır. Üçüncü Merkel hükümetinin meclis desteği 504 vekilden oluşacaktır.

CDU’nun bilge siyasetçilerinden Kurt Biedenkopf’a göre bu her demokratik rejimin temelini oluşturan güçler ayırımı ilkesi için tehdit oluşturmaktadır. Aktif siyasi yaşamı döneminde parti içinde Almanya birleşmesinin mimarı olarak tarihe geçen Şansölye Helmut Kohl’ün (CDU) rakibi olan Bidenkopf bu durumun siyasi neticesi hakkında şu öngörüde bulunmaktadır: “Bu şekilde meclis ve hükümet özdeş hale gelecek ve karşısında etkili bir muhalefet de bulunmayacaktır. Koalisyon mecliste bugüne kadar bilinmeyen bir çoğunluğa sahip olacaktır. Çok sayıda milletvekili karşı çıksa da anayasayı değiştirecek güce sahip olacak ve borçlanma sınırını izafileştirebilecektir. Hükümet istediği siyaseti uygulama konusunda kendini rahat ve özgür hissedecektir.” (Handelsblatt, 22/23/24 Kasım, hafta sonu sayısı)

Yeni iktidar yapısını demokrasi açısından analiz ederken olayın, Biedenkopf’un alıntı yaptığım makalesinde dikkate almadığı bir yönü de var. O da Yeşiller’in durumu. Aralarında üç Türk kökenli siyasetçinin de bulunduğu 63 sandalyeye sahip Yeşiller, mecliste 64 sandalyeli Sol Parti ile birlikte muhalefeti oluşturmaktadır. Ancak aynı Yeşiller Hessen eyaletinde köklü sağcı bir geleneğe sahip olan CDU ile koalisyona girmeyi de planlıyor.

Yeşiller, Baden-Württemberg’de iktidarın büyük ortağı, Kuzey Ren Vesfalya eyaletinde de küçük ortağı olarak iktidarda yer almaktadır. Yeşillerin iktidar ortağı oldukları eyaletler bunlarla sınırlı değil. Bunun siyasi neticesi şudur: Yeşiller, eyaletlerde hem CDU hem de SPD ile girdiği iktidar ilişkileri üzerinden önümüzdeki dönemde III. Merkel hükümetinin gayri resmi ortağı konumunda olacaktır.

Alman demokrasisinin yeni bir muhalefet ruhuna ihtiyacı var. Çünkü güçlü muhalefetin olmadığı bir yerde güçlü demokrasiden söz etmek mümkün değil. Karşılarında güçlü muhalefet bulamayan demokratik iktidarların demokratik değerleri nasıl tepe tepe kullanarak içini boşalttıklarını görmek için Ankara’ya bir göz atmak yeter.

24.11.2013 19:30