TAKİP ET
Süleyman Bağ

Süleyman Bağ

Yeni iktidardan beklentiler

Siyaseti yakından takip edenlerin bildiği bir kural vardır: Katılımcı demokrasilerde seçim günü ile seçimden sonraki günler arasında fark yoktur.

Almanya sandığa gitti. Vatandaş oyunu kullandı, sözünü söyledi. Bir dahaki seçime kadar kapısına ne bakan ne de milletvekili pek uğramayacaktır.

Bugün tüm partiler değerlendirme yapıyor. Her parti seçim neticesinin kendisi için aslında neden zafer olduğunu açıklayacak. Az oy aldığını gizleyemeyen partiler ise seçmenden çok kendilerini suçlayacak. Seçmeni kendi programlarına ikna edemedikleri için adeta tövbe edecekler. Demokraside adet böyle. Vatandaşın tercihi sorgulanmaz.

Biz ise-faydasını zararını sorgulamadan-seçileneler arasında kaç Türkün olduğunu araştıracağız. Halbuki geride kalan yıllar gösterdi ki siyasette etnik dayanışma yoktur.

Önümüzdeki günlerde koalisyon görüşmeleri başlayacak. İktidarı oluşturacak olan partiler önce bir hükümet programı peşinden de bakanlar konusunda anlaşmaya varacaklar. Büyük bir ihtimalle 2005-2009 yılları arasında olduğu gibi Almanya’yı CDU ve SPD’den oluşan yeni bir büyük koalisyon yönetecek. Bir kaç hafta sürecek olan bu kritik zaman dilimi içinde iş dünyasından, sivil toplum kuruluşlarına kadar tüm etki grupları yeni yönetimden neler beklediklerini açıklayacak, bu taleplerin hükümet programında yer alıp almadığını takip edecek ve -eğer alıyorsa- hangi siyasetçi veya bakanlık tarafından hayata geçirileceğini gündemine alacaktır.

Oy oranlarının yeni açıklandığı, henüz yeni iktidarın ortada olmadığı bir zamanda ‘Yeni İktidardan Beklentiler’ başlığı size erken gelebilir. Zaten başlık bana ait değil. Parti merkezlerinde kurmayların toplandığı saatlerde (bugün saat 10:30’da) Alman Sanayi ve Ticaret Odalar Birliği (DİHK) bir basın toplantısı düzenliyor. Federal Basın Binası’nda düzenlenecek olan toplantının konusunu biraz değiştirerek başlık olarak kullandım: Yeni iktidar için ekonomik politikalar kataloğu.

İş dünyası yeni hükümete ekonomi politikaları ile ilgili beklentilerini kamuoyu aracılığı ile sunarken Türk seçmeni sandığa davet eden Türk sivil toplum kuruluşları ne yapacak? Biz seçime vatandaşı davet ettik işimiz bitti mi diyecek, yoksa katılımcı demokrasinin gereği olarak yeni hükümetten beklentilerini kamuoyu aracılığı ile iktidara ulaştıracaklar mı?

Eğer Almanyalı Türkler seçim sonrasını seçim öncesi kadar önemli görmezse taleplerinin partiler ve yeni iktidar tarafından ciddiye alınmasını beklememelidir. Oy kullanmak katılımcı demokrasinin ilk şartı. Şimdi sıra diğer şartları yerine getirmeye geldi.

Almanya’nın zor ve en önemli gündemi: Euro krizi

Yeni seçilecek hükümeti, dolayısı ile Almanya’yı, zor bir dönem bekliyor. Almanya seçimleri ülke içinden çok Yunanistan ve İspanya başta olmak üzere kriz içinde olan diğer Euro ülkeleri tarafından merakla takip edildi. Sadece ekonomistler değil, ‘Olmayan Avrupa’ kitabının yazarı Dominik Geppert ve ‘Düşüşten Sonra Avrupa’ kitabının yazarı Walter Laqueur, Euro’ya dolayısı ile tarihte bir benzi olmayan AB projesine pek şans tanımıyor. İki tarihçiye göre Euro krizi Avrupa’da tarihte kaldı zannedilen milliyetçilik fikrini yeniden ateşledi.

Bu milliyetçilik dalgasından belki en az etkilenen Almanya oldu. Çözüm de Almanya’dan bekleniyor. Çünkü artık Almanya-istese de istemese de- AB’de tek söz sahibi ülke haline geldi. Daha önce hep Berlin-Paris ekseninden söz edilirdi. Euro krizi ile beraber artık eksenden söz eden kalmadı. Ayrıca iç siyasette de reform ihtiyacı var. SPD’li şansölye Gerhard Schröder’in siyasi hayatına sebep olan Ajanda 2010’dan sonra Almanya’da köklü bir reform yapılmadı. Opsiyon modelinden etkilenenlerin sayısı her geçen yıl artıyor. Zengin-fakir arasındaki uçurum hakeza. Yaşlanan toplumla beraber iş piyasasında eleman açığı önümüzdeki yıllarda daha da hissedilir hale gelecek. Merkel’in ‘bekle gör’ taktiği ile bu sorunların çözülmesi pek de mümkün gözükmüyor. Almanya’nın değişimin motoru hep sol patiler oldu. Bakalım iktidarda yer alma durumunda SPD, Türk seçmenlere vaatleri yerine getirmek başta olmak üzere değişimin motoru olabilecek mi?

22.09.2013 19:00