TAKİP ET

Yayın İlkeleri

I.Temel yayın ilkelerimiz/Ahlaki prensiplerimiz

  1. İSTEMEDİĞİNİ BAŞKASINA YAPMA: Haber yaparken, haberi sayfaya yerleştirirken ve resim seçerken unutulmayacak ana üç ilkeden birincisi “Kendine yapılmasını istemediğini başkasına yapma.” ilkesidir. Gazetecilik konumunun bize özel hayatı ihlal etme hakkı vermediği hiçbir zaman unutulmamalıdır. Bu nedenle haber peşinde koşarken, bir kişinin mahremiyetini ihlal etme tehlikesi ortaya çıktığında, “Bu haberi yapmamızın amacı nedir? Aynı şey benim başıma gelse ne hissederdim? Bu haber kamu yararına gerçekten hizmet ediyor mu?” gibi soruları kendimize sormalıyız. Bu ilke eğer kamu yararı kaynaklı mecburiyet (KYKM) yoksa asla bozulmamalıdır. Bu tür mecburiyet durumları toplumun güvenliğinin, sağlığının tehlikeye atılması ve halkın toplu yanıltılıp bir yanlışa sürüklenmesi olarak özetlenebilir. Neyin KYKM olduğuna ise sadece yayın kurulu karar verir.

  2. MAĞDUR ETME: İkinci ilke kültürümüzde “Kul hakkı” olarak özetlenen insanları mağdur etmeme ilkesidir. Bugün veya yarın hesabı verilemeyecek, utanılacak haber ve yoruma imza atılmamalıdır. Sebep olan yapan gibidir. Zaman’da çalışan gazeteciler sebep oldukları her “gazetecilik günahı”ndan onlara bu imkanı sunanların da maddi-manevi olarak hesaba çekileceğini unutmamalıdır. Hata yapmamak mümkün değildir. Fakat istemeden yapılan hatalarda tekzip ve cevap hakkı gibi zorunluluklar mutlaka yerine getirilmeli, bunun haricinde hatayı telafi edici “helalleşme” imkanı veren çalışmalar ve özeleştiri yapılmalıdır.

  3. GÜZELİ GÖSTER: Üçüncü ilke “Bâtıl’ı, yani çirkin şeyleri tasvir etmemektir. Alkol, kumar, uyuşturucu, şiddet, cinayet, hırsızlık, fuhuş, dolandırıcılık vs. gibi konulardaki yayınların zihin bulandıran, teşvik eden ve özendiren mahiyette olmaması gerekir. Çok tekrarlanan haberlerin etkisi ibret almaktan daha çok örnek almak şeklinde gerçekleşmektedir. Bu haberler önce kanıksanmakta, sonrasında ise benimsenmektedir. O yüzden sakıncalı bu tür haberlerden kamuoyunun bilmesi gereken bir husus yoksa mümkün mertebe kaçınmalıdır. Okurda infial uyandıracak müstehcenlik, şiddet ve vahşet içeren resimler de KYKM yoksa kullanılmamalıdır. Eğer haberin girilmesinde bir mecburiyet varsa, bu haberi küçük girmek, resim girmemek, haberi yumuşatmak tercihleri kullanılarak yapılmalıdır.

  4. BELGESİZ SUÇLAMA: Kanuni olarak kabul edilecek bir belge olmadan herhangi bir kişi, suçlama bir başkası tarafından söylenmiş olsa dahi suçlu olarak ilan edilmemelidir. Gazeteci, sanıkların ve suçluların akrabalarını, yakınlarını, olayla ilgileri olmadıkça veya olayın doğru anlaşılması için gereği bulunmadıkça teşhir etmemelidir.

  5. GÜVENİLİR OL: Zaman’ın en büyük sermayesi GÜVENİLİR olmasıdır. Bu ilkeye hiçbir durumda zarar verilmemelidir. Yayınlarda yalanın en küçüğüne dahi izin verilmemelidir. Sansasyon veya abartının da küçük bir yalan olduğu unutulmamalıdır. Hak hedefe gayr-ı meşru yolla ulaşılamaz. Gazeteci güven yitirici aşağıdaki işlemlerden uzak durur: Bilgileri çarpıtarak yalan haber yazamaz. Metinlerle belgeleri değiştiremez, tahrif edemez. Yanlış, yanıltıcı ve tahrif edilmiş yayın malzemesi kullanamaz. Bilgi, haber, fotoğraf, görüntü, ses, belge elde etmek için yanıltıcı yöntemler kullanamaz. Haber kaynaklarından hediye, özel muamele veya para almaz veya çıkar ilişkisine girmez. Belge veya görüntü sağlamak amacıyla, bir suçla ilgili sanık, tanık veya onların yakınlarına para teklif edemez ve veremez. Her ne amaçla olursa olsun, tehdit ve şantaj gibi yollara başvurmaz. Haber ve yazılarda gizli reklam yapamaz.

  6. YAPICI-FAYDALI OL: Gazetecilik özünde eleştiri mesleğidir. Fakat bunu yaparken ölçümüz “yıkıcı değil, yapıcı ve faydalı olalım”dır. Bir şeyin yanlış, eksik veya hatalı olduğunu ifade ederken, mümkün mertebe doğrusunun ne olduğunu da yazmalıyız. Bunu yapamıyorsak en azından zarar verici, yıkıcı olmayacak bir dil kullanmaya çalışmalıyız.

  7. NAZİK OL: Haber ve yorumlarımıza hadiselere bakış açımız, duygu ve düşüncelerimizin rengi kokusu özetle kimliğimiz mümkün oldukça yansıtılmalı. Üslubumuz her zaman nezahet ve nezaket ölçüleri içinde olmalıdır. Okurlarımız Zaman’ın ve Zaman çalışanlarının gazeteciliğe getirdikleri “insani boyut” olarak tarif edebileceğimiz bu havayı hissetmeli ve diğer medyaya da bu yönümüzle örnek olmalıyız.

  8. SAHSİ HESAP GÜTME: Zaman hiçbir kurum veya şahsın rakibi veya taraftarı değildir. Kişi ve kurumlarla hesaplarla mücadeleye girilmez. Doğru kim yaparsa yapsın her zaman desteklenir. Yanlış ise kendi üslubumuzca eleştirilir. Yanlışı yapan tasvip edilmeyen bir kurum dahi olsa, yıkıcı olmamak, yol gösterici alternatifler sunmak esas olmalıdır.

  9. GENELLEME YAPMA: Almanlar ırkçı, Polonyalılar hırsız, İtalyanlar mafya, fundamentalist Hristiyanlar terörist vs. gibi her türlü genellemeden mutlaka kaçınılmalı ve asla bir suç, bir meslek, teşkilat veya etnik gruba toptan mal edilmemelidir.

  10. SIFAT TAKMA: Şahıs veya kurumlara kesinlikle sıfat takılmamalıdır. Irkçı Peter, sahtekar müdür, fahişe Nataşa, ayrımcı AOK vs. gibi sıfatlar kullanılmamalıdır. Sıfat bir mahkeme kararıyla tescilliyse ve KYKM varsa kullanılmalıdır. Doğrudan haberle ilgili olmadıkça bir kişi veya bir grup dili, inancı, ırkı, toplumsal cinsiyeti, cinsel kimliği veya toplumsal sınıfı ile tanımlamamalıdır. Haberler hiçbir şekilde kışkırtıcı veya ayrımcı bir dil kullanmamalıdır.

  11. ÖZENTİYE GİRME: Sinema, tiyatro, kitap, resim vs. gibi kültür yayınlarında fanteziden sakınmalı, farklı gruplara özenti ve yaranma gayretine girilmemelidir. Okurlarımıza, insanları hayra teşvik eden düşünce kaynaklarını tavsiye etmek, o eserlerin sahiplerini nazara vermek, görüşünü almak, tanıtmak esas olmalıdır.

  12. DOSTLUĞU TEŞVİK ET: İki toplum arasında yani Almanlarla Türkler arasında dostluğu ve komşuluğu pekiştirici yayınlar yapılmalı, buna zarar verecek yayınlardan mümkün mertebe uzak durulmalıdır. Mesela bir beldede meydana gelen başörtüsü olayı veya bir ırkçı tavır tüm Almanya’nın sorunu haline getirilmemeli, yerel bir sorun genelleştirilmemelidir. Yerel sorun ciddi bir olay ise ve yerelde çözülemiyorsa ancak genele taşınmalıdır.

  13. ŞİDDETİN REKLAMINI YAPMA: Türklerde korku ve endişe uyandıran mesela ırkçılığın, yabancı düşmanlığının arttığına dair araştırmaların mümkün mertebe küçük girilmesi, gerek yoksa hiç girilmemesi daha uygundur. Türklere yönelik aşırı sağcı şiddet haberlerinde de korku uyandırmamaya dikkat edilmelidir.

  14. PROVOKE ETME: Kitle psikolojisiyle hareket edilen yürüyüş, gösteri türü eylemleri teşvik edici ifadelerden kaçınmalı, yapılan bu tür eylemleri ise vakayı rapor olarak sunmalıyız. Kanunsuz ve provokasyona açık toplu ve bireysel eylemlere karşı kim düzenliyor olursa olsun temkinli ve dikkatli olunmalıdır.

  15. RENCİDE ETME: Hiç kimseye ve kuruma karşı rencide edici, tahrik edici bir üslup kullanılmamalı. Aşırı sol veya sağ ile ilgili haberlerde sağduyulu davranmalı ve yorumdan kaçınarak olayı sadece haber olarak yapmalı. Bu konularla ilgili yazılacak yorumlarda da nazik bir dil kullanıp suçlamayan yapıcı bir dille yazıyı yazmak esas olmalıdır. Suçlayıcı üslup göçmen dostlarını bile aşırıları savunma psikolojisine itmektedir.

  16. İNANÇLARA MÜDAHALE ETME: Başka din ve mezheplerin inançları sorgulanmaz. Bu inançlar toplumsal bir zarara sebep olmuyorsa eleştirel haber yapılmaz. Bu din ve mezheplere yönelik eleştirel yorumlar kamu yararı söz konusu ise ve ancak o din ve mezhep mensuplarından gelmesi halinde, o grubun da sesini duyurmak amacıyla gazetede yayınlanır. Burada da fitneye sebep olmamak, yapıcı olmak esas alınmalıdır. O din ve mezheplerin saygın şahısları ve önderleri kesinlikle karalanmamalıdır.

  17. DOĞRUNUN AVUKATI OL: Zaman Türklerin avukatı değildir. Zaman sadece doğrunun avukatıdır. Aynı din veya millet mensubu olsa da bir Türk’ün yaptığı kanunlara uygun olmayan şeyler asla desteklenmez. Ona korumacılık yapılmaz.

  18. BÜYÜ VE FAL’A YAKLAŞMA: Bilimsel araştırmalarda yazılarda natüralist yaklaşımlardan kaçınılmalıdır. Dinin yerine ihdas edilmek istenen büyü, fal, medyumluk, kehanet gibi spritüalist yaklaşımlardan sakınılmalıdır.

II. Kurumsal anlamda biz kimiz?/Misyonumuz, vizyonumuz nedir?

  1. GAZETE SİLAH DEĞİLDİR: Gazetenin içinde bulunduğu kuruma yapılan her saldırıya cevap vermek doğru değildir. Eğer cevap verme zarureti olduysa, saldırgan olmadan nazik ve makul cevaplarla karşılık verilmelidir. Genel üslup bu durumda da bozulmamalıdır.

  2. TÜM TOPLUMLA İLGİNİLMELİDİR: Zaman Almanya, Türkçe konuşan bir toplumun sesidir ve ilk planda o sorunlarla ilgilenir ve onları gündeme taşır. Fakat aynı zamanda toplumu oluşturan diğer gruplarla da imkanları nispetinde ilgilenir. Bunun için ilk planda yakın kültürel değerlere sahip olduğumuz grupları da sayfalarımıza taşımaya çalışmalıyız. Uzun vadede ise tüm toplumu ilgilendiren konuları da sistematik bir şekilde sayfalarımıza aktarıp, okurumuzun Almanya gündemiyle buluşması temin edilmelidir.

  3. ÖLÇÜ YEREL OLMALI. Türkiye kaynaklı haberler Türkiye’nin değil, Almanya’daki yerel hassasiyetlere göre değerlendirilip sayfaya aktarılır. Bu aktarımda temel ölçüt olarak karşılıklı önyargıların giderilmesi yenilerinin oluşmaması hedef alınır

  4. KÜLTÜREL ZENGİNLİKLER TANITILMALI: Almanya’da içinde yaşadığımız yerel toplumu zenginleştirecek kültürel değerlerimizin tanıtılması, hayata aktarılmış örneklerinin duyurulması ve diğer kültürlerin de müspet olarak tanınması için haberler yapar, yazılar yazar. Bu konuda uğraşan kişiler tanıtılır, teşvik edilir.

  5. TÜRKÇE KORUNMALI: Türkçe en güzel şekilde gazetede kullanılmalıdır. “Azrail yollarda, trafik canavarı can aldı, yaratmak” gibi mahzurlu ifade ve kelimeler, “şerefsiz, façasını bozdu” gibi argo ifadeler kullanılmamalıdır.

III. Öncelikli ilgi alanlarımız yayın çerçevemiz

Zaman gazetesi yayınlarında desteklenecek olan öncelikli ilkeler şunlardır: Çoğulculuk, birlikte yaşama, sosyal adalet, hukuk devleti, demokrasi, evrensel ve toplumsal barış, anayasal düzen, diyalog, özgürlük, fikir hürriyeti, basın hürriyeti, işçi hakları, İnsan hakları, kadın hakları, çevre politikaları, islam ve müslümanların doğru tanıtılması.

  1. İÇ SİYASET-PARTİLER: İç siyaset-partiler: Tüm Alman partilerinin tanıtımı, faaliyetlerinin duyurulması, Türklerin siyasete olan ilgisinin artırılması. Seçimlere katılımını artıracak teşvik edici yayınlar yapılması. Göçmen ve azınlık politikalarını irdelemek, yanlışları konusunda iktidarları uyarmak

  2. İÇ GÜVENİLK: Konuyla ilgili gelişmeleri Türklere duyurmak, Türklerin Almanlara güven veren faaliyetlerini haberleştirmek. İslamofobi konusunda korkuyu giderici yayınlar yapmak. Hukuk ve sağlık alanındaki gelişmeleri duyurmak.

  3. EĞİTİM: Eğitimle ilgili her türlü gelişmeleri okurlara duyurmak, Türklerin bu sahada yaptıklarını dikkat çekecek ve teşvik edecek şekilde sayfaya aktarmak. Gençleri okumaya, meslek sahibi olmaya ve öğretmenliğe teşvik etmek.

  4. DİYALOG: İki toplum arasındaki tüm faaliyetleri olumlu olarak sayfaya aktarmak. Avrupa’da İslam ve İslam’ın Avrupa’daki tarihi’ni okurlara bilgilendirici mahiyette aktarmak.

  5. TÜRKİYE-ALMANYA DIŞ SİYASETİ: İki ülkeyi de ilgilendiren gelişmeleri haberleştirmek, iki ülkeyi yakınlaştıracak, dostluğu teşvik edecek haberler yapmak. Türk-Alman ortak tarihi konusunda bilgilendirici araştırma dosyaları hazırlamak, uzmanlarla röportajlar yapmak.

  6. EKONOMİ: Türklerin Almanya ekonomisi ile daha yakından ilgilenmesini sağlayacak haber ve yorumlar yazmak. Türk işadamlarının olumlu yönlendirecek şekilde ekonomik gelişmeleri duyurmak. Türklerin ekonomiye olan katkılarını, yatırımlarını ve her iki ülkede yapılan ortak yatırımları sayfaya aktarmak. Türkiye’de hızla büyüyen Alman ekonomik yatırımları hakkında aydınlatıcı bilgiler vermek. Uzman kişilere yazılar yazdırıp elden geldiğince rehber olmak.

  7. SOSYAL KATILIM: İçinde yaşanılan çevreye ilgiyi artıracak haberler yapmak. Türkleri şehirdeki sosyal hayata katılmayı teşvik etmek. Türklerin faaliyetlerine katkıda bulunacak veya ortak çalışmalar yapılacak Alman yardım kuruluşlarını ve dernekleri tanıtmak. Türk sivil toplum kuruluşlarını tanıtmak, faaliyetlerini haberleştirmek.

  8. SPOR: Gençleri değişik spor dallarına teşvik etmek. Almanya’daki Türk sporcuların ve Türkiye’deki Alman sporcuların haberini yapmak.

  9. KÜLTÜREL AKTİVİTELER: Türkleri Almanlarla irtibat kurulmasına vesile olacak kültürel aktiviteler yapmaya teşvik etmek. Bu konuda yapılan çalışmaları duyurmak, örnek göstermek, teşvik etmek.

  10. BAŞARI ÖRNEKLERİ: Siyaset, ekonomi, kültür, spor, sanat vs. her sahada başarılı olan Türkleri tanıtmak, faaliyetlerini haber yapmak.

  11. AİLE: Aileyi güçlendirici, boşanmaları azaltıcı, çocuklara daha iyi terbiye verilmesini sağlayıcı yayınlar yapmak.

 

IV. Hedef kitlemiz

Almanya’da Türkçe konuşan ve okuyabilenler.

V. Devlet kurumları ve diğer yerel kurumlara karşı tutumlarımız

  1. EŞİT MESAFE: Siyasi haberlerde herkese aynı mesafede durulmalı. Bir mecburiyet yoksa hiçbir parti suçlanmamalıdır. Her partinin doğru yaptığı işleri, demokrasi ve hukuk devletini güçlü kılacak faaliyetleri desteklenmelidir. Siyasi partilerle alakalı problemli haberler yorumsuz verilmeli, eğer bir yorum gerekli ise bu görüş alarak yapılmalıdır.

  2. BİRLİKTE YAŞAMA DESTEK: Uyum çalışmalarına destek olmakla birlikte asıl hedefin “birlikte yaşamı” gerçekleştirmek olduğu belirgin olarak vurgulanmalıdır. Türk ve diğer etnik toplulukların uyum faaliyetleri de Birlikte Yaşam endeksli haberleştirilmelidir.

  3. ÖNYARGIYA HAYIR: Alman makamlarına ve yetkililerine “iyiliğimizi istemeyenler” muamelesi yapılmamalı, suçlayıcı dil kullanılmamalı ve mesnetsiz suçlamalarda bulunmamalıdır. Türkler aleyhinde alınan kararlarda dahi, kesinlikle soğukkanlı davranmalı saldırgan olmamalıdır. Alman makamlarının yanlış uygulamalarını hukuk devleti ekseninde değerlendirip, Alman ve göçmen uzmanlardan görüşler alarak tepkimizi kanuni zeminde ifade etmeli, habere ve özellikle haber başlıklarına hislerimizi karıştırmamalıyız. Haklılığımızı efendice ifade eden tatlı dil yayınlarımızı daha etkili hale getirip, okurumuzun da o dili sahiplenmesine sebep olarak, bir nevi eğitim vazifesi görecektir.

  4. TAHRİK ETME: Özellikle Alman polisinin zaman zaman Türklere yönelik haksız tutumlarına karşı haksızlık dile getirilmeli ama bunu yaparken tahrik edici yayın yapılmamalıdır. Alman devletini ve emniyet teşkilatını toptan hedef gösterecek, suçlayacak ifadelerden sakınmalıdır. Polise ve Jugendamt gibi diğer Alman kurumlarına yönelik yapılan haberlerde tepki genelleştirilmemeli, suçlama şahsa veya ilgili kuruma yöneltilmeli, mümkün oldukça Almanlardan görüş alınarak yanlışın üzerine gidilmelidir. Mesela Langen’deki Ulu Cami ve Hagen’daki Adem Özdamar olayında yapılan gazetecilik buna iyi örnektir.

  5. SAVAŞ AÇMA: Devletin temel, oturmuş ilke ve politikaları entelektüel düzeyde eleştirilebilir, fakat bunlara karşı savaş açıcı bir zihniyetle toptan karşı çıkan bir habercilik yapılması uygun değildir.

  6. HERKESLE DİYALOG: Gazeteci aynı zamanda diyalogcudur. Diyalog kendi çizgimizi koruyarak başkalarının konumuna saygılı olmaktır. Gazeteciler savundukları dünya görüşünün iyi bir temsilcisi de olmalıdırlar. Güvenilirlik açısından şart olan bu durum gazeteciye yeni haber kaynakları kazandırması açısından da gereklidir. Muhabirler daha çok kişi ve kurumla tanışmalı, yazı işleri de bu haberleri dostlukları teşvik edici ve güçlendirici mahiyette sayfaya aktarmalıdır. Sadece dost değil, görüşlerine kısmen dahi olsa katıldığımız veya hiç katılmadığımız insanlarla da diyalog kurulmalıdır. Onların makul görüşleri de meslek ilkelerine uygun olarak haberleştirilmelidir.

  7. YARGIYA MÜDAHALE ETME: Yargıya müdahale etmekten, hazırlık soruşturması sırasında soruşturmayı zaafa uğratıcı, yönlendirici biçimde haber ve yorumdan kaçınılmalıdır. Yargılama sürecinde de haberler her türlü ön yargıdan uzak ve kesinlikle doğruluğundan emin olunarak sunulmalıdır. Gazeteci yargı sürecinde taraf olmamalıdır. Yargı kararı kesinleşmedikçe, bir sanık suçlu ilan edilmemelidir. Haberlerde ve yorumlarda suçluymuş gibi değerlendirmeler yapılmamalıdır.

  8. SAĞLIKLA OYNAMA: Sağlık konusunda sansasyondan kaçınmalı, insanları umutsuzluk veya sahte umut verecek yayın yapılmamalıdır. Tıbbi alandaki araştırmalar kesinleşmiş sonuçlar gibi yayınlanmamalıdır. İlaç tavsiyesinde mutlaka uzmana danışılmalıdır.

  9. MENFAATLENME: Gazeteci elde ettiği ekonomik bilgileri yayınlanmadan önce kendisinin yahut yakınlarının çıkarları için kullanmamalıdır. Gazeteci, hakkında haber ve yorum yazdığı ya da yazmayı tasarladığı taşınır ve taşınmaz kıymetlerin doğrudan veya dolaylı alım satımını yapmamalıdır.

VI. Alevi ve Kürt sorunu ile ilgili tutumumuz

  1. Konu sadece Alevi ve Kürt sorunu bakış acısı ile ele alınmamalı, Alevi ve Kürtlerin sorunları yönüyle bakılmalı. Ayrıştırıcı dil kullanılmamalı. Konulara sadece sorun bağlamında bakılmamalı, olumlu yönleri özellikle gerçek hikayeler üzerinden yansıtılmalı.

  2. Hiçbir topluluk olmadığı gibi Aleviler ve Kürtlerin de homojen yapıda olamadığı nazara alınarak, topluluğu oluşturan farklı anlayışların da fikir ve görüşleri alınmalı, haber ve yorumlarda kullanılmalı .

  3. İnançlar sorgulanmamalı. Eleştirel yorumlar kamu yararı söz konusu ise ve ancak o gruptan gelmesi halinde gazetede yayınlanmalıdır. Burada da fitneye sebep olmamak, yapıcı olmak esas alınmalıdır. O din ve mezheplerin saygın şahısları ve önderleri kesinlikle karalanmamalıdır. Anadolu Aleviliği, Dersim Aleviliği, Arap Aleviliğinin (Nusayrilik) birbirinin aynısı olmadığı , İran Şiiliğinin ise bunlardan neredeyse tamamen farklı olduğu bilinmelidir. Alevilik ve Aleviler hakkında yüzyılların birikimi olan bilgisizlik ve önyargının kırılmasına katkıda bulunabilmek için, uzmanlarının, mutedil kanaat önderlerinin ve akademisyenlerin görüşlerine yer verilmelidir. Haber yapılırken tarafsızlık ilkesine dikkat edilmeli, Alevi Federasyonlarının inanç kurullarında görevli yetkililerden ve özellikle Dede’lerden mutlaka görüş alınmalıdır. Muharrem, Nevruz, Hıdırellez gibi kutsal günler yayınlarda dikkate alınmalıdır.

VII. Türk kurumlarına (STK) karşı tutumumuz

  1. Zaman halka hizmeti esas alır. Zaman, benzer niyetlerle çalışan ve Zaman’ın tirajının artması için destek olan kurumlara da kadirşinaslık yapıp destek olmalıdır. Bu kurumların değişik zamanlardaki faaliyetlerinin etkinliğini artıracak, çalışanlarına moral verecek teşvik edici, zor zamanlarında ise koruyucu yayınlar yapılmalıdır.

  2. Çeşitli Türk ve Müslüman teşkilat başkanlarının veya temsilcilerinin başka kurum ve temsilcileri ile alakalı suçlamalarına yer verilmemeli, kurumlar arasında fitneye sebep olmaktan özenle kaçınılmalıdır. Bu suçlamalarda bir kamu yararı var ise suçlanan karşı tarafın görüşü mutlak surette alınmalı, haber dostluğu tesis etmeye yönelik olarak sayfaya yansıtılmalıdır. Olayın haber yapmadan çözümü mümkün ise bu yol tercih edilmeli, yapıcı arabulucu olunmalıdır. İyi niyetli olmak ve gönüllerde yer etmek gazeteye yeni okurlar kazandırır.

VIII . Muhabir haberini nasıl hazırlamalı nelere dikkat etmeli

Bütün kaynaklardan eline ulaşan bilginin doğruluğunu sınamalıdır. Şehir, semt, mekan, kurum, şahıs isimleri ve şahısların sıfatları doğru olarak yazılmalıdır. Sıfatların tercümesi tam olarak yapılamıyorsa Almancası yanına eklenmelidir. Haberlerde kullanmak üzere elde ettiği yazılı, dijital, görsel ve işitsel belgelerin orijinalliğinden emin olmalıdır. Bilgiyi, belgeleri ve iddiaları, sanki haberin konusuyla ilk kez karşılaşıyormuş gibi titizlikle gözden geçirmelidir.

Bilgiyi tam olarak doğrulayamıyorsa, sorumlu olduğu editöre danışmalı ve şu sorulara cevap aramalıdır:

a) Bilgi, kamuoyunun bilmesi açısından ne kadar önem taşımaktadır?

b) Haberin, konu ettiği şahıslar açısından olası sonuçları nelerdir?

c) Zarar nasıl asgariye indirilebilir?

d) Elimizde ne gibi alternatifler var?

Habere konu olan kişiler aranmalı, onlara haberdeki iddialara cevap verme fırsatı tanınmalıdır. Haberde sözü edilen bireyler, kurumlar ve yerler hakkında teyit edebildiğimiz bilgiyi doğru ve ayrıntılı bir şekilde aktarmak konusunda dikkatli olmalıyız.

Gazeteci bu gerekleri uygularken şu hususlara dikkat etmelidir:

a) Gerçeğe ulaşabilmek için elindeki tüm imkânları kullanmalı, alternatifleri değerlendirmelidir.

b) Bilhassa hassas meseleleri ele alırken, haberin güvenilirliğine zarar verebilecek olası davalara veya yalanlamalara karşı korunmak için röportajlarda ses kayıt cihazı kullanmayı düşünmelidir. Bu durumda gazetecilerin kaynaklarına, sözlerinin kaydedildiğini söylemesi gerekir. Gizli ses kayıtları, röportaj yapılanların izni olmaksızın daimi şekilde kullanılmamalıdır. Haberin güvenilirliğini sağlamak için televizyon kameraları da kullanılabilir.

c) Haberin odak noktasını yönlendirmekte çıkarı olabilecek kurumlardan veya bireylerden gelen bilgiye kuşkuyla yaklaşmalıdır. Haberi kendi lehine saptırabilecek veya karşıtlarını kötü gösterebilecek bilgi veren kaynakların amaçlarını daima sorgulamalıdır. Bir gazeteci belgeleri toplama, röportaj yapma ve haberi hazırlama esnasında tüm kişisel fikirlerini, ideolojisini ve yorumlarını askıya almalı ve tarafsızlığını korumalıdır.

Bunu başarmak için gazeteciler şunları yapmalıdır:

a) Haberde konu edilen bütün tarafların ifade özgürlüğüne saygı göstermeli ve adil olmak ve tarafsızlık adına görüşlerine haberde yer vermelidir.

b) Kişileri veya grupları hedef haline getirmemelidir.

c) Habere konu olan kişi ya da kurumlara ekonomik bağlılık durumlarında bile (sözgelimi haberde sözü edilen kişi veya kurumlardan elde edilen reklam geliri) haberin tarafsızlığını sağlamak için tüm olası alternatifleri değerlendirmelidir.

Kaynakların Kullanımı

Kaynaktan edindiği iddiaların doğruluğundan emin olmalıdır. Kaynağın kamuoyunun gözünde güvenilir olup olmadığına bakmaksızın, bu iddiaları destekleyecek belgeler istemelidir.

Gazeteciler isim kullanmama sözü vermeden önce kaynakların amaçlarını daima sorgulamalıdır. Bilgi karşılığında herhangi bir söz verirken, bunun hangi koşullara bağlı olduğunu açıkça belirttiğinden emin olmalıdır. Bir kez ismi saklı tutma sözü verdiğinde, o sözü tutmalıdır. Etik ilkeler uyarınca, özel koşullar olmadığı sürece, bütün kaynakların ismi verilmelidir.

 

Haber hırsızlığı / İntihal

İntihalle ilgili kural basittir: Yapmayın.

Haberlerimizde herhangi bir başka mecradan (internet, gazete, televizyon, radyo, kitap ya da dergi) alıntı yapılarak kullanılan özgün ifade, üslup ve fikirlerin kaynağı mutlaka belirtilmelidir. Kaynak gösterme ilkesi haber ajansı havuzlarından alınan haberler için de geçerlidir. Haber hırsızlığı internetle birlikte iyice yaygınlaştığı için, ne olduğunu anlamak ve tanımlamak her zamankinden daha önemlidir.

Bilgi hırsızlığı: Başka bir muhabirin elde ettiği bilgiyi ya da yaptığı haberi kaynak göstermeden kullanmaktır.

Üslup hırsızlığı: Bir muhabir, bir haberi özgün ve alışılmadık bir tarzda yazar ve bir başka muhabir kendi haberinde bu haberden pasajlar kopyalarsa, üslup hırsızlığı yapmış olur.

Fikir hırsızlığı: Bir gazeteci, köşe yazarı veya haber analisti, yazısında veya haberinde bir meseleyle ilgili yeni bir fikir veya teori ortaya atar ve başka bir gazeteci bu fikri, kaynağına atıfta bulunmadan kopyalarsa fikir hırsızlığı yapmış olur.

 

Görsel Malzeme Kullanımı

Fotoğrafları ve görsel malzemeleri üreten gazeteciler çalışmalarında yüksek etik standartlara riayet etmekle yükümlüdür. Görsel malzemenin sunumunda doğru ve kapsayıcı olmalı, görselleri, yeni dijital teknolojilerle manipüle etmenin ayartıcılığına karşı koymalıdır. Sorulacak kilit soru şudur: Bu görsel, fotoğrafladığımız sahneyi veya olayı doğru yansıtıyor mu?

Kullanılan görüntü ve fotoğraflar kişi mahremiyetine saygılı olmalı ve gazeteciler haberlerine dahil ettikleri fotoğrafları ve görsel malzemeleri seçerken adil olmaya azami dikkat göstermelidir.

Şu hususlara dikkat gösterilmelidir:

1- Fotoğraf çekimleri rahatsızlık vermeyen ve şiddet kurbanlarının veya hayatta kalanların acılarını deşmeyen bir mesafeden yapılmalıdır. Trajediden etkilenenlerin özel yas ve acı anlarında duyarlı davranılmalıdır.

2- Kullanılan görsel malzemeler gerçeği olduğu gibi yansıtmalıdır. Kamuoyu, dijital olarak değiştirilmiş görsel malzemelerle ve bilhassa bu malzemelere ekleme veya çıkarma yapılmak suretiyle manipüle edilmemelidir. Görüntü kalitesini artırmak için yapılacak teknik müdahaleler bu kuraldan müstesnadır.

3- Çocukların, cinsel taciz ve suç kurbanlarının, travmatik olay kurbanlarının fotoğraflarının veya görüntülerinin alınması ve kullanılması konusunda daha fazla hassasiyet gösterilmelidir.

4- Gazeteci görsel malzemelere konu olan herkese saygı ve dürüstlükle davranmalıdır. Fotoğrafçılar savunmasız kişileri ele alırken özel dikkat göstermeli ve suç veya trajedi kurbanlarına merhametle yaklaşmalıdır. İçerdiği kişilere acı verebilecek bir fotoğrafı ya da görüntüyü kullanmanın gerekli olup olmadığını ve bunları hangi motivasyonla kullanmak istediğini sorgulamalıdır. Fotoğrafları ve görsel malzemeleri kullanmanın olası sonuçlarını gözden geçirmelidir.

5- Fotoğraf altı yazıları fotoğrafta sunulan gerçekliği ifade etmelidir.

6- Arşiv görüntüsü kullanımında dikkat ve hassasiyet gösterilmeli, fotoğrafın arşiv görüntüsü olduğu belirtilmeli, trajedinin veya travmanın anılarını canlandırmanın hayatta kalanlara ve genel olarak kamuoyuna acı verebileceği unutulmamalıdır. Eğer fotoğrafı kullanmak için iyi bir gazetecilik sebebi varsa (sözgelimi trajik bir olayın yıldönümü) tarihi verilmeli ve başlıkları açık konulmalıdır.

 

Aldatma

Bütün geleneksel habercilik yöntemleri tükenmediği ve kamuoyu açısından hayati önem taşıyan bir bilgi elde edilemediği sürece, gizli ses veya görüntü kaydı gibi yöntemleri kullanmaktan kaçınmak gerekir. Elde edilmeye çalışılan bilgi, aldatma yönteminin kullanılmasını (sözgelimi Günter Wallraf gibi bir habercinin takma isim kullanarak kendisini gizlemesi) haklı gösterecek kadar büyük önem taşımalıdır. Önemli bir bilgi elde etmek için aldatma yöntemi kullanıldığı takdirde, haber kuruluşu kamuoyu da dahil, ilgili bütün taraflara aldatmanın niteliğini ve sebebini açıkça söylemelidir.