TAKİP ET

Said GÜL

Yan Ama Tütme

Mevlâna Hazretleri’nin bir sözü vardır. “Hamdım, piştim, yandım…” İster insan, ister insanın yediği nimetler olsun, hep bu üç merhaleyi geçerler. İnsan, çiğ gıdaları yiyemediği gibi, ham olan ruhların da sözü, sohbeti zevk vermez insana. Pişmeli insan. Halbuki pişme işlemi de bir müddet sonra yanmayı gerektirir. Hazret burada sözü bitirir. Oysa yanmanın da ötesinde bir adım […]

Mevlâna Hazretleri’nin bir sözü vardır. “Hamdım, piştim, yandım…”

İster insan, ister insanın yediği nimetler olsun, hep bu üç merhaleyi geçerler. İnsan, çiğ gıdaları yiyemediği gibi, ham olan ruhların da sözü, sohbeti zevk vermez insana. Pişmeli insan. Halbuki pişme işlemi de bir müddet sonra yanmayı gerektirir.

Hazret burada sözü bitirir. Oysa yanmanın da ötesinde bir adım vardır: Tütmek. Yanan bir şey tütmeye başlar. Dumanları çıkar onun. Oysa gönül ehli yanmaya razıdır, ama tütmek onların işi değildir. O yüzden ‘Yan, ama tütme’ derler. Tüten, alır başını gider. Oysa tütse de insan, ayakları yerde olabilmeli. İşte bu çok zor…

Yanmaksa, Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) Mi’raçta yandı. Yandı ve Sidret-ül Münteha’ya vardı. Me’va cennetini ve Cemalullah’ı seyrettikçe yandı, tutuştu. Ama tütmedi. Tütseydi, o haliyle tüterdi ve dünyaya geri dönmezdi. Kendi şahsi füyuzatını düşünen insan, tüter gider. Vazife insanı, Mi’raçta bile olsa vazifesini tamamlayabilmek için yine arza geri döner.

Yananlar hep gönüllere girmiştir, ama tütmeyi arzulayanlar, en yakınındakilere bile söz anlatamamışlar.

Tıpkı mum gibi.. mumun yanışı kendinden değildir. Birisi yakar onu. O, yandıkça etrafını aydınlatır belki, ama yanarken duman çıkarır ve tüter. Tüttüğü için de zamanla erir yok olur. En yakınına bile faydası olmaz.

Oysa güneş asırlardır yanar. Ateşi hiç sönmez. Dumanı tütmez. Yanmaksa gaye, insan güneş gibi olmalı. Yandıkça yanmalı ve yakmalı…

16.11.2015 13:47