TAKİP ET
Yaşar Yeşilyurt

Yaşar Yeşilyurt

Türkiye nasıl düzelir?

Bediüzzaman Said Nursi’nin biyografisinde geçen fevkalade ilginç bir konuşma var:

‘1909 yılında İstanbul’dan Batum yoluyla Van’a giderken Tiflis’e uğrar. Tiflis’te, Şeyh San’an Tepesine çıkar. Dikkatle etrafı temaşa ederken yanına bir Rus polisi gelir ve sorar:

‘Niye böyle dikkat ediyorsun?’

Bediüzzaman der: ‘Medresemin plânını yapıyorum.’

O der: ‘Nerelisin?’

Bediüzzaman: ‘Bitlisliyim.’

Rus polisi: ‘Bu Tiflis’dir!’

Bediüzzaman: ‘Bitlis, Tiflis, birbirinin kardeşidir.’

Rus polisi: ‘İslâm parça parça olmuş.’

Bediüzzaman: ‘Tahsile gitmişler. İşte Hindistan, İslâm’ın müstaid bir veledidir; İngiliz mekteb-i idadîsinde çalışıyor. Mısır, İslâm’ın zeki bir mahdumudur; İngiliz mekteb-i mülkiyesinden ders alıyor. Kafkas ve Türkistan, İslâm’ın iki bahadır oğullarıdır; Rus mekteb-i harbiyesinde talim ediyorlar. İlâ âhir…

Yahu, şu asilzade evlât, şehadetnamelerini aldıktan sonra, herbiri bir kıt’a başına geçecek, muhteşem âdil pederleri olan İslâmiyetin bayrağını âfâk-ı kemâlâtta temevvüc ettirmekle, kader-i ezelînin nazarında, feleğin inadına, nev-i beşerdeki hikmet-i ezeliyenin sırrını ilân edecektir.“

Bu garip konuşma geçtiğinde Bediüzzaman çok gençtir, sadece 32 yaşındadır. Kaldı ki hayatında geçmiş belki onbinlerce konuşma arasından, yıllar sonra bunu seçip biyografisine yerleştirmesi ise oldukça manidardır.

Bu konuşmanın kayda girmesini isteyecek kadar önemsediğine göre belki de o genç yaşta kendisine bunların söylettirildiğini düşünmüştür, kim bilir?

Konuşmada üzerinde durulan en önemli husus, Müslümanların medeniyette kendilerinden daha gelişmiş gayr-ı müslim milletlerden değişik ilim dallarında  ders almaya gitmeleridir! Bediüzzaman gibi Müslümanlık idealine ölesiye inanmış bir din adamı bunu gerekli ve faydalı bir durum olarak görmektedir!

Konuşmanın üzerinden yüz yıla yakın bir zaman geçti. ‘İslam Dünyası’ diye adlandırılan dünyada yaşanan kargaşa ve sorunlara bakılırsa, Müslümanlar henüz derslerini tam alabilmiş gözükmüyorlar.

Türkiye açısından da bakıldığında durum farklı değil maalesef.

Kestirmeden söyleyeyim, ben ömrünü Türkiye’de geçirmiş olanların, hangi inanca sahip olurlarsa olsunlar, Türkiye’yi kolay kolay dönüştürebileceklerine inanmıyorum. Alternatifini bilmediklerinden, netice itibariyle içinde yetiştikleri kültürün tekrarından başkasını ortaya koyamayacaklardır.

Bediüzzaman bizde sadece teorisi olan değerlerin nasıl pratiğe taşındığının dersini almamızı istiyor gelişmiş dünyadan. Gidip ders almamızı istiyor.

Bunlar bize yabancı değerler değil: hürriyet, sosyal adalet, hukuk, eşitlik, şura…

Dünyanın dört bir yanına dağılmış Hizmet gönüllüleri 20 yılı aşkındır, çok farklı milletlerden derslerini alıyorlar kanımca. Özellikle 17 Aralık’tan sonra, almayı ihmal ettikleri bazı dersleri çok daha iyi anlıyorlar!

Bu evrensel birikimi Müslümanlıkla mezcedip Türkiye’ye ve İslam Dünyasına taşıyabilecek yetişmiş kadroya sahip Hizmet’ten başka bir alternatif de yok!

Yeni dönemde Hizmetin üstleneceği misyonlardan birisi de bu olsa gerek!

04.07.2016 11:46