TAKİP ET
Yaşar Yeşilyurt

Yaşar Yeşilyurt

Seçimde oylar ve kabaran hesaplar

Artık Hizmet ve AKP taraftarları için kesin olan bir şey var: Her iki tarafın da destekledikleri kesimin suçlandığı şeyler konusunda manevi mesuliyetten kurtulma şansları yok! Huzur-u İlahi’de „Ben iyi zannedip desteklemiştim!“ argümanının geçerliliği kalmamış durumda.

AKP cenahı Hizmeti özetle „vatanı satmak“ diye tabir edilebilecek ajanlık, işbirlikcilik, din yoluyla halkın kanını sömürmek, haksız yere hükumeti devirmek gibi bir insan evladına atfedilebilecek en ağır suçlar ile itham ediyor. 17 Aralık’tan bu yana her gün hiç aksatmadan onlarca medya organı nice korkunç haberler yapıyorlar. En korkunç iki tanesi: „45 CHP milletvekiline yapılan ahlaksız kaset komplosu“ ve „Sümeyye’ye suikast planı“.

Ortaya saçılmış bunca suçlamadan sonra yarın ruz-i mahşerde hiçbir Hizmet taraftarı „Kandırıldım“ diyemez. 17 Aralık’tan sonra Hizmete destek veren herkes „vatanı satmak“ suçuna –şayet varsa- aynen ortaktır. Ev hanımları, öğretmenler, talebeler, veliler, memurlar, esnaflar… ortaya hiçbir bahane koyamazlar. O hakimlerin, savcıların, polislerin, medya mensuplarının ve daha nicelerinin işlemekle itham edildiği o suça aynen ortak sayılırlar. Hepsini kendi elleriyle yapmış gibi hesap verirler.

Çünkü binlerce suç ortaya atılmış, akla kapı aralanmıştır. „Ben yanlış tanımışım“ denilecek bir durum kalmamıştır.

Gelelim AKP cenahına. Orada da durum aynıdır. 17 Aralıktan önce AKP’ye oy verenler  elbette ki birçok şeyden habersiz olduklarından mesul olmayabilirler. Ama, fakat… 17 Aralıktan sonra ortaya çıkan kasetler, konuşmalar, kasalar, ayakkabı kutuları, parsel parsel satmalar, havaalanında uçuşan paralar… artık sorumluluğu sadece o işi yapanlardan almış, bu partiye destek veren herkesin sırtına yüklemiştir. 17 Aralık’tan sonra AKP’ye oy veren herkes ortaya savrulan bütün günahlara ortaktır, şayet doğru iseler.

Artık kimse „ben bilmiyordum“ diyemez. „Duymamıştım“ diyemez. „Ama onlar ülkeye hizmet etmişti“ diyemez.

Eğer iddialar doğru ise, AKP’ye oy veren herkes ruz-i mahşerde hırsızlıkların, yolsuzlukların, yenilen yetim haklarının, haksız yere hapse atılan insanların, işlerinden atılanların, sürgün edilenlerin hesabını aynen kendi elleriyle yapmış gibi verirler.

Neden?

Çünkü sen mitinglerine gitmeseydin, kolun koparcasına alkışlayıp, boğazın yırtılırcasına bağırmasaydın, oyunla desteklemeseydin, 17 Aralık’tan sonra bunların hiçbirini yapamayacaklardı.

Madem herşey ayan beyan ortaya çıkmıştır. Bütün sırlar meydana saçılmıştır. Herkes aklını iyi kullansın. Vicdanının sesini iyi dinlesin. Hesabını iyi yapsın.

Yarın ruz-i mahşerde „vatan satma“nın hesabını vermek de var, yapmadığın ajanlığın hesabını vermek de. Milyonlarca masuma iftira atıp zulmetmenin hesabını vermek de var, hiç dokunmadığın paraları çalmanın hesabını vermek de. Yetim hakkı yemenin hesabını vermek de var, dini dünya menfaatine alet etmenin hesabını vermek de.

Kesin olan, bu seçimde birilerinin hesabı muhakkak kabaracak. Zor seçim vesselam!

20.05.2015 18:30