TAKİP ET
Yaşar Yeşilyurt

Yaşar Yeşilyurt

Gelişmişliğin ölçüsü zenginler mi fakirler mi

Kıymetli yazarımız Selçuk Gültaşlı’nın son yazısı çağrışım yaptı. Malum, yazısında bir şehit yakınının, terörle mücadele eden polislere tahsis edilmiş araçların kalitesizliğinden dolayı cenaze merasiminde gösterdiği tepkiyi ele almıştı

“Devleti yönetenler en ihtişamlı saraylarda yaşarken, en korunaklı arabalarla gezerken terörle mücadele eden polisler ‘tenekeden’ araçların içindeler” mealinde bir tepki.

Bir ülkenin gelişmişliğini nereden anlarsınız? Devlet adamlarının, zenginlerinin hayat standartlarından mı yoksa fakirlerin, köylülerin ve orta sınıfların hayat standartlarından mı?

Ne kadar fakir olursa olsun her ülkenin bir zengin sınıfı vardır. Hindistan, Pakistan gibi ülkeleri ele alalım. Bu ülkelerin zenginleri, devlet adamları inanılmaz bir refah içerisindedirler. Hizmetçilerle dolu, devasa bahçeleri olan muhteşem malikanelerde yaşarlar. Ama hiç kimse bu ülkelerin zenginliğini değerlendirirken devlet başkanının sarayına, milyarderlerin konaklarına bakmaz. Sokaklara, okullara, hastanelere, yoksulluk içerisinde yaşayan milyonlara bakar.

Veya Suudi Arabistan gibi petrol zengini ülkelere bakalım. Buralardaki devlet adamlarının da pek debdebeli hayatları olduğunu medyadan öğreniyoruz. Hatta geçenlerde Suudi kraliyet ailesi Avrupa’nın en pahalı tatil bölgelerinden olan Fransa’nın güney sahillerinin bir kısmını kiralayıp kapatınca bayağı bir gürültü kopmuştu Fransa’da.

Şimdi kraliyet ailesi muhteşem bir hayat yaşıyor, Suudi zenginler dünyanın en pahalı yerlerinden evler alıyor, en gösterişli otellerde tatil yapıyor diye Suudi Arabistan’a çok gelişmiş ülke diyen var mı? Orada harika bir hayat var, bizde onlar gibi olalım diye oralara özenen birisini duydunuz mu?

Zenginler her yerde vardır ve onlar her yerde lüks içinde yaşarlar. Onların saraylarının büyüklüğü ile ülkelerin gelişmişliğini anlayamazsınız.

ABD gibi Türkiye’nin 20 katı büyüklüğünde ekonomiye sahip bir ülkenin başkanının yaşadığı ‘Beyaz Saray’ın 20 katı büyüklüğünde ‘Kaçak Saray’ yapsanız, yine de bu sizi büyük ülke yapmaz, kimse sizin ülkenize gıpta etmez, Arap krallıklarına gıpta etmediği gibi. Çünkü ölçü o değildir!

Ölçü bir ülkenin alt ve orta sınıflarına sunulan hayat standardıdır. Gelişmiş ülkeleri gelişmiş yapan şey lüks ve debdebe değil, halkının bütününe sunabildiği altyapı, eğitim, adalet, sağlık ve çalışma koşulları gibi imkanlardır.

Bugün Suriyeli mültecilerin bir an önce gelişmiş Avrupa ülkelerine ulaşma arzusu tam da bununla ilgili bir şey. Biliyorlar ki fakir de olsak, eğitimsiz de olsak, işsiz de olsak bu ülkelerde insan gibi yaşayabiliriz, asgari ihtiyaçlarımızı insanlık onurumuzu ayaklar altına almadan karşılayabiliriz.

Acı verici olan durum ise şudur: adalet, merhamet, hakkaniyet, eşitlik gibi nice insani değerler üzerine inşa edilmiş olan İslam dininin ‘sözde’ temsilcileri, bugün bu değerleri anlamaktan ve yaşamaktan fevkalade uzak bulunuyorlar. Sosyal adaleti unutmuş, debdebeye ruhunu kaptırmış, gözlerini “sadece kendisi için daha fazla refah” bürümüş muhafazakarlarımız, bırakın insanlığı Türkiye için bile ümit vaat etmiyorlar.

07.09.2015 16:04