TAKİP ET
Yaşar Yeşilyurt

Yaşar Yeşilyurt

Ey Zaman ailesi!

Halimize ne kadar şükretsek az!

Bunu içimden gele gele söylüyorum. Kimseye moral vermek veya olumsuz havayı dağıtmak için değil.

Ben halimize gerçekten şükrediyorum!

Binbir emek ve fedakarlıkla bugünlere gelmiş, Türkiye’de hiçbir gazetenin hayal bile edemeyeceği tirajları yakalamış 30 yıllık gazeteniz kapanmış; yüzbinlerce okurun haber edinme hakkı elinden zorbaca alınmış; binlerce okur sadece gazetesini sükunetle desteklediği için gaz yemiş, cop yemiş;gözyaşına kan bulaşmış;binlerce çalışan işsiz kalmış…

Evet bütün bunlar üzücü, hem de çok üzücü. Hatta acı verici.

Profesyonel çalışan, iyi işleyen bir kurum inşa etmenin ne kadar zor olduğunu, uğraşanlar bilir. Zaman gerçekten öyle bir kurumdu. Yöneticisinden çalışanlarına ve elbette okurlarına kadar herkesin çok büyük emeği vardı bu büyük kurumun oluşmasında.

Nefretle ve gaspla, hiçbir hukuki gerekçe olmadan, haydutça el konuldu.

Özel mülkiyet, hür teşebbüs, basın özgürlüğü, ifade hürriyeti… Buralara girmeyeceğim bile.

Ama yine de halimize şükretmeliyiz.

Neden?

Geçen 30 yıl içerisinde gazetemizin bize kazandırdığı bilinç ve bakış açısı olmasaydı bu gün nerelerde olurduk, düşünebiliyor musunuz?

Mesela, “Yolsuzluk hırsızlık değildir” derdik.

Hırsız bir diktatör bozuntusuna “halife” derdik.

İsrafsaraylara “külliye” derdik.

Gezicilere, Cerattepecilere “dış güçlerin maşası terörist” derdik.

Askeri vesayeti yıkan Ergenekon operasyonlarına “uydurma” derdik.

İnsanlığa hizmet için dünyanın dört bir yanına dağılmış fedakar insanlara “haşhaşiler” derdik.

Devletine memur olmuş, ülkesinin daha yaşanılabilir olabilmesi için gayret etmiş, yıllar boyunca başarılarından dolayı takdir belgeleri almış Anadolu evlatlarına “paralel yapı” derdik.

Namusuyla, şerefiyle çalışmış, sırtını devlete dayamadan helalinden para kazanmış, bunların bir kısmını memleketin evlatları için hayır-hasenatta kullanmış dünyada eşine az rastlanacak kadar cömert iş adamlarına “terördestekçisi” derdik.

Hocaefendi gibi, kalplerinde Allah, Peygamber ve insan sevgisini yeşertip, hayatlarına iyilik istikametinde katkıda bulunarak dünya çapında milyonlarca insanın beklentisiz sevgisini kazanmış bir insana “sahte peygamber” derdik.

Hapse tıkılan masum insanlara “oh olsun” derdik.

Bugün nicelerinin söylediği daha başka neler neler derdik.

Evet, bugün bunları demediğimiz için Allah’a ne kadar şükretsek az değil mi?

Şükürler olsun ki hırsızların safında değiliz.

Şükürler olsun ki zalimlerin yanında değiliz.

Şükürler olsun ki zorbaların destekçisi değiliz.

Şükürler olsun ki iftiracıların alkışçısı değiliz.

Şükürler olsun ki yıllardır demokratik kültürün yayılmasında, Avrupa Birliği açılımında, başka inançlara saygı anlayışının ve ortak yaşam kültürünün gelişmesinde, siyaset değil ahlak eksenli din anlayışının temsilinde, darbecilerle ve askeri vesayetle mücadelede öncü rolü oynamış ZAMAN gazetesinin safındayız!

Yetmez mi Allah aşkına!

16.03.2016 15:52