TAKİP ET
Yaşar Yeşilyurt

Yaşar Yeşilyurt

Aşağılık Plan

Bir dostum, yanında çalıştırdığı birisine Türkiye’de para lazım olunca Western Union üzerinden havale yapmış. Adamcağız Türkiye’deki şubeden parayı almaya gidince, “Gönderen şahısla ilgili bloke var parayı veremeyiz” demişler.

Halbuki gönderen şahıs Almanya’da ticaretle uğraşan bir Türk vatandaşı ve hakkında devam eden herhangi bir hukuki süreç yok!

Hizmet hareketi ile dünya görüşü pek örtüşmeyen Birgün gazetesi şöyle bir  başlık atmış: “Cezaevlerinden korkunç haberler geliyor: Kadınlara göğüs ucundan işkence.”

Hayatı boyunca dindarlardan hiç hazzetmemiş ve Hizmet’e hep karşı durmuş gazetecilerden Emin Çölaşan, yaşanan acıların büyüklüğü karşısında dayanamayıp kaleme aldığı “Bunun adını siz koyun!” başlıklı yazısında, kendisine gelen mektuptan bir kesit paylaşmış:

“16 haftalık hamile idim. Bütün bu süreci karnımda taşıdığım doğmamış bebeğimle yaşadım. (Cezaevi koşullarını anlatıyor, inanılır gibi değil.) Koğuşta meslekten ihraç edilen 14 kadın hakim ve savcıyız. İki aydan fazla bir süre geçti tutukluyum.”

Her fırsatta Hizmet’i eleştiren gazetecilerden Levent Gültekin, bir tweet paylaşmış:

“Mağdur mailleri bütün kimyamı bozdu. Arkadaşlar vallaha elimden yazmaktan ve konuşmaktan başka bir şey gelmiyor. Allah size bir kapı açsın.”

Neden?

Bu kadar zulüm ve acımasızlık neden?

Darbeden mi? Demokrasi aşkından mı?

Buna sokaktaki köpekler bile güler!

Hak-hukuk yok edilerek, hapishaneler işkence yuvasına dönüştürülerek, kadınların memelerine iğneler batırılarak demokrasi inşa edilebilir mi?

Bunu yaptıran adamların hakla, demokrasi ile işi olabilir mi?

Cevabını, onları destekleyenler dahil, herkes biliyor zaten.

Hapishanelerdeki işkenceler yetmezmiş gibi dışarıda da hayatı yaşanmaz hale getiriyorlar.

Yüzbinlerce insanın pasaportlarını iptal ettiler. Bunlar, bırakın mahkumiyeti, hakkında hiçbir suçlama bile olmayan insanlar.

Yüzbinlerce insanın diplomalarını iptal ettiler.

Yüzbinlerce insanı işsiz bıraktılar.

İşten attıkları kişilere iş verenlerin iş yerlerini kapatıyorlar. Haklarında soruşturma başlatıyorlar.

Onların davalarını savunmak isteyen avukatların lisanslarını iptal ediyorlar.

Çocuklarını okullara kaydetmiyorlar.

Hastanelere hastalarını almıyorlar.

Yurt dışına çıkmalarına da izin vermiyorlar. İçeride kalsın, acıyı yaşasın istiyorlar. Aç kalsınlar, susuz kalsınlar, evsiz kalsınlar, hastalıktan çoluk-çocuk ölsünler istiyorlar. Normal bir hayat yaşayamaz hale gelmelerini istiyorlar!

Bu kadar acımasızlık ve zulüm sadece kin ve nefretten kaynaklanıyor olamaz!

Aşağılık bir planları var!

Yüzbinlerce insan için hayatı yaşanmaz hale getirip, işkencelerle nefreti artırıp, bu insanları suça teşvik etmek.

Yüzbinlerce masum insanı suça bulaştırmak!

Böylece dünyaya bir türlü kabul ettiremedikleri terör örgütü iftirasını kabul ettirmek.

Ve böylece iki yüze yakın ülkede faaliyetlerini yürüten Hizmeti yok etmek.

Kendileri kadar iğrenç planları bu.

16.10.2016 16:53