TAKİP ET
Süleyman Bağ

Süleyman Bağ

Wulff ile Gauck arasındaki yedi fark

Wulff kısa zamanda NSU olayının aydınlanacağının güvencesi oldu. Wullf gidince güven de ortadan kalktı. Gauck seçilene kadar olayla ilgilenir gibi göründü, sonrasında ise olayı hiç gündemine almadı. Kurban yakınlarını önce kabul etmeye yanaşmadı. Bu hafta kabul etti, ancak NSU kurban yakınlarından bazıları bu davete icabet etmedi.

Herkes hatasının bedelini bu hayatta öder mi? Herkes öder mi bilmiyorum ama eski Cumhurbaşkanı Christian Wulff eski eşi Christiane Wulff’u boşayıp genç ve güzel Bettina Köhler ile evlendikten sonra yaptığı hataların bedelini ağır ödedi. Almanya tarihinde benzeri olmayan bir medya kampanyası ile görevinden istifaya zorlandı Wulff. Aynı medyanın desteği ile yerine gelen Joachim Gauck’un cumhurbaşkanı seçilmesi üzerinden bir sene geçti. İki cumhurbaşkanını kıyaslamak için iyi bir fırsat. İşte ikisi arasındaki yedi fark:

1- Christian Wulff CDU/FDP desteği ile ancak üçüncü turda seçilebildi ve seçimi ile beraber tartışmalı hale geldi. Belli bir kesim onu hep taşralı bir politikacı olarak gördü ve devletin bir numarası olmaya layık görmedi. Gauck ise Sol Parti hariç mecliste temsil edilen tüm partilerin desteği ile ilk turda seçildi. Gauck aydın, Doğu Alman diktatörlüğüne kafa tutan ve halktan bir insan olarak 50 yaşından sonra kariyer yaptı. Gauck’un seçilmesi için parti olarak FDP, kişi olarak Cem Özdemir önemli rol oynadı.

2- Wulff göreve geldikten hemen sonra selefi Köhler’den Türkiye ziyaret programını gündeminde buldu ve bu ziyaretin hakkını verdi. Gauck’un görev dönemi üzerinden bir yıl geçmesine rağmen Türkiye hala gündeminde yok. Bir ilahiyatçı olmasına rağmen dindarlar arası diyalog da gündeminde yok. Gelecekle ilgili tahminde bulunmak zor ancak Gauck’un görev döneminde Türkiye’yi ziyaret etme ihtimali zayıf. Ziyaret etse bile bunu gönüllü değil, siyaseten gerekli olduğu için yapar.

3- Wulff Bremen’de “İslam Almanya’ya aittir” cümlesini kullandığı konuşmasıyla sadece İslam ve Müslümanların hissiyatına tercüman olmadı. Göç konusundaki samimi ve açık tutumu ile tüm göçmenleri kucaklayan bir duruş ortaya koydu. Wulff bunu tepkilere rağmen yaptı. Gauck göreve geldiği günden beri her hangi bir konuda toplumu hareketlendiren bir konuşma yapmadı. Die Zeit gazetesine verdiği röportajda selefinin İslam’ın Almanya’ya ait olduğu tespitine itiraz etti. Yerine getirmesi gereken yasal görevler ve resmi geziler dışında Gauck’un varlığı ile yokluğu aynı.

4- Wulff NSU terör örgütü ortaya çıktığı andan itibaren hem olayla hem cinayetlere kurban gidenlerin yakınları ile yakından ilgilendi. Hemen resmi bir törenin düzenlenmesi için harekete geçti.Wulff kısa zamanda NSU olayının aydınlanacağının güvencesi oldu. Wullf gidince güven de ortadan kalktı. Gauck seçilene kadar olayla ilgilenir gibi göründü, sonrasında ise olayı hiç gündemine almadı. Kurban yakınlarını önce kabul etmeye yanaşmadı. Bu hafta kabul etti, ancak NSU kurban yakınlarından bazıları bu davete icabet etmedi. İcabet edenler ise bir yıl aradan sonra bile olayın aydınlanmamasından şikâyetçi oldu. Gauck olayın takipçisi olacağına söz verdi. Bir yıldır ne yaptığının cevabı olmadığı için devletin bir numarasından gelen bu sözün ne kadar değerli olduğunu kestirebilmek zor.

5- Wulff Batı Almanya’da yetişti ve en genç yaşta cumhurbaşkanı olan isim oldu. Hıristiyan Demokrat bir politikacı idi. İlk eyalet başbakanı olarak Türk kökenli bir ismi bakan yaptı. Dünyaya açık, çoğulcu bir Almanya’yı temsil ediyordu. Gauck doğuda yetişti. 50 yaşından sonra demokrasi ile tanıştı. İnsan hakları, özgürlük, demokrasi ve aşırı sağ konularında yaptığı konuşmalarla dikkat çekti. Ancak cumhurbaşkanlığı görevinde bunları toplumun içine taşıyamadı. En azından göreve gelmeden önce önemsediği ırkçılıkla mücadele konusunda göreve başladığında yaptığı konuşmada oluşturduğu beklentinin altını doldurabilirdi. Bunu da yapmadı veya yapamadı.

6- Wullf ne yaptıysa medyayı karşısında buldu. Gauck ne yaparsa yapsın medya desteği kesin.

7- Wulff Batı’da genç bir hukukçu olarak girdiği siyasette emin adımlarla yükseldi ve her şeyi elde etti. Önce eyalet başbakanı sonra da çok genç yaşta cumhurbaşkanı oldu. ‘Kendisine taptım’ dediği bir kadınla ikinci evliliğini yaptı. Her şeyi isteme hırsı ortaya koydu; siyasette başarı, güzel bir eş, rahat bir hayat. Sonunda hem eşini, hem işini, hem de itibarını kaybetti. Gauck Doğu Almanya’da rejim muhalifi papaz olarak takip edildi. Elli yaşına kadar hiçbir şeyi yoktu. Doğu Alman İstihbarat Teşkilatı STASI’nin mirasını yönetmek için kurulan dairenin başkanı olarak iki Almanya’nın birleşmesi ile yeni bir hayata göz açtı. Önce arzu edilen bir konuşmacı ve yazar, sonra ise cumhurbaşkanlık makamına kadar yükseldi. Hiçbir şeyi yokken herşeyi elde etti.

21.02.2013 18:43