TAKİP ET
Mehmet Ali Şengül

Mehmet Ali Şengül

Vatanı ve milleti anarşiden kurtaracak beş esas

Dünyanın huzur ve güveni, yakılıp yıkılması insan unsurunun ciddi ele alınıp, yetiştirilip yetiştirilmemesine bağlıdır. Dünyanın, vatan ve milletin anarşiden kurtulması için beş esas lazım ve zaruridir. Bunlar hürmet, merhamet, haramdan çekinmek, emniyet, serseriliği bırakıp (Allah’a ve adil olan idareye) itaat etmektir.

Bugün birileri dinler ve medeniyetler çatışmasına benzin döküp yüzbinlerce insanın ölümüne sebep olurken, birileri de dünyanın her yerinde sulh adacıkları kurarak dünya barışına katkıda bulunmaya çalışmaktadırlar.

Hadimi iman ve Kuran’a dokunanlar bilerek veya bilmeyerek anarşizm hesabına vatana ve millete, İslam’a kötülük yapmış olurlar.

Kışta bahar tohumu atanlar, büyük çoğunluğu itibariyle ruhunun ufkuna yürüyen ölümsüz ruhlar ve 50 yıldır eğitim yoluyla vatana ve millete hizmet veren gönül erleri, asayişin temininde ve ahlaklı faziletli nesil yetiştirme yolunda, birkaç asırdır ezilen milletimizin itibarını, şerefini koruma adına en büyük rolü oynamışlardır. Yetişen milyonlarca nesiller memleket ve milletimize en küçük bir zarar vermemiş, aksine milletimize ve insanlığa sevgiyle, ilimle hizmet etmiş ve dünya barışına katkıda bulunmuşlardır.

Yüzbinlerce insanın iman, ahlak ve faziletle donatılmaları, idamı ebediden kurtulmaları için, imani bir gerilimle tebliğ ve temsilde bulunan bu muhabbet fedailerine; içtimai dengeyi sağlamak, zekat, sadaka, kurban ve karz-ı hasenleriyle muhtaç ailelere yardım etmek, fakir, yetim çocuklara burs vererek eğitimlerini sağlamak gibi güzel hizmetlere vesile olan bu fedakar insanlara ilişmek, me’yus etmek, mağdur edip ağlatıp ezmek, hangi kanun, hangi adalet, hangi ahlaka sığmaktadır.

İnsanlığın İftihar Tablosu Efendimiz (s.a.v) birgün cenaze geçerken ayağa kalkıyor. Ashab “Ya Resullah o cenaze Yahudi idi” diyorlar. Efendimiz (s.a.v) “O da insan değil mi?” buyuruyorlar.

Hz. Ömer’in (r.a) hakimiyeti altındaki diğer din mensuplarına, inkar ettikleri halde ilişilmiyordu. Fikir hürriyeti, vicdan serbestiyeti içinde hayatlarını sürdürüyor, huzur içinde yaşıyorlardı.

Bir millette şayet suçlu varsa o milletin hepsi cezalandırılmaz. Bir kavim bir cemaatte suçlu varsa ki olabilir, suçlular cezalandırılır.

“Bir kardeşin hatası ile diğer öz kardeşi mesul olmaz” buyuran Hazreti Allah’tır. Kırkbeş yıl önce İzmir’de idareci iken, talebelerimiz arasında yaramaz bir genç vardı. Nasihattan çok anlamıyordu. Birgün büyüğümüze “Efendim bu haylaz, masum çocukları da etkiliyor, ne yapalım?” deyince hocamız “sizin işiniz ne? Ayaklarının altına yüzünüzü koyun, ağlayıp sızlayın, ruhuna gönlüne girin. Sizin manevi atmosferiniz içinde terbiye edilemeyen bu genç, toplumun milletin başına bela olur.” buyurmuşlardı.

Eğitim gönüllüleri, gönül mimarları, ölümle sona erecek dünyadan daha ziyade ahiret buudlu hareket ederek, hiçbir şeye davasını alet etmeden temsil etmeye çalışmaktadırlar. İmana, Kur’an’a ait bir hakikati, dünya saltanatına değiştirmeyi hiçbir zaman düşünmemişler, düşünmeyecekler ve düşünmemelidirler.

Hakiki mümin, dinin ve değerlerimizin muhafızıdır. Hakiki muhafız, herşeyi kuşatan herşeyden haberdar olan Hafizi Mutlak olan Allah’tır. Kuran’da; “Kuran’ı Biz indirdik, onun muhafızı Biziz” buyurulmaktadır. Allah’ın katib, kameraman melekleri, zerre kadar hayır ve şer her icraatı, Allah’ın emri ile kayıt altına almaktadırlar. Bütün bunlar sırların ortaya döküldüğü büyük mahkemede ortaya çıkacaktır.

Kafirde mümin sıfatı olduğu gibi, müminde de kafir sıfatı vardır. Allah kullarına sıfatlarına göre muamele yapar.

İmkanat başkadır, vukuat başkadır. Muhtemeldir ki, herkes bir adamı her zaman öldürebilir. Muhtemelen herkes insan öldürebilir diye, suçsuz masum insanları hapse doldurmak mı gerekir.

Ehli iman olarak maksadımız iman ve ahirettir. Hiçbir insan imansız Allah huzuruna gitmesin, küfür ve dalalet içinde boğulup ebedi cehennem içine mahkum hale gelmesin. İnsanlığın İftihar Tablosu Efendimiz (s.a.v) “Allah’ı kullarına sevdirin ki, Allah da sizi sevsin” buyurarak bizlere büyük bir sorumluluk ve mesuliyet yüklemekle beraber, büyük mükafatların namzetleri olduğumuzu hatırlatmaktadır.

28.07.2015 14:46