TAKİP ET

Trump Almanya’ya hayal kırıklığından öte şok yaşattı

ABD’nin Cumhuriyetçi Parti adayı Donald Trump’ın başkan seçilmesi Almanya’nın farklı dünya görüşlerini savunan tüm siyasi partilerine aynı şoku yaşattı. Ülkede muhafazakar demokrat partilerinden sol siyaseti temsil eden tüm partilere kadar geniş bir yelpazede büyük bir endişe hakim. Almanya’nın, liberal Batı çizgisini takip etmek yerine otoriter bir toplum kazandıracak politikaları olan Trump’ın ne yapacağı belli olmayan tavrı karşısında bekleyip görmekten başka çaresi yok.

ABD’de Cumhuriyetçi Parti’nin başkan adayı Donald Trump’ın seçimleri kazanması Alman siyasetinde büyük bir hayal kırıklığı ile karşılandı. Trump, demokrasinin sınırlarını zorlayan açıklamaları ve tarzı ile seçimlerden önce Cumhurbaşkanı Joachim Gauck’un sağı solu belli olmayan bir politikacı, Dışişleri Bakanı Frank Steinmeier’in ise nefret vaizi olarak değerlendirilmiş, herhangi bir değerlendirmede bulunmayan Başbakan Angela Merkel ise tercihini Demokrat Parti’nin adayı Hillary Clinton’dan yana koymuştu.

Alman siyasetini şoka uğratan gelişme ile ilgili ilk açıklama yine Dışişleri Bakanı Steinmeier’den geldi. Steinmeier, “Amerikan dış politikasının gelecek yıllarda bizim için daha az öngörülebilir olacak. Kendimizi buna göre ayarlamalıyız. Bakan Trump’tan Amerikan toplumunda oluşan derin yarılmaların üzerini örtmesini istedi.

DRAMATİK BİR TARİHİ AN

Federal Meclis Dışişleri Komisyonu Başkanı Norbert Röttgen (CDU) ise sonucun kendisini hayal kırıklığından öte şoke ettiğini söyledi. Trump’ın seçilmesi ile ABD’nin kendi tarihinde olduğu kadar dünyada ve transatlantik ilişkiler bağlamındaki rolü açısından dramatik bir dönemin başlamasından endişe duyduğunu anlatan politikacı, “Sanırım bu derin bir yabancılaşmayı beraberinde getirecek. Bu yüzden bu gelişmeyi dramatik bir tarihi an olarak görüyorum” şeklinde konuştu.  ABD’nin yeni başkanını büyük bir ‘ben programı’ olarak değerlendiren Röttgen, Amerika’nın artık uluslararası ve liberal düzende istikrar faktörü olmaktan çıkacağını dile getirdi. Dışişleri Komisyonu Başkanı, “Halbuki dünyanın giderek daha da küçük parçalara ayrılıp kaosa dönüştüğü bir zamanda Amerikalılara ihtiyacımız vardı” diyerek üzüntüsünü ifade etti.

FEDERAL HÜKÜMET ABD’DEKİ YENİ MUHATAPLARINI ÖĞRENMELİ

Savunma Bakanı Ursula von der Leyen de (CDU) Trump’ın zaferini ağır bir şok olarak değerlendirdi ve yeni durumla birlikte birçok sorunun açıkta kaldığını belirtti. Buna örnek olarak NATO’yu gösteren von der Leyen, Avrupa’nın Trump’a NATO’ya olan bakışının nasıl olacağını soracağını kaydetti. Savunma Bakanı, “Biz sorumluluk almaya hazır ve dünyaya açık bir Amerika’ya ilgi duyuyoruz” dedi. Von der Leyen’e göre Federal Hükümet’in de Trump hükümetinde kimle muhatap olacağını ve seçim kampanyasında vaat edilenlerden hangilerinin hayata geçirileceğini öğrenmesi gerekiyor.

Yeşiller Eşbaşkanı Cem Özdemir de Trump’ın zaferini bir kırılma olarak değerlendirdi. Özdemir’e göre bu zamana kadar liberal değerlerden yana tavır koyan bir geleneğin bu kırılma ile Amerika’yı dünyanın geri kalanından uzaklaştıracağını dile getirdi.

SPD Genel Başkan Yardımcısı Ralf Stegner ise bir milyardere, vergisini ödemeyen bir işadamına ve bir yalancıya tabi olanların veya hayal kırıklığına uğrayanların bu kişinin arkasından gitmesi halinde ilerici güçlerin de başarısızlığa uğracağını söyledi. Sol Parti Genel Başkanı Bernd Riexinger’e göre de Trump seçim kampanyası esnasında bulunduğu vaatlerin hiçbirini yerine getirmeyecek, aksine otoriter toplum yolunda hareket edecek.

DÜNYANIN EN ÖNEMLİ MAKAMINDA KENDİNE HAKİM OLAMAYAN BİR ADAM

Alman Dış Politika Cemiyeti’nin (DGAP) ABD uzmanlarından Sylke Tempel de oldukça endieli. Trump ile dünyanın en önemli makamına kendine hakim olamayan, siyasi tecrübesi bulunmayan ve eleştiriyi şahsına tecavüz olarak algılayan ve intikamcı olduğu her halinden anlaşılan bir adamın getirildiğini anlatan Tempel, “Bütün bunlar verimli bir dış politika için zehir” diyerek endişesini dile getirdi.

ULUSLARARASI ANLAŞMALARDAN ÇEKİLEBİLİR

Almanya’da ABD’nin Trump ile özellikle uluslararası anlaşmalardan çekilmesi, Rusya Başkanı Putin ile anlaşma yoluna gitmesinden korkuluyor. Yeni başkanın seçim kampanyası esnasında anayasanın temellerini sorgulayan cümleleri, hele hele Başbakan Merkel’i her türlü kontrolden yoksun, teröristleri ülkesine alan bir başbakan olarak adlandırıp yürüttüğü politikayı tümüyle felaket olarak değerlendirmesi Alman siyasilerin hafızasında hala taze. Almanya’nın diplomatik kanallar üzerinden Trump cephesi ile irtibat kurma denemeleri ise bugüne kadar akamete uğramış. Bu yüzden Almanya’nın ABD Dışişleri Bakanının kim olacağı konusunda en ufak bir fikri yok. BERLİN ZAMAN

09.11.2016 15:54