TAKİP ET
Yaşar Yeşilyurt

Yaşar Yeşilyurt

Teröristler nerede yetişiyor?

11 Eylül’ü hepimiz çok iyi hatırlıyoruz. Yeni yüzyılımızın hemen başında adeta herkese şok yaşatmıştı. O gün Güney Afrika’da idim ve mastır tezimi bitirmekle meşguldüm. Son tashihleri yapmaktan yorgun düşmüş, birazcık televizyonu açmıştım ki CNN’deki yayınla karşılaşmıştım. Neredeyse akşama kadar televizyonun başından ayrılamadım. İkinci binanın yıkılışını canlı yayında seyredebilmiştim, çünkü daha başında yakalamıştım olayı.

Hiç unutamıyorum, hiç bir şey belli değildi. Kim, neden, nasıl soruları cevapsızdı. Ama CNN olayı “America at war (Amerika savaşta)” diye duyurmuştu. Yine hiç unutmuyorum, daha ikinci bina tam yıkılmamıştı, her iki binadan da dumanlar yükseliyordu, herkes şaşkındı, herkes olayı anlamaya çalışıyordu. CNN’de ABD’nin BM eski temsilcisi ve Dayton Anlaşması’nın mimarı Richard Holbrooke çıktı.

Son derece kendinden emin bir edası vardı, her şeyi biliyordu adeta, olayı çözmüş gibiydi. Bunun “radikal Müslümanlar” tarafından Amerika’yı yok etmek için açılmış bir savaş olduğunu, bu teröristlerin kökünün Irak ve Afganistan’da olduğunu, oralarda yetiştirildiklerini ve Amerika’nın bu ülkelerdeki terör kaynaklarını vurup kurutacağını söyleyiverdi. Daha dün gibi hatırlıyorum. Şaşırıp kalmıştım henüz dumanlar yükselirken bütün bunları bu keskinlikte söyleyebildiğine. İnanır mısınız bilmem ama ben o gün Amerika’nın Irak ve Afganistan’a müdahale edeceğini anlamıştım.

O gün bugündür neredeyse bütün dünyada Müslümanlar herkese kendilerinin terörist olmadıklarını ispatlayarak yaşamak durumundalar. Hatta bununla ilgili tavsiye edeceğim güzel bir film var: “Benim adım Khan, ben terörist değilim.” Filmin adı bile her şeyi özetliyor aslında.

SPD’nin gölge kabinesinde milli eğitim bakanı olarak gösterilen Yasemin Karakaşoğlu bizi ziyarete geldiğinde bu konu gündeme gelmişti. Kendisiyle şu tecrübemi paylaşmıştım: Ben bütün hayatım boyunca dindar bir çevre içerisinde bulundum. Gerek Türkiye’de gerek yedi yıla yakın bir süre kaldığım Güney Afrika’da farklı görüşlere sahip Müslümanlarla tanıştım, bir araya geldim, konuştum, tartıştım. Binlerce dindar Müslüman tanıdım ailemden, akrabalarımdan, hemşehrilerimden ve arkadaşlarımdan. Fakat bunca yıldır, bunca insan arasında terör fikrini bırakın desteklemeyi sıcak bakan bir tek Müslümana rastlamadım, görmedim, duymadım. “Öldürelim şu gavurları” diyen veya böyle düşünen veya bundan hoşlanan birisini gerçek hayatta görmedim, duymadım. Bu kişileri hep medyadan duydum, okudum.

Kim bu sözde “radikal Müslümanlar”? Neden hiç bizim gündelik hayatımızda karşımıza çıkmazlar, komşumuz tanıdığımız olmazlar? Neden herkesin en mahrem fikirlerini bile paylaştığı dost-aile sohbetlerinde böyle fikirlere rastlanmaz? Kim bu adamlar, nerede yaşarlar, nerede büyürler, hangi işlerde çalışırlar, hangi camiye giderler? Neden bizim gittiğimiz sıradan camilere gitmezler? Neden onlara dokunamayız biz? Sanki bu insanlar gerçek değil de bir senaryonun içinden çıkıp geliyorlar! Bu “radikaller” nerede ortaya çıkarlarsa orada hayatı Müslümanlara zehir ederler. Şimdi en son Suriye’de birden belirdiler, masum halkı öldürüyorlar, katliamlar yapıyorlar. İşgalcilere davetiye çıkarıyorlar. Bunlar “normal” Müslümanların dostu olamazlar, olsa olsa onların hayatını karartmak isteyenlerin dostu olabilirler!

Sayın Karakaşoğlu’na da söylediğim gibi politikacılarımız ne zaman bu gerçeği net bir dille ifade edecekler, ne zaman “normal” Müslümanların terörizmle işlerinin olmadığını ilan edecekler?

27.09.2013 18:06