TAKİP ET
Dr. Sabine Schiffer

Dr. Sabine Schiffer

Tarihsel suç ve tek taraflı dayanışma

Ortadoğu krizi olarak nitelendirilen çatışmada Almanya’nın yaşadığı ikilemi Deniz Yücel taz gazetesindeki yorumunda çok güzel ifade etti: İnsanlar eleştirirken kendi kendilerini sansür etmeliler ve İsrail’e yönelik herhangi bir eleştiriden kaçınmalılar. Başka hiçbir şey uygun düşmüyormuş.

Alman tarihinden, holokosttan çıkarılan dersler insanlık için değil, sadece İsrail ile dayanışma göstermek  içindir – yani sadece belli insanlar içindir. Bunun dışındaki her şey açık ya da gizli antisemitizme girer ve bu da gayet emin bir biçimde göçmenlere havale edilebilir.

Bu dersler holokosttan çıkarılmış doğru dersler midir? Yahudiler bir daha asla katledilmesin! Tabii ki. Ama “İnsanlar bir daha asla katledilmesin!“ geçerli değil mi? Bir Alman, tarihsel sorumluluğumuzu sırtlarına yüklediğimiz Filistinlilere sempati duyamaz mı, şefkat gösteremez mi? Evet, dahası: Tek taraflı adaletsizlik hüküm sürmese İsrail ile Filistin arasında barışçıl bir çözüm bulunamaz mı? Komşuları ile barışçıl bir uzlaşma yerine askeri gücünü gösteriyorsa, İsrail dayanışmacı mıdır? Yıllardır süren uluslararası hukuk ve insan hakları ihlallerine rağmen tüm bunlar hala nasıl mümkün olabiliyor? Deniz Yücel’in naif tavsiyelerini izlerseniz, kesinlikle olmuyor.

Sonra susmaya ve görmezden gelmeye karar veriyorsunuz. Bazıları bu davranış biçiminin Nasyonal Sosyalizm, savaş ve holokost dönemlerinde sergilenen bir şablon davranış biçimi olduğunun farkındalar. Şimdi bu tarihten öğrenilmiş doğru bir ders olmalı mıdır? Kesinlikle değil ve bunun böyle olmadığını sadece Rolf Verleger saptamıyor.

Bizim medya bize hiçbir şekilde yardımcı olmuyor. Onlar bir taraf.  Onlar gerilimin tarafındalar ve haberlerinde her zaman aşırılıkları büyütüyorlar. Bazı organizasyonların temsil ettiği İsrail-Filistin barış çabalarının, ki Medya Sorumluluğu Enstitüsü (IMV) bunları bir araya topladı, [http://www.medienverantwortung.de/unsere-themen/informationsportale/alternative-info-nahost/] medyada hiçbir değeri yok. Medya korkunç görüntüleri alıyor, endişeli ve ölmüş insanları gösteriyor, imhaları, yıkımları, acıyı, kederi ve yine acıyı gösteriyor ve ortaya koyduğu sonuçlardan zevk alıyor. Kontrpuan olarak Tagesspiegel 6 Ağustos 2014 tarihinde ilk sayfasında ateşkes esnasında İsrail askerlerini romantik bir atmosferde mola verirken gösteriyor. Bizim aklımızı mı yitirdik?

Antisemitizm ile mücadele aslında tüm insan hakları için mücadeleyi ve hayatı içinde barındırır. İnsanı aşağılayan söylemlerin zirvesi ise daha ince bir anlatımla karşımıza çıkıyor. Söylem, uluslararası hukuka hak ettiği yeri bırakmak yerine aptalca bir gevezelikte kendini ortanın “orantısızlığı“ olarak gösterir ve Gazze Şeridi’nin 2005 yılından bu yana kalıcı olarak kapatıldığını tespit eden bir durum analizinde saptandığı gibi, gayet açıkça burada kimin ‘kendini savunma hakkına’ sahip olduğunu ortaya koyar. Bu noktalanmak isteniyorsa o zaman abluka bitirilmeli ve uluslararası hukuk geçerlilik kazanmalıdır, zira biraz insani yardım yapılarak devlet kurulamaz.

12.08.2014 21:30