TAKİP ET
Muhammet Mertek

Muhammet Mertek

Son kalemiz, değerlerimiz

“Tahtlarla, tâçlarla başı dönmeyenler; mebde ve müntehâsı aynı gidenler; önü-sonu birbirine benzeyenler; hayat ve hâdiseler karşısında değişikliğe uğramayanlar; aşkı, heyecanı ve iniltileriyle meleği, feleği velveleye veren talihliler, sadece bizim dünyamızda bulunur.

İffet bizim ülkede yetişen nilüferdir. Hasbîlik bizim ilin gülüdür. Diğergâmlık bizim bahçelerin lotus’udur. Bizde bulunur, vâsıl olup tatmamak. Bizdedir, yaşatma arzusuyla yanıp tutuşmak ve yaşamayı unutmak. Bizim insanımız bilir, hizmette önde, ücrette arka sıralarda bulunmayı. Dünya, bizde gördü, bizde tanıdı sevilmeden sevmeyi…

Fütüvvet bizde şehbâl açtı. Şehâmet, gayret bizde tuğlaştı. Gülbanklar, bizde dünya ve ukbâyı bir araya getiren besteler hâline geldi. Ve asırlarca insanımız, bu mutlak âhengin ‘demine, devrânına (hû) çekti..’

Onun için, bu ülkede münferit kahramanlık aramak, beyhudedir; aransa da bulunamaz. Bu ülkede kahramanlık sıra dağlar gibi bitevî ve her yeri zirvedir. Bunu dost da, düşman da böyle söyler, böyle bilir.” (Başyazı, Sızıntı, Mayıs 1981)

Fethullah Gülen Hocaefendi, 1981’de kaleme aldığı “Kahraman” isimli makalede bazı değerlerin altını çiziyor. Şu birkaç satırda bile birçok hayatî değer zikrediliyor. Sadece kavram halinde sıralananlar dahi insan hayatını düze çıkarmaya kâfi: İffet, hasbîlik, diğergâmlık, fütüvvet, şehâmet. Kısaca sözlük manalarına bir göz atarsak:

İffet; namus, temizlik, nefsi behimî temayüllerden men etmek, helâle razı olup haramdan kaçınmak. Hasbîlik; gönüllü ve karşılıksız iş yapma, gönüllülük. Diğergâmlık; çıkar gözetmeksizin başkalarının iyiliği için özveride bulunmayı bir ilke olarak benimseyen ahlâki tutum. Fütüvvet; mertlik, yiğitlik, cömertlik. Şehâmet; zeka ve akılla birlikte olan yiğitlik, cesaret.

Son süreçte yaşananları düşününce her nedense aklıma 33 yıl önce yayınlanan o enfes yazı geldi. O zamanlar yeni bir neslin intizarıyla coşanlar vardı. Yola çıkanlar bu değerler ışığında kolları sıvamışlardı. İşte öyle bir nesil ülkenin geleceğini ilmik ilmik örüyor. Dünyada da barışın, barış içinde birlikte yaşamanın en büyük aktörlerinden biri haline geliyor.

Hocaefendi, evrensel bir ahlak ve değerler sistemini inşa ediyor aslında. Ütopik değil, gerçekten hayatın içinden örneklerini ortaya koyarak gerçekleştiriyor bunu. Yoksa yüz binlerce fedakâr insanı mobilize etmek mümkün olabilir miydi, böyle bir felsefeye dayanmadan. Bu değerleri dünyada kim yadırgayabilir ki!

Adı geçen değerleri tam özümseyemeyenler, ömrünü her türlü zorluk karşısında bile o değerler etrafında örgüleyenleri anlayamadılar, anlayamazlar. Keşke sadece anlayamamakla kalsalardı, her türlü yalanı, iftirayı, isnadı reva gördüler. Umarız ki onların bir kısmı yine bu değerler sayesinde istikamet bulur, kurtulurlar. Önyargı esaretinden kurtulup en azından ‘Birleşen Gönüller’ filmini seyretseler, o değerlerin insan(lığ)a neler kazandırdığının farkına varabilirler.

Bizim en büyük hazinemiz, hatta varlık sebebimiz değil miydi evrensel değerlerimiz? Aynı zamanda her toplumda geçer akçe… Çocuklarımıza mal edebildiğimiz ölçüde onları, geleceğimize sahip çıkmada en etkin adımı atmış sayılmaz mıyız? Yoksa ahlaki değer yoksunu insanlar daha uzun yıllar bedel ödetir topluma. Bu son kale dağılırsa toplumun kendini dağıtması, musibetlere davetiye çıkarması da mukadder ki, Allah korusun.

12.12.2014 19:30