TAKİP ET

Halil Erkoç

Sinema ve Müzik endüstrisinin kara sayfaları

Zaman-Online Blog yazılarımızda bu haftaki konumuz, tekrar medyadaki manipülasyonlar üzerine olacak. Geçen haftaki yazımızda bu konuyla alakalı bir bölümü başka bir yazıya bırakmıştık.   Kısa bir giriş ve hatırlatma olarak, bazı oluşumlar veya kişiler kendi menfaatleri için elinde tuttukları medya organlarını manipüle ederler. Bu manipülasyonlar siyasi, ırkçı, ekonomik veya tarafgirlik gibi eğilimler ile yapılıyor. Fakat […]

Zaman-Online Blog yazılarımızda bu haftaki konumuz, tekrar medyadaki manipülasyonlar üzerine olacak. Geçen haftaki yazımızda bu konuyla alakalı bir bölümü başka bir yazıya bırakmıştık.

Kısa bir giriş ve hatırlatma olarak, bazı oluşumlar veya kişiler kendi menfaatleri için elinde tuttukları medya organlarını manipüle ederler. Bu manipülasyonlar siyasi, ırkçı, ekonomik veya tarafgirlik gibi eğilimler ile yapılıyor. Fakat bunların dışında ve belki de en zararlı ve kötü manipülasyonlardan biri ise, direk bilinçaltımıza saldıran sinema ve müziklerde olan manipülasyonlardır.

İlkönce sinema sektöründen başlayarak gözlerimizi ve bununla birlikte beynimizi, bakmanın, görmenin ve algılamanın arasındaki farkları tespit edelim.

Bir insan gözü bir saniyede 25-30 arası resim algılar. [1] Şu an sinemalarda filmler saniyede 70 resim ile çalışıyor ve bu oran da yeni teknolojiler ile giderek artmakta.

Yani basit bir hesap ile, biz bir film izlerken gözlerimiz harıl harıl çalışıyor. Peki biz 25-30 tane resim algılarken geriye kalan saniyedeki 40-45 tane resim direk olarak bilinçaltımıza yerleşiyor. Fakat kendi isteğimizle algıladığımız 25-30 kareleri biz kontrol ediyoruz, yani algıladıklarımızı bilinçaltımız kabul veya ret eder. Komik ise güleriz veya üzücü ise üzülürüz. Maalesef direk bilinçaltımıza giden bilgilerde bu şansımız yok. Bunlar bir kere girdimi, ne haberimiz olur nede karşı koyulabilecek bir durum kalır. Bu nedenle defalarca tekrar eden mesajların doğru yada yanlış olduğuna bakmaksızın kabul eder. Bu sistemin istismar edilmesinin sinema jargonu 25. Kare olarak adlandırılır. Bu konuya burada ara verip görmek ve algılamadan devam edelim.[2]

Görmek ve algılamanın arasındaki farkı kelimeler ile değil, bir kaç video ile göstermek istiyorum.

Bu videolardaki olaylar aslında açık ve net bir şekilde ortada. Yani 25. Karede olduğu gibi o kadar da gizlenmiş bir durum yok. Fakat beynimiz o an için izlediğimiz görüntüleri bizim için filtreden geçirip analiz eder. O yüzden her gördüğümüzü ilk an algılamayayız, aynı durum bir filmi ikinci kez seyrettiğinizde ilk seferinde görmediğiniz şeyleri gördüğümüzde olur. Bu bir insan olarak dikkatsiz olduğunuz anlamına gelmez, sadece yaratılıştan gelen beynimizin bir fonksiyonudur bu.

Yani sinema ve TV sektöründe bu iki ayrı algı için 25. Kare normal bir film akışında ‘göremediğimiz’ fakat bilinçaltımıza yerleştirilen olaylar ve ürünler için kullanılır ve ayrıca görüp de algılıyamadığmız zaman subliminal mesaj olarak adlandırılır.

25. Kare ilk kez 1957 yılında, James Vicary ”Picnic” adlı filmde ortaya çıkıyor. O zamanlarda sinemalar saniyede 24 resim gösterebildiği için bu teknik adını 25. Yani görülemeyen kare den alıyor. Filmde 16 kez ‘bolca patlamış mısır yiyin’ ve ‘Coca Cola çok güzel, bolca için!’ yazıları gösteriliyor. Filmde ara verildiğinde ve filmin sonunda neredeyse her genç ve çoğu izleyici bu denilenleri yapmıştır.[3]

Bu teknik Amerika’da yasaklanmış ve daha sonra bu sektörün ileri gelenleri tarafından tekrar serbest bıraktırılmıştır.

Peki bugün bu teknik halen kullanımda mı?

Maalesef evet, ve artık geçmiş zamanlarda olduğu gibi ortaya çıkmayan cinsten. Fakat 2000 yılında olay olmuş bir filmi analiz edebiliriz.

‘Fightclub’, gelmiş geçmiş en iyi filmler arasındadır. Brad Pitt’inde oynadığı, konusu şizofrenlik olan bir film.

Öncelikle bu filmde sadece 25. Kare yok, filmde ayrıca neredeyse her fırsatta Starbucks reklamı yapılmıştır ve ayrıca şu mesajlar verilmiştir; “Gün gelir sahip olduklarınız, size sahip olmaya başlar”, “Her şeyi kontrol etmeyi bırak ve rahat ol…”“Nefret ettiğiniz işlerde çalışıp gereksiz şeyler alıyorsunuz.”, “Seyrettiğiniz reklâmlar yüzünden araba ve kıyafet değiştiriyorsunuz.”, “Sizler paranız kadar iyisiniz.”, “Siz işiniz değilsiniz…”“Bindiğiniz araba değilsiniz.”, “Kredi kartlarınızın limiti değilsiniz”.

Ve filmden kesitler;

06:02= elinde sigara olan Brad Pitt resmi,

31:07 = cinsel öğeler erkek cinsel organı,

31:14 = cinsel öğeler,

46:41 =cinsel öğeler,

49:09 = cinsel öğeler,

50:42 ile 50:52 = çocuk pornosu mesajları,

02:10:39= Film bitiyor binalar yıkılıyor ve yine erkek cinsel organı filmin finali olarak 25. karede yer alıyor.

Peki bu kareler nasıl mı yakalanıyor?

Filmi DVD olarak 16 kez yavaşlatılmış halde izlerseniz bu görüntüleri göreceksiniz.[4]

Bu karelerin ortaya çıkması ile yönetmen ve yapımcı doğal olarak suçlandılar. Fakat cevap olarak ‘bu tekniğe dikkat çekmek için yaptık’ cevabını verdiler.

Subliminal mesajlar

Subliminal kelime anlamı olarak bilinç altını farkettirmeden etkileme yöntemi demektir. Subliminal kavramı bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Yani gözümüz ve kulağımızla algılayamadığımız ancak bilinç altımız ile algılayıp beynimize kaydettiğimiz her şey birer subliminaldir.

’Subliminal mesaj veya bilinçaltı mesaj, başka bir objenin içine gömülü olan bir işaret ya da mesajdır ve normal insan algısı limitlerinin altında kalmak, o anda fark edilmemek üzere tasarlanmıştır. Subliminal mesajlar insanın bilinçli dikkati tarafından fark edilemezler, ancak bu mesajların insanın bilinçaltını etkiledikleri ileri sürülmektedir. Subliminal teknikler reklamcılık ve propaganda alanlarında sıklıkla kullanılmaktadır.’[5]

Subliminal mesajların bazı özellikleri ise, bazen ters veya yamuk bir şekilde konulmasıdır. Fakat bir insan beyni için bunlar hiç sorun değil, biz o an için bunları algılayamasak da bilinçaltımız çok kolaylıkla bunları deşifre edebiliyor.

Çizgi Filmlerdeki subliminal mesajlar

Ne kadar ‘çizgi’ den de olsa, bir yetişkin olarak burada yayınlamak istemediğim görüntüleri çocuklarımız her gün TV de izliyorlar. Neredeyse her çizgi film de cinselliği ve satanizmi çağrıştıran mesajlar var. Ve bu çizgi filmler herhangi bir şirket tarafından değil, bu sektörün en büyüklerinden gelen hamlelerdir.

Herkesin severek izlediği Buggs Bunny ve diğer Disney çizgi kahramanları

Sırada çok eskiden severek izlediğiniz bir çizgi film olan şirinler. Smurf orjinal ismi ile lanse edilen çizgi dizide komünizm propagandası yapılıyor. Komünizmde olduğu gibi evlerin tamamı aynı. İnsanlar olarak nitelendirdikleri kişiler ise kapitalizme mahkum olmuş kişiler.

İsterseniz bir açılımına bakalım.

S ___Small

M____Mans

U____Under

R____Red

F____Flag

Açılım olarak Türkçesi kızıl bayrak altındaki küçük insanlar demek. Kızıl bayrağın komünizm ile bağlantısı olduğunu bilmeyen yoktur. Farkındaysanız burada herkes aynı herkes eşit. Tembel şirin bile hiçbir iş yapmasa da karnı doyuyor. Burada çalışın veya çalışmayın herkes eşit yaşayacak demek isteniliyor. Buda demektir ki, bu köyde komünizm yaşanıyor. Şirinlerin cinsiyeti yok. Şirine ise gargamel tarafından yapılmış bir karakter. Şirine ise burada insan arzusu ve nefsini simgeliyor. Şirin baba ise Karl Marx’ı simgeliyor. Gargamel ve kedisi Azrael yani Azrail Hristiyanlığı temsil ediyor. Gargamel aslında bir köy kilisesinde papazdır. Bölümlerinde Gargamelden başka bir insan olmamıştır, buda demektir ki eski çağlarda Hristiyan kiliselerinin insanları ilimden ve paradan uzak tutup sömürmesinin bir mesajıdır. Şirinler Amerika’da yasaklanmış ve sakıncalı içerikler kategorisinde yer almaktadır. [6] [7]

Müzik sektöründeki Tehlikeler

Osmanlı zamanından kalma bilgiler ile bilinmekte olan bir mevzu vardır, oda müzik ile tedavidir. Fakat ikitane ayete dikkat çekmek isterim.[8]

“Yerin bitirdiklerinden, insanların kendilerinden ve henüz mahiyetini bilmedikleri şeylerden bütün çiftleri yaratan Allah’ı tesbih ve takdis ederim.” (Yasin, 36/36)

“Düşünüp ibret alırsınız diye her şeyden çiftler yarattık.” (Zariyat, 51/49)

Yani kısa tutulacak olursa, müzik ile tedavi varsa, müzik ile hastalanmak da vardır.

Örnek verecek olursak, aynı sinema sektöründe olduğu üzere, bu sektörde de cinsellik ve satanizm alt yapısı mevcuttur. Şarkılar tersden dinlendiği zaman ortaya gizli mesajlar çıkmaktadır. Bunun teknik ismi ise Backmaskingdir.[9]

Basit bir örnek;

Britney Spears, Baby one more time şarkısından bir cümle

loose my mind give me a sign yani zihnimi kaybettim bana bir işaret ver. Bu şarkıyı bilgisayarınızda tersten oynattığınızda şu cümleyi duyacaksınız :

Sleep with me, I’m not too young, yani, benimle yat, bunun için o kadar da küçük değilim.

Başka örneklerde ise tekrar tersden dinlendiği zaman, my sweet satan ( benim tatlı şeytanım), murder jesus, best is satan ( katil isa, en iyi olan şeytan) gibi mesajlar duyulmaktadır.[10]

Videocliplerde sanat süsü verilerek çoğu zaman satanist ayinleri yapılmaktadır. Bunun yanı sıra çoğu Amerikan sanatçılar, içlerinde başka birinin olduğunu ve bu kişiden ilham aldıklarını söylerler.[11]

Ses dalgaları

Çok detaya girmeden, genel olarak çeşitli ses dalgaları mevcuttur. Metal Rock da çalınan dalgalar ile bir ney melodisinin ses dalgaları arasında kesinlikle fark vardır. Örnek verecek olursak, Meditasyon ses dalgaları 5-7 hz. frekanslarında duyulur, bu ses dalgaları kendinizi iyi hissetmenizi sağlar. Fakat bu frekansların üstüne çıkacak olursak, 7.5 dan sonra bilinçaltına hitap eden frekanslar gelir, yanı bu frekans da dinlediğiniz bir müzik direk olarak bilinç altınıza yerleştirilir. Bununla beraber tabi ki dinlediğiniz mesajlar. [12]

Sonuç olarak bu iki sektör şu an ki yaşamlarımız içinde kaçınılmaz bir halde. Hitap ettikleri sonuçta gözlerimiz ve kulaklarımız. Bu ikisi yetmezmiş gibide düşüncelerimize, dinimize ve bilinçaltımıza hitap etmeyi arzuluyorlar. Fakat şu da bir gerçek, satanda memnun alanda memnun. Küçük çapta davalar ve protestolar olsa da artık bu tehlikenin önüne geçilemez. Ama tavsiye olarak, TV de Disney ve Pixar yapımlarını çocuklarınıza izletmemeye çalışın.[13] [14] Bunun yanında başka bir tehlikede, Uzakdoğu’dan geliyor, oda Manga ve Anime yapımları. Burada gizli saklı olmasa da kadınların abartılı ve çok açık bir şekilde bir cinsel obje olarak gösterilmesidir. [15]

Ayni tedbirler gençlerimizin dinledikleri müziklerde alınmalı. Bayanların cinselliğe ve erkeklerin şeytana taptırılması gizliliğini kayıp ettiği ortada. Amerika’da bir gencin ailesini keserek öldürmesini, bana bunu dinlediğim müzik emretti dediği ortadadır.[16]

[1] http://en.wikipedia.org/wiki/Frame_rate

[2] http://www.zaman.com.tr/aile-saglik_cocugunuz-25-kare-teknigiyle-hipnotize-edilmis-olabilir_2264661.html

[3] http://en.wikipedia.org/wiki/James_Vicary

[4] http://www.11points.com/Movies/11_Hidden_Secrets_in_Fight_Club

[5] http://tr.wikipedia.org/wiki/Subliminal_mesaj

[6] http://www.spiegel.de/kultur/gesellschaft/streit-ueber-die-schluempfe-stalinismus-in-schlumpfhausen-a-766642.html

[7] http://www.orhangazihaber.com.tr/m/?galeri_id=1189&page=15

[8] http://www.sorularlaislamiyet.com/article/16529/dusunup-ibret-alirsiniz-diye-her-seyden-ciftler-yarattik-zariyat-51-49-ayetine-gore-atom-bakteri-virus-salyangozun-da-cifti-var-midir.html

[9] http://tr.wikipedia.org/wiki/Backmasking

[10] http://www.spiegel.de/einestages/40-jahre-satanische-botschaften-rock-n-roll-im-rueckwaertsgang-a-948217.html#js-article-comments-box-pager

[11] https://www.youtube.com/watch?v=ODO-l-PSpAM

[12] http://www.dho.edu.tr/sayfalar/00_Anasayfa/11_Pusula/70/bilincalti-ve-binoral-sesler.html

[13] https://www.youtube.com/watch?v=bLHGm6pDNkA

[14] http://en.wikipedia.org/wiki/Criticism_of_The_Walt_Disney_Company

[15] https://www.youtube.com/watch?v=ylgjWFf6ssY&spfreload=10

[16] http://mediaseffectonheavymetal.weebly.com/boy-kills-family-of-three.html

17.03.2015 16:49