TAKİP ET

Korku

Bugünlerde ‘Almanya’ya hangi duygu hakim’ diye sorarsanız cevabım şu olurdu; Korku.. Hem de her kesimde hissedilen bir duygu.. Peki, kim neden korkuyor? 

Angela Merkel; 2017 yılında kazanması neredeyse garanti olan seçimlere 1 yıl kala mülteci politikasındaki tavrı nedeniyle halk arasındaki desteği her geçen hafta azalıyor. Anketlerde ‘Başbakanlık için doğru isim’ sorusuna Merkel diyenlerin oranı sadece geçen hafta yüzde 4 azaldı. Kendi popülaritesi yüzde 44’lere gerilerken birlik partilerine destek yüzde 37’lere gerilemiş durumda. Almanların güçlü lideri seçimleri ve yıllardır krizlerin üstesinden gelerek biriktirdiği kredisini kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya.

Müslümanlar; Önemli bir kısmını Türklerin oluşturduğu Almanya’daki Müslüman Toplumu, daha iki gün önce İçişleri Bakanlığı’ndaki ‘güvenlik toplantısının’ misafiri oldu. Mevcut sosyokültürel yüklerini atamamış ve sorunlarını aşamamışken bambaşka bir gündemin muhatabı oldular. Köln’deki taciz olayları sonrası tekrar belli kesimlerin hedefi haline geldiler. Gelen sığınmacılara sahip çıkma sorumluluğunu sırtlarında taşıyorlar. İnançlarının ‘bu ülkenin parçası olup olmadığı tartışmasının’ on yıllardır sürdüğü bir ülkede gelen yeni milyonların hatası da sevabı da kamuoyu tarafından onlara fatura edilecek.

Alman halkı; Sayıları milyonu aşan sığınmacılara ilk günlerde çiçek veren insanlar gitti, yüzler asıldı. Halkta var olan ‘Bu sorunu çözeriz’ özgüveni azaldı. Aşırı sağcı damar sığınmacılara karşı yüzlerce suça imza attı. Terörün Paris’te nefesini hissettirmesini unutamamışken İstanbul’da teröre kurban verdiler. Her gün binlercesinin sınırlarından girdiği sığınmacıların günlük yaşamda görünürlüğünü arttıkça korkular artıyor. Sığınmacı akımındaki belirsizlik korkuları körüklüyor.

Sığınmacılar; ‘Ülkedeki yaşlanmaya ve demografik değişime ilaç olur’ düşüncesiyle büyük bir sevinçle karşılandılar. Suriye ve Irak’tan kurtulanların eğitim seviyelerinin çok yüksek olduğundan bahsedildi. Kapılar açıldı. Ancak sayıları arttıkça kendilerini çiçeklerle karşılayan insanlar ve sevinç başlıkları atan manşetler kayboluverdi. Güvenli bir hayat hayali ile geldikleri bir ülkede siyasi tartışmaların tam merkezine oturtuldular. Bir kısmını otobüse doldurup Başbakanlığa gönderen de oldu. Sayıları 100’ü geçmeyecek ahlaksız yüzünden milyonunu potansiyel tehlike ilan eden de. Irkçı saldırılar ise işin tuzu biberi oldu, olağanlaşma yolunda. Ege’de boğulmaktan korkuyorlardı. Artık oluşan atmosferden korkuyorlar.

Avrupa mülteci krizinde iyi bir sınav vermese de Almanya Başbakanı ve hükümeti başı dara düşen ve canlarını kurtarmak için vatanlarını bırakan bu insanlara insani bir şekilde kucak açtı. Almanya gibi güçlü bir ülke doğru politikalarla bu sorunun üstesinden gelebilir. Komşu Avusturya üst sınır koydu sığınmacı sayısına, Berlin direniyor. Ancak herkes mevcut korkuların da desteğiyle yıllık 1 milyon sığınmacının üstesinden gelinemeyeceğine kanaat getirmiş durumda.

Bir kısmı haklı korkulara karşı elde olan tek silah sağduyu ve cesaret. Her kesim ortak sorunlarımıza ortak çözümler bulunması konusunda katkı sağlar ve sorunu çözmeye çalışırsa korku salan ırkçılar ve aşırı sağcılar kaybedecek, sağduyu kazanacak. Almanya’da bu sağduyu var ve korkuyu yenmek için sadece cesaret gerek.

20.01.2016 16:34