TAKİP ET

‘Acımasız tahripçileri destekleyenler ile çaresiz hamiler’ sınırsız krizleri çözmek için biraraya gelirse

Yazının başlığının ilham kaynağı bu yıl 52’ncisi düzenlenen Münih Güvenlik Konferansı’nın sloganı. ‘Sınırsız krizler, Acımasız tahripçiler, Çaresiz hamiler’ başlığıyla düzenlenen konferansta 600 üst düzey misafir üç gün boyunca Münih’te gündeme ilişkin el yakan başlıkları konuşma imkânı oldu.

Almanya’da biraraya gelen önemli isimler sıcak gündemi tartışırken Türkiye’nin Suriye’deki PYD güçlerini vurduğu, Rusya’nın Esed güçlerini desteklemek için bombalar yağdırdığı, Suudi Arabistan uçaklarının İncirlik’e ulaştığı haberleri gelmeye devam ediyordu. İngiltere Dışişleri Bakanı konferansın önemini ve dünyanın nasıl bir çıkmazda olduğunu anlatacak bir açıklamaya da tam yazıyı kaleme aldığım dakikalarda imza attı: ‘‘Dünyada Suriye’deki savaşı tek bir telefonla durduracak tek isim Putin.’’

Peki, savaşa giden yolda Putin’i ikna etmek mümkün mü? Rusya’nın dünya politika sahnesine dönüşünü iliklerimize kadar hissettiğimiz Suriye’deki iç savaşın kaderi açısında oldukça kritik günlerin içinden geçiyoruz. Bu yüzden Rusya Başbakanı Dimitri Medvedev’in Münih’teki toplantıya katılımı oldukça önemliydi. Başta ABD, Rusya, Almanya, Türkiye ve Suudi Arabistan dışişleri bakanları olmak üzere çok sayıda devlet başkanı, başbakan ve bakanlar toplantıda ikili temaslarda bulunma ve kendi pozisyonlarını dünya kamuoyuna anlatma imkanı buldular.

Konferansın başlamasından saatler önce Suriye’de bir hafta içinde ateşkes sağlanması konusunda anlaşmaya varan taraflar, diplomasinin hala çalıştığını mesajını dünyaya verdi. Toplantının başladığı gün Alman meydasında yayınlanan Medvedev röportajındaki ‘Suriye’de uzlaşma sağlanamazsa üçüncü dünya savaşı çıkabilir’ uyarısı ise soğuk duş etkisi yaptı. Rus siyasetçinin konferansta sarf ettiği ‘Batı Avrupa ile Rusya arasında yeni bir soğuk savaş dönemine girdik’  cümlesi, savaş uyarısının alelade söylenmiş bir söz olmadığını ortaya koydu. Rusya ile ilişkileri Ukrayna krizinden dolayı sonra ciddi sıkıntılı olan Avrupa kanadından ilk tepki Alman Dışişleri Bakanı Frank-Walter Steinmeier’den geldi. Steinmeier ‘Medvedev yanlış anlaşıldı’ diyerek yaşananlara bir savaş tanımlaması yapmaktan kaçındı. Ancak kim ne derse desin iç savaş ile olası bir dünya savaşı arasında ince bir hat üzerinde gidip geliyoruz. Dengelerin gittikçe savaşa doğru kaydığı da bir gerçek. Bunu konferansta ‘Esed tek meşru temsilci’ diyen Rusya ile ‘Muhalifleri desteklemeye devam edeceğiz ve Esed yenilecek’ açıklamasında bulunan Suudi Arabistan’ı izlerken anlamak mümkün.

Suriye üzerinden rakipleri ile hesaplaşan Rusya ve İran, eli kanlı diktatör Esed’i destekleyerek poziyonlarını savunmaya devam ediyor. Mücadelenin diğer tarafında bulunanların ellerindeki kartlar ise gittikçe azalıyor. Suriye konusunda Türkiye’yi aşırı cesaretlendirip sahada ‘gölge savaşı’ yapan ABD’nin Dışişleri Bakanı Kerry bir yandan ‘dünya hiç olmadığı kadar çok sorunla aynı anda muhatap’ sözleri ile durumun ciddiyetini ortaya koydu. ‘Ancak sorunlarımız çözülmeyecek boyutta değil’ diyerek ümitsiz olmadıklarını da yineledi. Batı’nın Rusya’ya ekonomik yaptırımları ve düşen enerji fiyatları Rusya’yı masaya çekmeye yetmedi ve Rusya’yı masaya oturtmaya zorlayacak çok fazla argüman kalmadı. Ekonomisinin yüzde 4 küçülmesine ve yüzde 13 enflasyona rağmen Rusya geri adım atmıyor. İçeride işler çok iyi gitmese de dünyaya ‘ayaktayım’ mesajını veriyor.

Bundan sonrasını tahmin etmek zor. Uygulanıp uygulanamayacağı bile belli olmayan ateşkes dışında atılabilmiş bir adım yok. ‘Cenevre fiyaskosu’ daha oldukça taze. Sonuç bildirgesi yayınlamak gibi bir geleneği olmayan Münih Konferansı’nda acımasız tahripçileri destekleyenler ile çaresiz hamiler bir kez daha aynı sahneyi paylaştı. Konferanstan geriye Ukrayna ve Suriye’de devam eden iç savaş, devam eden IŞİD terörü, Avrupa’nın kapılarına dayanmış milyonlarca mülteci, nükleer bombacı Kuzey Kore ve benzerleri kaldı. Ortaya çıkan net tablo savaşın herkesin evine ateş düşüreceği gerçeğinin hala tam anlaşılmamış olması. ABD Başkanı Obama dün Putin ile bir kez daha telefonlaştı. Umarım birileri anavatan Türkiye’yi yakından ilgilendiren bu ateş her yeri sarmadan Putin’i ikna edebilir.

14.02.2016 17:28