TAKİP ET

3 yaşındaki bir siyasi oluşum Alman siyasetinde bir alternatif olabilir mi?

Dünyanın en güçlü kadın lideri Angela Merkel’in yönettiği Almanya’da gözler ilginç bir şekilde siyasi arenanın en genç oyuncusuna çevrilmiş durumda. 6 Şubat 2013 tarihinde kurulan ve iki gün önce 3 yaşını tamamlayan Almanya için Alternatif Partisi (AfD) sığınmacı tartışmalarından aldığı rüzgarla siyasi arenada dengeleri değiştirdi.    

Siyasi gelenekleri oturmuş bir ülkede 3 yaşındaki bir partiye göre AfD’nin karnesi başarılı sayılabilir. Parti, kurulduktan yedi ay sonra katıldığı Federal Meclis seçimlerinde aldığı yüzde 4,7 ile barajın kıl payı altında kalmıştı. AfD, bir yıl sonra katıldığı Avrupa Parlamentosu seçimlerinde adığı yüzde 7,1’lik oy oranı ile 7 milletvekilini Brüksel’e göndermeyi başardı. Eyalet seçimlerinde ise Saksonya’da yüzde 9,7, Brandenburg’da yüzde 12,2, Thüringen’de yüzde 10,6, Hamburg’da yüzde 6,1 ve Bremen’de yüzde 5,5 oy oranına ulaştı. Bu sonuçlar ve on iki puanı geçen son anketler sonrasında AfD’nin gelecek yıl yapılacak genel seçimlerde nasıl bir oy oranına ulaşacağı tartışılmaya devam ediyor.

Hollanda, Danimarka ve Avusturya gibi birçok Avrupa ülkesinde hükümet politikalarından memnun olmayan, yüksek göçmen oranlarını kültürel gelecekleri için tehdit gören, milli kimlikleri önceleyen kitleler benzer nitelikteki partileri zaman zaman iktidar ortağı yaptılar. Fransa’da ise Le Pen’in Ulusal Cephe Partisi ülkenin önemli bir siyasi kanadı haline geldi. AfD’nin ise ilk iki yılında aşırı sağcı partilerin torbasına itilmek istemediği için oldukça dikkatli davrandığını söylemek mümkün. Partinin liberal kanadını temsil eden Bernd Lucke’nin temmuz ayında başkanlığı Frauke Petry’ye kaptırması AfD’nin aşırı sağcı politikalara doğru direksiyon kıracağının en önemli göstergesi oldu. Yaz aylarından itibaren amudi yükselişe geçen sığınmacı sayıları partinin belli oranda oy getirmesi garanti olan ‘aşırı sağcı, göçmen ve İslam karşıtı’ siyasi çizgiye park etmesine neden oldu.

İlk döneminde Avrupa Birliği’ne taraftar, ortak para birimi Euro ve genişlemeye karşı olan AfD, bugünlerde ‘sığınmacıların gerekirse vurularak durdurulması’ çizgisine geldi. Bünyesindeki liberal kanadın ayrılması ve yeni bir siyasi oluşuma gitmesine rağmen AfD anketlerde yüzde 12 oy oranlarına ulaştı. Mülteci krizindeki belirsizlik ve iki yılda gelen 1,5 milyon sığınmacının durumları bir süre daha AfD’nin istediği siyasi ortamın devam etmesi anlamına geliyor. Halkın yüzde 29’unun silahla sığınmacıları sınırdan çevirmeye onay vermesi siyasi atmosferin durumunu ortaya koyuyor. Mart ayında üç eyalette yapılacak seçimler Alman seçmenin AfD’ye ülkenin geleceğinde biçtiği rolü görmek için önemli bir gösterge olacak.

Peki, AfD bu rüzgarı değerlendirecek siyasi beceriye sahip mi? Tüm rüzgarı arkasına almışken önce ‘sığınmacılar vurulabilir’ diyen, daha sonra düzeltmek için ‘çocuklar değil ama kadınlar vurulabilir’ söylemine sarılan parti ilk vahim hatasına imza attı. Anketlere göre ilk döneminde sandığa gitmeyenler, Euro karşıtları, küskün sol ve eski liberal parti seçmenlerini içerisinde barındırıyordu. Şimdilerde sığınmacı politikalarından ve Almanya’nın liderlik rolünden memnun olmayanların partisi haline gelen AfD, milliyetçi-sağ oylara ve orta sınıfın sorunlarını çözmeye talip olan bir parti görünümü vermek istiyor.

AfD şiddet söylemlerinden uzak durursa şansı hiç de az değil, sığınmacı sorunu el yakıyor. İktidarı cezalandırmak isteyenlerin adresi haline dönüşmek için çok şey yapmalarına gerek yok. Bunu gören Başbakan Merkel’in son dört ayda bugün ikinci kez Türkiye’yi ziyaret ederek sığınmacı sayıları konusunda somut adımlar için baskıyı artırmak istemesi, durumun siyaseten ciddiyetini ortaya koyuyor. Mart’taki eyalet seçimleri AfD için iki basamaklı oy oranları ile sonuçlanacak gibi gözüküyor. İktidar ve AfD için en son test Eylül ayında iki eyalette yapılacak seçimler olacak. Federal Meclis seçimlerine 19 ay var ve siyaset için uzun bir süre. 19 ay içerisinde sığınmacı akımının gelişimi, global gelişmeler, hükümetin performansı ve eski iktidar ortağı Hür Demokratların söylemleri ve AfD’nin kendi performansı partinin Alman siyasi arenasındaki yerini belirleyecek. Bekleyip göreceğiz.

07.02.2016 17:01