TAKİP ET

Musa Öztürk

Senin adına söylüyorum: ‘Harika bir yıldı!’

Hayır, bu yazıda geçen senenin değerlendirmesini yapmayacağım. Facebook kullananların dikkatini çekmiştir, son zamanlarda herkes ‘Harika bir yıldı’ diye birşeyler paylaşıyor. Beni rahatsız eden bir durum var. Bu yazı bu rahatsızlığım üzerine.

Tek bir merkezden çıktığı belli. Facebook, bütün kullanıcıları için “Harika bir yıldı” diye sene içinde paylaşılan fotoğraflardan derleme bir sunum hazırlıyor. Bir ara ‘millet kafayı mı yedi? Sürü gibi herkes aynı şeyi paylaşıyor’ diye düşündüm. Listemdeki arkadaşların bu paylaşımını gördükten bir kaç gün sonra kendi ‘Harika bir yıldı!’ sunumunu gördüm duvarımda. Hangi ara yapıldı bilmiyorum. Sağolsun Facebook benim için resimleri de, başlığını da hazırlamış. Güzel bir şey yapıyormuş gibi görünüyor ama aslında ciddi bir sorunu gözler önüne seriyor. Bir kere senenin benim için nasıl geçtiğini nerden biliyorsun? Mesela değişik hastalıklarla mücadele etmiş, ameliyatlar geçirmiş olabilirim… çok sevdiğim yakınlarımı kaybetmiş olabilirim veya işsiz kalmış olabilirim. Sevdiğim ve dost dediğim insanlardan kazık yemiş olmanın hayal kırıklığı içinde geçirmiş olabilirim mesela. Hadi onu geçtim, velev ki sene güzel geçmiş olsun. O zaman böyle bir sunum kulağa hoş gelse de bir sıkıntı var. Böyle paylaşım talebinde bulunmadım. Facebook  benim adıma, benim iznime müracaat etme ihtiyacı dahi hissetmeden, benden habersiz benim fotoğraflarımı kullanarak birşey hazırlaması ve kendi uygun gördüğü başlığı atarak bunu paylaşması kabul edilebilecek bir şey değil. Kaç kişi ciddiye alıyor bilmiyorum ama bu korkunç bir durum aslında.

İçinde ne olduğu sonradan ortaya çıkan torba yasalar gibi Facebook da sürekli “kim okuyacak!” diye kimsenin bakmadığı yeni sözleşme kurallarını yayınlayarak kendisine her seferinde daha fazla yetki veriyor. Kullanıcıya da “işine gelmiyorsa çıkabilirsin” diyerek, bir nevi cebren, kabul ettiriyor.

Bazıları bu aşırı yetki sıkıntısının farkına varıp “itiraz ediyorum” içerikli paylaşımlarla aşabileceklerini sanıyorlar. İşin ehillerinin söylediklerinden anladığım kadarıyla bu yöntemin herhangi bir geçerliliği yok. Şöyle bir izah ile açıklamaya çalışıyorlar. Mesela bir yerde işe girmek için bir sözleşme imzalıyorsunuz ve işe başlıyorsunuz. Ertesi gün iş yerinde ayağa kalkıp “İş saatlerinin tanzimine itiraz ediyorum. Bundan böyle patron bana emir veremez, istediğim zaman gelir, istediğim zaman çıkarım. Ayriyeten maaşıma %50 zam yapıyorum” diye bağırıyorsunuz. İşveren nezdinde sizin bu açıklamanızın bir karşılığı yoktur, en iyi ihtimalle ‘beğenmiyorsan gidebilirsin’ der. Trafik lambası kırmızı yanıyor fakat siz geçmek istiyorsunuz. Bunun için camdan dışarı ‘Trafik kuralları dahilinde kırmızı ışıkta durma mecburiyetine itiraz ediyorum. Hangi ışıkta durup hangisinde gideceğime kendim karar veririm” diye haykırıyorsunuz ve ışıktan geçiyorsunuz. Ceza yazmaya kalkan polisin nazarında geçmeden önce itiraz etmiş olmanızın bir karşılığı yoktur. Bir hizmetten faydalanırken bir sözleşme kabul ediyorsunuz ve buna sadık kalmak macburiyetindesiniz. Siz yeni bir teklifte bulunarak mevcut sözleşmeye itiraz edebilirsiniz ancak bu karşı tarafın kabul etmesi ile ancak geçerli olabilir. İş yeri ve trafik örneklerinde olduğu gibi tek taraflı haykırmanın sözleşmeye/yasalara etkisi ne ise yapılan bu tip paylaşımların Facebook’un paylaşımlarınız üzerindeki hakları konusundaki kısıtlaması da o kadar olur. Farklı düşünen hukukçular varsa aydınlanmak isterim. Bu konu ile ilgili çok güzel bir Zaytung haberi vardı okunabilir.

Hukukçu olmadığım için bu işin hukuken çıkış yolu var mı bilmiyorum. Fakat şunun bilincinde olmak lazım. Yaptığınız bütün paylaşımlar (fotoğraflar dahil) Facebook Inc. şirketine aittir ve (neredeyse) istediği gibi kullanabilir. “Olur mu öyle şey?” demeyin, Oluyor işte. “Harika bir yıldı!” paylaşımı bu bahsettiğim şeyin uygulamadaki karşılığıdır. Buna karşı yapılacak benim kanaatime göre iki şey var. Ya bu durumu kabul etmeyip Facebook hesabınızı kapatacak ve bir daha kullanmayacaksınız. Ya da paylaştığınız şeylerin, başta Facebook Inc. kendisi olmak üzere Facebook’un uygun gördüğü başkaları tarafından da kullanılabileceği şuurunda olarak buna uygun paylaşımlarda bulunacaksınız. Yine de bir takım tedbirlere başvurarak en azından diğer kullanıcıların bu paylaşımları suistimal etmelerini bir nebze önleyebilirsiniz. Bunun için internette sayısız tavsiye var. Göz atmakta fayda ve tedbirleri almakta fayda var.

Sosyal medyada en büyük tedbirin ‘İhsan şuuru’ olduğuna inanıyorum. Bilirsiniz büyüğümüz ihsan şuuru için “Siz O’nu görmeseniz de O sizi görüyor ya” şuuru içinde hareket etmek şeklinde tarif ediyor. Her anının izlendiği, her anının kayıt altına alındığı, attığı her adımın hesabını vereceği şuurunda olmak ve ona göre yaşamak. Evet, benim internet ve sosyal medya için verebileceğim en büyük reçete bu. Bizim paylaşımlarımız üzerinde başkalarının bu kadar hakları olmaları elbette rahatsız edici.  Bugün ‘Harika bir yıldı’ diye benim adıma paylaşım yapan yarın daha farklı paylaşımlar da yapabilir. İleride bunu engellemenin yolu olursa, ki engellenmeli diye düşünüyorum, desteklerim elbet ama şu an için bunu engellemenin mümkün olmadığını düşünüyorum. Bu yüzden durumun farkında olup o bilinçle hereket etmekte fayda var.

30.12.2014 17:24