TAKİP ET
Muhammet Mertek

Muhammet Mertek

“Selefilik” ve bir program

Almanya’nın yine birinci gündem maddesi Selefilik. Köln’deki Selefilik karşıtı aşırı sağcı ve Holigan karışımı gösterileri meydanların kızışacağının da en büyük işareti. Karşıt gruplar çatışarak toplumun huzurunu bozacak boyutlara ulaşmamasını temenni edelim.

Ortalık toz duman. İslamiyet’in muhatap olduğu saldırılar yetmezmiş gibi, onu temsil eden samimi Müslümanlara yapılan akıl almaz, çirkin iftira ve saldırılar da işin en trajik yani.

Selefilik akımının ortalığa korku saldığı bu dönemde o korkuları giderecek, topluma doğru bilgi sunacak insanlara olan ihtiyaç her zamankinden daha fazla. Bunu da ancak yalana, iftiraya, intikama, kine, nefrete, gayza, toplumun içine iftirak ve ihtilaf atmaya tenezzül etmeyenler, bunlardan fersah fersah uzak duranlar gerçekleştirebilir.

Tam da bu hengamede İslam ve Diyalog Bilgilendirme Enstitüsü (INID e.V.) önemli bir programa imza attı. Geçen hafta “Selefilik, Gençlik ve Koruma Yolları” isimli bir konferans düzenledi. Kuruluşunun 15. yılı münasebetiyle Hamm şehrinde gerçekleştirdiği programa çeşitli kurumlardan ve seviyeden 70 kadar insan katıldı. Şehir yetkililerinin yanısıra okul müdürleri, öğretmenler, gençlik dairelerinden yetkililer ve emniyet mensuplarının yoğun ilgisi Selefiliğin olumsuz etkisinin de bir göstergesiydi.

Konuşmacılar Stiftung Weltethos’dan Muhammed Sameer Murtaza ile Düsseldorfer Wegweiser’dan Dr. Michael Kiefer idi. Murtaza, Selefilik akımını tarihi ve ideolojik yönlerden irdelerken, Dr. Kiefer Müslüman gençlerin radikal akımlara karşı nasıl korumaya alınabileceğiyle ilgili önemli bazı yaklaşımlarda bulundu.

Selefiliğin tarihi gelişimi ve değişik formlarına değindi Muhammed Murtaza. Gençleri şiddet ve teröre sürükleyen sebebin Müslümanlığın yüzeysel ve ideolojik algılanmasından kaynaklandığını belirtti. Selefiliğin, çok karmaşık sosyal problemlere basit ve sathî din görünümlü çözümler sunmasının gençlere cazip gelmesinden bahsetti. “Müslümanlığı modern çağlarda da yaşanabilir kılmakla bu akımlara karşı çıkılabileceği”nin altını çizmesi manidardı.

Çünkü İslam, bir hadiseyi veya olguyu “mana, fonksiyon, gaye ve şekil” açılarından bir bütünlük içinde ele alındığında her devirde yaşanabilen bir din oluveriyor. Selefiler gibi mana ve gayesinden uzak, sadece şekil açısından değerlendirildiğinde birçok sosyal problemi beraberinde getiren bir anlayış ortaya çıkıyor. Kur’an-ı Kerim’i “lafız”dan öte anlayamayanların İslam adına attıkları her adım, günümüzdeki gibi, toplumlara korku salan bir hüviyete bürünüyor. Bu sebeple Müslümanların artık şiddeti teşvik eden, şiddete bulaşan her gruba ve zihniyete karşı tepkilerini göstermelerinin tam zamanı.

Dr. Kiefer ise gençleri radikal akımlara karşı koruma çalışmalarını maddi imkanlara bağlayıp, Alman hükümetinin yeterince maddi kaynak ayırmadığından yakındı. Fakat bunlardan daha etkin yolun okullarla katedilebileceğinin de altını çizdi. Öğretmenlerin gençlerdeki zihinsel değişimi ilk fark eden insanlar olması büyük avantaj sağlasa da, öğretmen, aile, sosyal çevrenin etkin paylaşımı radikalleşmeyi daha kolay biçimde engelleyebilir.

Böylesi programların her tarafta yapılması toplumdaki korkuyu biraz azaltabilir. Çeşitli boyutlarıyla meselenin ele alınması insanları rahatlatır, bilinçlenmelerine vesile olur. Programın sade formatıyla hoş bir atmosferde seyretmesi katılımcıları olumlu etkiledi. Açış konuşması da yapan Belediye Başkanı Bayan Ulrike Wäsche’nin hem program hem de akabindeki yemeğe üç saatini ayırması ilginin ve memnuniyetin boyutunu gösteriyor. Soru-cevap faslı bir saat sürdü. İnsanlar çok doluydu. Bilhassa Müslümanlarla birebir ilişki içinde olan öğretmenler ve okul müdürleri tecrübelerini paylaştı. Katılanlardan bir öğretmen, etik dersinde bir Müslüman kıza İslam’dan bahsetmesini istediğinde ‘benim bu konuyu sizinle konuşmam haram’ demesini anlattı. Yaşadıkları ilginç, bazen de anlamsız tecrübeleri danışacak bir mercinin eksikliği gündeme getirildi. Murtaza, bu konuda dikkatleri INID’e çekti. Böylesi programların dışarıda yansımaları da oluyor. Programa katılan bir Alman öğretmenin lise felsefe dersinde konuyu işlemesi ve öğrencilere doğru bilginin adresi olarak INID’i nazara vermesi de bu cümleden. Gençlerin doğru kaynaktan beslenmesi bilgi ve zihin kirliliğinin zirve yaptığı günümüzde her zamankinden daha önemli.

Almanya’da büyük bir boşluğu dolduran INID-Enstitüsü’nün diğer faaliyetlerini www.islam-aktuell.de web sayfasından öğrenebilir veya takip edebilirsiniz. İster Selefilik isterse başka radikal akımlara karşı doğru bilgilenmeden başka çare var mı?

02.11.2014 19:30