TAKİP ET
Dr. Sabine Schiffer

Dr. Sabine Schiffer

Jauch’un talk şovunda çeşitlilik

Moderatör Günter Jauch’un ARD’de pazar akşamları sunduğu talk şovunu günün birinde öveceğim aklımın ucundan geçmezdi. Günter Jauch’u itham edemeyeceğimiz tek bir konu var, o da gazeteciliği.

Programın şov niteliğine bürünmesi talk şovların doğasında olan bir şey. Buna rağmen bir saat süren bu siyasi şova biraz daha fazla siyaset çok iyi yakışırdı.

Gerçi yoğun tartışmalarda, dramaturji gerektirdiği için, tematik olarak kırmızı çizgilerin aşılmaması gerektiğinden dolayı diğer meslektaşları Will, Illner ve Maischberger gibi konuşmacıların sözlerini kesmeyi çok iyi becerebilen, söz kesme tekniğine hakim biri olan moderatör Jauch, programdaki tartışmalarda doğrusu yeterli ciddiyet sergileyemedi.

Ne var ki, 7 Haziran 2015 tarihinde yönettiği program diğerlerinden, diğer tüm alışılmış dramaturjilerden farklıydı. [http://www.ardmediathek.de/tv/G%C3%BCnther-Jauch/Die-Welt-in-Unordnung-kann-Politik-noc/Das-Erste/Video?documentId=28776284&bcastId=8109878] Programın davetlisi Angela Merkel ile Abdülfettah el-Sisi’nin 3 Haziran’da, Berlin’de düzenlediği ortak basın toplantısında soru sormak isteyen ancak soru sorulmasına izin verilmeyen kadın gazeteciydi. Gazeteci Farg Eladly soru sorulmasına izin verilmeyince, toplantıda yüksek sesle bağırarak Merkel’in misafirini katil olmakla suçladı.

Benim gözlemlerime göre bu genç kadın, böyle önemli bir konuda, bir Alman talk şovuna çağrılan ilk başörtülü davetli oldu ve sadece şimdiye dek televizyonlarda defalarca konuşulan “İslam” üzerine değil, günümüzün önemli genel siyasi sorunları üzerine görüş bildirdi. Büyük bir ihtimalle başörtülü davetlinin kırmızı çizgileri tırmalayacağı önceden biliniyordu.

Kırmızı çizgileri aşma girişimleri bu tür programlarda genelde büyük korkuya sebebiyet verir. [http://www.medienverantwortung.de/wp-content/uploads/2009/10/20100906_IMV-Schiffer_Casting-und-Dramaturgie.pdf]

Ama öte yandan bu tür programlarda çok uzlaşmacı bir tavır da sergilenmemelidir. Bu durum konuşmaları kesme ihtimallerini zayıflattığı gibi moderatörün müdahale imkanını da sınırlıyor.

Bir üniversite öğrencisi olan genç gazeteci Eladly; Margot Käßmann, Peter Altmaier, Gabor Steingart ve Dietmar Harz gibi isimlerin katıldığı siyasi şovda “Politika krizleri çözer mi?” biçimindeki soruya cevap olarak çok kaliteli siyasi analizler yaptı. Onun analizlerine yanıt verilmedi ama programı değerlendirdiğimizde ortaya çıkan sonuç umutlanabileceğimiz yönünde.

Sonuç şu: Bazen basma kalıpçı olmaktan çıkmak, renklenmek gerekir, bazen farklı kelimeler ile görüntülere izin vermek, normal ve alışılmışın dışında olana yer vermek gerekir, özellikle de bunu televizyonda yapmak gerekir. Belki bu gelişme politikanın çaresizliğine, vatandaşın hissettiği çaresizliğe bir teselli olur. Esasen bu olgu daha da genişletilebilir ve tabandan gelen demokrasi isteğe bağlı olarak gelişir.

16.06.2015 21:30