TAKİP ET
Dr. Sabine Schiffer

Dr. Sabine Schiffer

Germanwings’de yargısız infaz mı yapılıyor?

Zaman zaman polis memurlarının bir davanın seyrine aykırı olarak, araştırma devam ederken, bir kaza veya bir olay üzerine bilgileri kamuoyuna erken yansıttığı oluyor.

Elimizdeki bilgilere göre1980 yılında ekim şenliğinde meydana gelen suikastta da böyle oldu. Suikastı üniversiteli bir gencin düzenlediğine dair yapılan erken açıklamalar araştırmanın seyrini etkiledi ve kamuoyunun da etkilenmesini beraberinde getirdi.

Gerçeklerin ön plana çıkmasını ise Ulrich Chaussy adlı gazeteciye borçluyuz. Chaussy araştırmalarını önyargılara kapılmadan yaptı ve gerçeklerin gün ışığı gibi ortaya çıkmasını sağladı. Aksi takdirde ekim şenliğini bir kişinin düzenlediği tezi geçerli olacak ve olay kapanacaktı. Şimdi yıllar sonra davanın yeniden görülmesi söz konusu.

Bir hafta önce meydana gelen uçak düşme olayı ile ekim şenliği suikasti arasındaki benzerlikler bununla sona eriyor. Buna rağmen araştırmalarda ortaya çıkan ilk sonuçların hızlı bir şekilde kamuoyuna açıklanması trajedinin algılanmasında önemli bir rol oynadı.

İlk başta Fransız savcısı Robin‘in kokpitteki ses kutusunda duyulanları sanki epey cüretkar ve aceleyle kamuoyuna yansıttığı kanısı oluştu. Ancak Fransa’da, daha önce yabancı medyada yayınlanmış bilgiler kaynak olarak gösterildi ki, bu kaynaklar Fransız resmi yetkililerin üzerinde belli bir baskı oluşturdu.

Ne var ki, yabancı basında yayınlanan bu bilgileri kimin sızdırdığı şimdiye kadar soruşturulmadı ya da soruşturmanın bir parçası olmadı. Sonuç itibarıyla ilk basın toplantısında, ikinci kara kutudaki kayıtlar değerlendirilmeden önce –kara kutuda uçağa ilişkin teknik detaylar bulunuyor- ve uzun sürecek araştırmalar tamamlanmadan önce dünyaya açıklanan bilgilerle bir tez ortaya atıldı.

Ortaya atılan tez pilot yardımcısının depresif ve intihar tehlikesi yaşayan biri olduğunu içeriyor  ve bütün suçun onda buluyordu. Yardımcı pilotun evinde bulunan istirahat belgesi ve bu belgenin alelacele yayınlanmasıyla da suçlunun yardımcı pilot olduğu tezini desteklendi ve bu teze karşı hiç bir uzman ne depresyon  ne de diğer ruhsal hastalıklar üzerine sahip olduğu bilgisiyle karşı çıkamadı.

Bu oluşan izlenime karşı medyada yavaş yavaş oluşmaya başlayan eleştirel bakış da bu algıya karşı duramıyor. Medya, mağdur yakınlarının duyguları üzerinden hareket ettiğini ve meydanı sansasyon arzusuna terkettiğini kabul ediyor.

Tabii ki, tabiri caizse, diğerlerini de içine kapsayan bir intihar kavramı tezinden hareket edilebilir ama bu arada bazı konuya hakim sesler de ortaya çıkmaya başladı. Bunlardan biri Baseler Zeitung [http://bazonline.ch/panorama/vermischtes/Die-seltsam-schnelle-Festlegung-auf-eine-Wahrheit/story/27189482]. Uçağın düşüş sebebi üzerine varılan mutabakat sadece İsviçrelileri şaşırtmıyor. Normalde bu tür soruşturmalar yıllar boyunca sürüyor. Ukrayna üzerine düşen MH17 numaralı uçakla ilgili soruşturmanın sonuçlarının kamuoyuna açıklanmasını hala bekliyoruz.

Pilotlar şaşkınlıkla kafa sallıyorlar.  Germanwings Uçağı’ndaki ses kutusu kokpitteki ses yüksekliğiyle sınırlı. Ayrıca pilotlar kulaklık ile mikrofonu normal uçuş esnasında kullanmıyorlar. Ölüme giderken sakince nefes alan biri soğuk kanlı olduğundan değil, olsa olsa bayıldığı için öyle nefes alır. Öte yandan açıklamalardan anlıyoruz ki, kokpit kapısına vuran kişi gerçekten de başpilot olmayabilir. Bu henüz kesin bir bilgi değil.

İkinci kara kutuyla bağlantılı olarak yapılan açıklamalar da birbiriyle çelişiyor. Önce kara kutuda kayıt kartının olmadığı söylendi, daha sonra bu açıklama düzeltildi ve kara kutunun henüz bulunmadığı ileri sürüldü. Uçak parçaları iki hektarlık alana dağılmış durumda, elbette arananların çabuk bulunamayacağını tahmin etmek zor değil.

Bu durum kurban yakınları için dayanılır, katlanılır bir şey değil ama yanlış açıklamalar da insanlara teselli vermez.  Zaten bu olayda kurban yakınlarını hiç bir şey teselli edemez. Ne varki, bu insani trajedi iki pilotun yakınları için de geçerli. Bu trajedi yardımcı pilotun intihar tezi soruşturma tamamlandığında doğrulansa bile geçerliliğini koruyacak bir trajedi.

03.04.2015 21:00