TAKİP ET
Dr. Sabine Schiffer

Dr. Sabine Schiffer

Cinnet geçiren Müslüman yoktur

Amerika’nın Florida Eyaleti’ndeki Orlando kentinde bulunan ve genelde eşcinsellerin gittiği kulüpte meydana gelen olay üzerine yayınlanan haberler ve yapılan tartışmalar bu yazının başlığındaki gibi veya ona benzer bir cümle ile özetlenebilir, zira 49 kişinin ölümüne ve bir çok kişinin de yaralanmasına sebep olan Omar Mateen bir Müslüman idi. Kişinin Müslüman olması yeterli.

Sanki psikolojik bozukluklar, kıskançlıklar, hayat krizi veya kişinin kendisini etkileyen durumlar böyle bir olayda etkili rol oynayamaz. Her şeyin üzeri “Müslüman“ tanımlamasıyla örtülüyor ve böylece esas itibarıyla “Cinnet geçirme“ olarak nitelendirilebilecek ve Amerika’da artık neredeyse acı ama olağan bir durum haline gelen olay, bir terör olayına dönüştürülüyor. Jakob Augstein da 16 Haziran 2016 tarihinde yayınlanan, okunmaya değer yorum köşesinde bu durumu böyle açıklıyor.
http://www.spiegel.de/politik/deutschland/orlando-attentaeter-omar-mateen-jedermanns-moerder-kolumne-a-1097917.html

İngiliz İşçi Partisi milletvekili Jo Cox’un öldürülmesinde ise farklı bir gelişme izlendi. http://www.hintergrund.de/201606174002/kurzmeldungen/aktuell1/wer-war-der-moerder-von-jo-cox.html
Zanlının aşırı sağcı çevrelerle ilişkisinin olduğu ele geçen bazı unsurlarla belgelenirken zanlının harekete geçmesinde derin siyasi motivasyon yokmuş gibi davranıldı ve olay sanki psikolojisi bozuk biri tarafından işlenmiş gibi değerlendirildi.

https://www.washingtonpost.com/world/suspected-killer-of-british-lawmaker-jo-cox-ties-neo-nazi-ties-group-says/2016/06/17/2067ea0a-33ef-11e6-ab9d-1da2b0f24f93_story.html

Görgü tanıklarına göre, her iki cinayet zanlısı da, suçu işlerken aşırı uçlara dahil olduklarına işaret edebilecek parolalar söylediler. Mateen’in “İslam Devleti“, Thomas Mair’in ise AB karşıtı aşırı sağcıların söylediği ve iki kelimeden oluşan “Britain first“ sloganını bağırdığı ileri sürüldü. Milletvekili Cox, Brexit tartışmalarında AB’de kalmaktan yana tavır koyduğu için aşırı sağcı çevrelerde hain olarak damgalanmıştı.

Peki, bir adamın öyle bağırdığına inanılıyor da diğerine neden inanılmıyor? Bizim politikacılar ile gazeteciler, bu olayların sadece çerçeveyi çizdiğinin, olayların içeriğine dair herhangi bir şey söylemediğinin farkındalar mı? Gerçekler genellikle olması gerektiği gibi incelenmiyorlar, istenen şemaya göre ayarlanıyorlar. Anlaşılan İslamcı teröristlerle ilgili algı çerçevesi aşırı sağcı teröristlerinkinden çok daha güçlü ve bu algı, istatistiklere göre, medyanın büyüten ya da küçülten etkisi olmadan açıklanamıyor.

28.06.2016 16:50