TAKİP ET

Betül Özdemir

Sıla yolunda kaçırdığımız güzellikler (2) – Bosna Hersek

Sıla yolunda kaçırdığımız güzellikleri anlatan gezi yazımıza dört günlük Bosna Hersek gezisi ile devam ediyoruz.

Bosna Hersek deyince herkesin aklına Bosna’nın farklı bir yönü gelse de birçoğumuz için Bosna bir Osmanlı yadigarı. Ülkenin her yeri buram buram Osmanlı kokuyor. Saraybosna, Travnik, Mostar, Blagaj, Pocitelj şehirleri turistlerin en fazla ziyaret ettiği şehirler arasında. Vezirler şehri Travnik ve 116 Müslüman’ın katledildiği Ahmici Köyü´nü geçen yıl ziyaret ettiğimiz için bu yıl gitmedik. Merak edenler buradan okuyabilir: Tıklayın.

POCITELY

Pocitely eski bir Osmanlı köyü. Köyün bir kısmı yıkılmış. Elle sayılacak sayıda hane kalmış köyde. Köy içinde barındırdığı taş evler, kale ve camisiyle ilgi çekiyor. Caminin avlusundan köyü izlediğinizde Pocitely’nin muhteşem güzelliğine hayran kalabilir, dakikalarca aşağı inmeyebilirsiniz. Köye girdiğinizde seyyar satıcıların sizi ‘Buyrun abla, buyrun abi’ şeklinde karşılamasına şaşırmayın. Köyü çok sayıda Türk ziyaret ettiği için seyyar satıcılar turistleri Türkçe konuşarak karşılıyor.

SARAYBOSNA

Yaşanılan acılar hala hissediliyor Saraybosna’da. Binalar delik deşik. Bu şehirde sadece turistik bir gezi yapamıyor insan. Savaştan kalan izleri gördükçe ve yaşanılanları dinledikçe hüzün gezinizin bir parçası oluyor. Halkın gariban duruşu bir kez daha sizi yıllar öncesine götürüyor.

Osmanlı hala yaşıyor bu şehirde. Şehir yapısı ve Osmanlı eserleriyle Türk milletine yabancı gelmiyor. Turist de olsanız geçmişten gelen bağ kısa sürede sevdiriyor Bosna’yı size.

Saraybosna’nın en hareketli bölgesi Baş Çarşı. Akşam da oldukça hareketli Baş Çarşı’nın sokakları. Geç saatlere kadar restoran ve cafeler dolu oluyor.

Cevapcici Bosna’nın en meşhur yemeği. Bildiğimiz pide arasında kızarmış köfte. Bol soğan doluruyorlar pidenin içine. Yanında da bir tabakta yoğurt geliyor. Restoranların hepsini tanımadığımız için caiz et sattığını öğrendiğimiz Cevabdzinica Zeljo‘da Cevapcici yedik. Ertesi sabah kahvaltımızı ise Baş Çarşı’nın ara bir sokağında Buregdzinica Sač börekçisinde yaptık. Meşhur bir börekçiymiş. Müşterilerinden de anlaşılıyordu tanınmış olduğu. Çalışanları Türkçe de anlıyor. Böreğini beğendiğimiz için Saraybosna ziyaretimizde başka börekçiye gitmiyoruz:)

Baş Çarşı’nın göbeğindeki tarihi Gazi Hüsrev Bey Cami şehrin en önemli Osmanlı eserlerinden biri. 1537 yılında inşa edilen caminin yanında Gazi Hüsrev Bey’in türbesi, şadırvan, mektep ve saat kulesi de var.

Saraybosna’da geçirdiğimiz günler yağmurlu da olsa halk ve turistler yağan yağmura aldırmadan gezmeye devam ediyordu. Akşamları ışıl ışıl hale gelen Baş Çarşı’da yağmurun altında gezmek de güzel oldu.

Kardeş ülke Bosna’da dil sorunu yaşamayacağınızı düşünmeyin. Ülkede en fazla Türk turist olsa da Bosna halkı Türkçe bilmiyor. Çok Türk misafir ağırlayan restoranlarda bazı garsonlar bir iki kelime Türkçe biliyor. Onun dışında bir çok esnafla İngilizce anlaşmanız gerekiyor. Veya el kol hareketleriyle ;)

Baş Çarşı’da görülmesi gereken tarihi eserlerden bir diğeri ise Gazi Hüsrev Paşa Pasajı. Pasaj Kapalı Çarşı’yı andırıyor. Kapalı Çarşı’nın çok daha küçüğü. Fiyatlar aşağı yukarı her dükkanda aynı.

Boşnak kahvesi satan satıcının tavsiyesi üzerine Wiener Cafe’de boşnak kahvesi içtik. Osmanlı eserlerinin bir kısmını bir yıl önce ziyaret ettiğimiz için bu yıl tekrarlamadık. Saraybosna’dan ayrılmadan önce son durağımız 1457 yılında İsa Bey’in Fatih Sultan Mehmet’e armağan ettiği Hünkar Cami oldu. Cami Baş Çarşı’ya çok yakın.

Saraybosna’da görülmesi gerken diğer yerler; Tünel (en önemli yerlerden biri), Latin Köprüsü, Saraybosna Müzesi, Morica Han, Hünkar Cami, Ali Paşa Cami, Bakırcılar Çarşısı.

VIJADUKT OSTROCAZ

Mostar’a 50-55 km kala Saraybosna ve Mostar’ın arasında Vijadukt Ostrocaz adlı bir köy var. Bu köyden geçerken yol kenarında nehri izleyebileceğiniz boşluklar göreceksiniz. Mutlaka burada bir mola verin ve Bosna’nın eşsiz güzelliğine şahit olun.

MOSTAR, BLAGAJ

Tarihi şehir Mostar Bosna’nın en güzel şehirlerinden biri. Mimar Sinan’ın öğrencisi Mimar Hayreddin tarafından inşa edilen tarihi Mostar Köprüsü, tarihi Koska Mehmet Bey Camisi ve Karagöz Camisi görülmesi gereken en önemli yerler. Mostar turistlerin Bosna’da akın ettiği şehirlerin başında geliyor. Mostar Köprüsü’nden nehre atlayan delikanlılar turistlerin ilgisini çekiyor. Mostar geleneğine göre şehrin erkekleri nişanlılarına cesaretlerini ispatlamak için düğünden önce köprüden nehre atlarmış. Bugün Mostar köprüsünden bir gencin suya atlamasını istiyorsanız 40 Euro ödemeniz gerekiyor. Köprüden atlayan gençler genellikle turistlerden 3-5 Euro topluyor. Kırk Euro tamamlanınca atlıyorlar suya.

Şehir merkezi genelde kalabalık oluyor. Esnafların sattıkları ürünler genellikle turistlere hitap ediyor. Fiyatları da ona göre biraz daha pahalı. Çarşıyı yazın gezmek pek kolay olmuyor. Yaz aylarında çok sıcak oluyor. Halk sıcaklığın kırk beş dereceye vardığı günler görmüş.

Mostar çarşısında fiyatlar Saraybosna’daki kadar uygun değil. Hediyelik eşyalar Mostar’da daha pahalıya satılıyor.

Blagaj;

Mostar ziyaretçileri Blagaj’ı ziyaret etmeden dönmüyor ülkelerine. Bosna’nın ilk tekkesi Alperenler Tekkesi burada. Buna Irmağı’nın kenarına inşa edilmiş Alperenler Tekkesi 550 yıllık bir tarihe sahip. Tekkenin içinde Türkler tarafından işletilen Sofra Restaurant’ta Türk misafirlerin damak tadına uygun yemekler de var, Türk çayı da. Restoranda çalışan Boşnak garsonlar Türkçe de öğrenmiş. Siparişinizi Türkçe verebiliyorsunuz. Bosnalıların meşhur elma tatlısı Tufahiya’yı da burada deneyebilirsiniz.

Tekkenin restoranında yemek yemenin en güzel yönü yemeğinizi yedikten sonra tekennin manevi atmosferinde soluklanabiliyor olmanız. Gelen Türk ziyaretçiler de içerde biraz vakit geçirmeden ayrılmıyorlardı tekkeden.

Su sesi eşliğinde, huzur içinde yemek yemek istiyorsanız mutlaka Blagaj’a uğrayın. Nehrin çevresi restoranlarla çevrilmiş. Bir yandan garsonlar nehirden balık tutuyor, diğer yandan taze taze pişiriyorlar.

İki günlük Mostar ziyaretinin ardından ayrıldık Osmanlı şehrinden. Bosna Hersek’de yakıt fiyatları da ucuz. Ülkeden çıkmadan önce arabanızın deposunu doldurabilirsiniz. İki buçuk saatlik yolculuğun ardından Hırvatistan’ın Dubrovnik şehrine vardık. (Hırvatistan’da gezilecek yerleri okumak için tıklayın.)

Makedonya gezisi ile devam edecek.

Daha fazla fotoğraf ve ‚Bosna’da konaklama, yeme içme, masraflar‘ hakkında daha fazla bilgi edinmek için tıklayın.

———————-

Betül Özdemir, Medya Pedagogu

26.01.2015 16:34