TAKİP ET
Yaşar Yeşilyurt

Yaşar Yeşilyurt

Ramazan’da Dünya Kupası

İnsanoğlunun temel ihtiyaçlarından birisi de kuşkusuz eğlenmek. Bu nedenle her yıl birçok organizasyon gerçekleştiriliyor sanat, spor gibi alanlarda.

Yerel, ulusal, uluslararası farklı boyutlarda gerçekleştirilen bu aktivitelerden en çok da yarışma formatında olanlar ilgi çekiyor, muhtemelen yine insanın en temel özelliklerinden olan “tarafgirlik” hissini harekete geçirebildiğinden. Hele bir de “milli duygular” işin içine girince, o zaman çok daha dikkat çekici dolayısıyla da başarılı olabiliyor bu organizasyonlar.

1930 yılından bu yana 19 kez yapılmış, yaklaşık 200 ülkenin katıldığı (bu yıl 207 ülkenin katılımıyla rekor kırıldı) “Dünya Kupası”, bunların içerisinde en çok uluslararası ilgiye mazhar, dolayısı ile de en prestijli olanlarından. Öyle ki 2006 Dünya Kupası kura çekimlerini 300 milyon, finalini ise 700 milyondan fazla kişi izlemiş. 2006 Dünya Kupası maçlarını kümülatif olarak 26 milyar insan izlemiş.

Çok büyük bir organizasyon olduğundan, çok büyük yatırımlar ve hazırlıklar gerektirdiğinden FİFA planlamalarını oldukça erkenden yapıyor. 2018 dünya kupasının Rusya’da ve 2022 Dünya Kupasının Katar’da olacağı daha şimdiden belli ve çalışmalar da başlamış durumda.

Biz Müslümanlar açısından yılın en mübarek zaman dilimi olan Ramazan ayına girdiğimiz şu günlerde insan düşünmeden edemiyor: Yıllar öncesinden planlanmış, bütün detayları düşünülmüş böyle dev bir organizasyon, Ramazan ayına denk gelmek zorunda mıydı? 15 gün önce veya Ramazan’dan sonra başlayamaz mıydı? Dünya nüfusunun dörtte birini teşkil eden bu insanların önceliklerinin hiç bir önemi yok mudur? Mesela Ramazanda oruç tutmak isteyen bir Müslüman milli futbolcu iseniz ne yapacaksınız? Veya futbol seyretmekten hoşlanıyorsanız ama aynı zamanda Ramazanda vaktinizi sair zamanlardakinden daha fazla manevi bir atmosferde geçirmek istiyorsanız, sevdiğiniz iki şeyden hangisini tercih edeceksiniz? Yüz milyonlarca insan bu ikilemi yaşamak zorunda mıydı gerçekten?

Dünyadaki ülkelerin üçte biri nüfusunun çoğunluğu Müslüman veya içinde önemli sayıda Müslüman barındıran ülkeler. Bu ülkelerin bu organizasyonlarda hiçbir etkisi yok mudur acaba? Yoksa bu ülkelerin temsilcileri, kendi halklarının hassasiyetlerini önemsemiyorlar mı, insan düşünmeden edemiyor. Nerede o bizim dünyaya “one minute!”ler çeken “global liderlerimiz”? Anlaşılan bazılarının tek becerebildiği şovmenlik, ötesi yok! Kaldı ki burada hiç öyle efelenmelere, öfkelenmelere filan da gerek yok, yapılması gereken adam gibi diplomasi: Fark etmek, izah etmek ve ikna etmek. Hepsi o kadar!

Dünya Kupasının tarihine bile etki edemeyen 1,5 milyarlık İslam dünyasının Ramazan ayı mübarek olsun!

01.07.2014 19:16