TAKİP ET
Yaşar Yeşilyurt

Yaşar Yeşilyurt

Oligarşik azınlık ve haşhaşiler

Başbakan’ın kırk yıllık arkadaşı, istifa eden İçişleri eski bakanı İdris Naim Şahin, “oligarşik azınlık”tan bahsetmişti ayrılırken. O öyle rastgele bir ifade değil, özenle seçilmiş bir söz: oligarşik azınlık. Zaman geçtikçe, süreç ilerledikçe, kapalı kapılar arkasında çarkların nasıl çalıştığını daha net görebiliyoruz. Sistem kendini ortaya koyuyor.

Televizyonlarda gazetelerde hükumet üyelerini göremez olduk artık. Yeni atanan bakanlardan Efkan Ala dışındakileri tanıyan var mı? Bu dar kadro hükumeti de esir almış sanki, varsa yoksa oligarşik azınlık! Hükumet gitti, ekranları ve gazeteleri onlar kapladı. Başbakan Cumhurbaşkanı ile görüşmeye gidiyor, bilin bakalım kimle? Oligarşik azınlığımızın siyasi baş gladyatörü Yalçın Akdoğan ile.

İçişleri bakanının işi nedir? Güvenliği temin edip iç huzuru sağlamak. Bizimkisinin hiç öyle “huzur” verici bir hali var mı? Eski zamanlarda “savaş bakanları” olurdu, daha çok onu andırmıyor mu? Bir diğer savaş bakanımız da adaletten sorumlu ama geldiğinden beri adalet altüst oldu. Bir de MİT’imiz var, işi dış tehditlere karşı bilgi toplamak ve koruyucu tedbirler almak. O da memlekette milyonlarca insanın başına taç yaptığı insanları dinliyor!

Bu hükumetin en büyük itibar vesilesi vesayetle mücadelesi idi, yani Ergenekon davasındaki duruşu idi. Daha yeni, Ergenekon savcılarının tümü tasfiye edildi, pasif görevlere sürüldü! Üstüne üstlük Orman ve Su İşleri Bakanımız buyurmuşlar ki: O kadar çok adamın içeride olması çok yanlış, olsa olsa 5-10 tanesi suçlu olabilir! Şamil Tayyar bile kızmış, “Siz ne zaman Ergenekon davası uzmanı oldunuz” demiş. Suçluları salıverme planlarının işaret fişekleri bunlar.

Hal-i pür melalimiz bu!

Bir de hizmet için atılan manşetler var ki içler acısı: “Gülen Örgütü’nün 8 Kollu Ahtapotu”, “Gülen’in Kirli Ağı”, “İhanet Hareketi”, “Pensilvanya Talimatları”, vesaire vesaire.

28 Şubatın acımasız manşetlerine ne kadar da benziyor!

Peki ya harekete yakıştırılan kelimelere ne demeli: çete, örgüt, paralel devlet, virüs, in, gizli örgüt, hain, işbirlikci, terör örgütü!

Yani “oligarşik azınlık” boş durmuyor, çalışıyor. Fevkalade organizeler, habire yeni iftiralar üretip başbakana sunuyorlar, yolsuzluk gündemini unutturabilmek için. O da sağolsun hepsini atlamadan dillendiriyor. Hocaefendi konuşmayalı neredeyse bir ay oldu, başbakan hergün birkaç yerde konuşuyor!

En acısı da en son geldi: haşhaşiler. Bunlar tarihte suikastleri ile meşhur bir terör organizasyonu. Öylesine meşhurlar ki İngilizcede suikast anlamına gelen “assassin” kelimesi onlardan bir hatıra. Örgütün merkezi İran’da bir yerlerdeki Alamut kalesi. Orası kadınlı-kızlı, içkili ve haşhaşlı eğlenceleri ile meşhur. Bu sevk u safaya alıştırılan örgüt mensupları farklı amaçlara hizmet etmek için suikast düzenliyorlardı.

Şimdi hizmetin benzetildiği yapı bu! Enteresan bir tekerrür, yıllar önce Afyon mahkemesindeki savcı da Hz. Üstad ve talebelerini “haşhaşin” örgütüne benzemekle suçlamış, ne tesadüf!

Merkezdeki oligarşik azınlık ve onların direktiflerinden bir milim sapmayan medyadaki çoğu yeni yetme (ama hepsi çok varlıklı!) kalemşörleri “kışkırtma” stratejisi uyguluyorlar. Hakaret ve iftiranın dozajını artırdıkça birilerinin yanlışa sapabileceğini, ajite olabileceğini zannediyorlar. Boş işler!

Anlamıyorlar ki her geçen gün inandırıcılılarını kaybediyorlar. Bu toplum sizin saçmalıklarınıza mı inansın, yıllardır kendi gözü ile gördüklerine mi inansın? Bu hizmet gönüllüleri bu toplumla temas halinde, sizin gibi villalarına-yalılarına filan çekilmedi! Bu toplum uzun yıllardır hizmet fertlerinin nasıl insanlar olduklarını, ne işler yaptıklarını biliyor. Onların açtıkları müesseseleri tanımayan, oralara girip çıkmamış insan kalmadı memlekette yahu! AKP kadrosunun bile çocuklarının neredeyse tamamı bu müesseselerden gelmiş geçmiş.

Şimdi “oligarşik azınlık” denilen bu “menfaat çetesi” tarafından oluşturulmuş korku düzeni sizi aldatmasın. Bu millet yıllarca teste tabi tuttuğu bu hizmeti, kendi günlük hayatında gözlemlediği kiminin oğlu, kiminin kızı, kiminin amcası, dayısı, teyzesi, halası, yeğeni olan bu insanları kimsenin laf kalabalığına ihtiyaç duymadan tanır ve memleketin bu hasbi evlatlarını vefa ile kucaklamasını da bilir!

20.01.2014 17:54