TAKİP ET

Okur isterse ZAMAN yeniden yayınlanacak

Okurlardan gelen tepkiler üzerine bana gazete yönetiminden ZAMAN’ı DEVRAL ve YAYINLA teklifi yapıldı. Kabul ettim. Bir nevi özelleştirme gibi… Her ölüm yeni bir doğum ise, ZAMAN’ın ölümü niye yine bir doğum olmasın. İstersek başarabiliriz…

“Bu gazete Avrupa’da 1500 adet satarken yayınlanıyordu, şimdi niye kapatıyorsunuz?”

“ZAMAN’ı bu günlere binbir emekle hep beraber getirdik. Şimdi biz okurlara hiç sormadan, görüşümüzü almadan gazeteyi nasıl kapatırsınız?”

“Abonenin emniyetini düşündük, diyerek gazeteyi kapatıyorsunuz. Siz bu kararı vererek benim sesimi boğduğunuzun farkında mısınız! Bu durumda  kamuoyuna nasıl sesleneceğim, sesimi nasıl duyuracağım?”

ZAMAN ALMANYA’yı kapatma kararı üzerine bana gelen tepkilerin bazıları böyle. Onlar içinde bence en ağır olanı ise şöyleydi:

“Aylık yayınlanan bir Post gazetesi kadar da mı olamadınız. Bize bu acıyı yaşatıyorsunuz?”

30 Kasım tarihli kağıt baskı olarak yayınlanan son gazetemizde bana ayrılan köşede şunları yazmıştım:

“Geçen hafta babama veda ettim. Babam cisim aleminden ayrılıp ruhlar alemine vasıl oldu. Bu hafta beraber büyüdüğüm ZAMAN’a veda ediyorum. O da cisim aleminden ayrılıp medya için bir nevi ruhlar alemi olan dijital dünyaya taşınıyor. Bu elinizdeki kağıt baskı olarak son günlük sayımız. Yarından itibaren bizi sadece internette dijital olarak okuyabileceksiniz. ZAMAN artık evinizi ve posta kutunuzu ziyaret etmeyecek. Ona dokunamayacak ve koklayamayacaksınız. Buna karşılık o size artık cep telefonunuz kadar yakın olacak. Davet ettiğiniz veya ziyaret ettiğiniz anda huzurunuza gelecek. Açacak ve okuyabileceksiniz.

Dijital dünyada ZAMAN’ın ömrü ne kadar olacak sorusunun cevabını bilmek mümkün değil. Bunu sizin yani okurlarımızın göstereceği ilgi belirleyecek. “Yeniden kağıt baskı olacak mı?” sorusunun cevabını da yine okurların arzusu belirleyecek. Bu arzu eğer varsa ve ona uygun olan haftalıksa haftalık, aylıkla aylık bir ZAMAN çıkarmak her zaman mümkün. Tabii ki maddi imkanların, okur desteğinin buna uygun olması kaydıyla…”

Vaziyet yazdığım noktaya geldi. Gayret bana, takdir ise ZAMAN’ın vefalı okurlarına havale edildi.

Sözü uzatmayacağım.

Okurlardan gelen tepkiler üzerine gazetenin yeniden yayınlanma durumu gündeme geldi. Neticede bana gazete yönetiminden ZAMAN’ı DEVRAL ve YAYINLA teklifi yapıldı. Bir nevi özelleştirme diyebileceğimiz teklif özetle şöyle:

“Sen kendi şirket veya derneğini kur. ZAMAN’ı devral ve yayınlamaya devam et. Ama bizim şu an sana herhangi bir bütçe verme imkanımız yok. Mevcut okurlar içinde ZAMAN’ın devam etmesini isteyen okurları sen bulacaksın. Onlardan gelecek maddi imkanlarla da gazetenin yayın bütçesini sen oluşturacaksın. Bizim yapabileceğimiz sadece tanıtım ve teşvik.”

Ben de bu teklifi kabul ettim.

Yani siz varsanız ben de varım…

Ama bütçe oluşturmamız gerekiyor. Benim hedeflediğim rakam asgari 2000 okur. Ve yıllık 100 Euro abone ücreti. Bu hedefi yakalayabilirsek hem dijital yayını devam ettirebilir hem de 15 günde bir kağıt gazeteyi adresinize gönderebiliriz.

Herşeyiyle yeni bir başlangıç olsun derseniz, gazetenin adını “Barış Zamanı” olarak da yenileyebiliriz.

Bu konuya gönül verenlerden talebim desteğinizi somutlaştırmanız. Bunun için bana mcebi@eurozaman.de adresinden mail veya 015751651362 nolu telefona destek mesajı atabilirsiniz. Eğer önümüzdeki 15 gün içinde 2000 sayısına ulaşabilirsek sizinle daha somut hususları paylaşmaya çalışacağım. Desteğin artması için bu yazıyı tanıdık ve sevdiklerinizle paylaşmanızı rica ediyorum.

Her ölüm yeni bir doğum ise, ZAMAN’ın ölümü niye yine bir doğum olmasın.

İstersek başarabiliriz…

İnşaallah…

22.12.2016 17:58