TAKİP ET

Yoldaş Sevim!

Yoldaş kendisini akıllı zannediyor. Büyük bir aşkla bağlı olduğu Bolşevik parti zihniyetini demokrasi maskesiyle gizliyor. Ağababalarının kaleme aldığı “İslamlaşan Kürt aşiret reisleri ve toprak beyleri işgalci güçlerin işbirlikçileri olarak Kürt toplumunun bünyesinde en büyük yarayı açtılar. İslam ümmetçiliği anlayışı içinde milli değerleri hor gören bu hain (Kürt) güruh…” (Kuruluş bildirisi)  şeklindeki ifadelere içten biat etmesine rağmen Kürt kimliğini kullanarak takiye yapıyor.

PKK’nın Federal Meclis’teki hararetli sözcüsü akil kadın Sevim Dağdelen mensubu olduğu Sol Parti’yi (Die Linke) tabiri yerindeyse esir almaya devam ediyor. Dağdelen gibi siyasi figürler yüzünden bu partinin PKK’lı olmayan kesimlerce desteklenmesi ise mümkün gözükmüyor.

Marksizm-Leninizm diktatörlüğünü içselleştiren diktatör bir örgütten demokrat çıkmayacağı aşikâr. Kızıl yoldaş Dağdelen özellikle son aylarda Almanya’daki Hizmet Hareketi’ne gösterilen teveccühlerden pek rahatsız.

Cumhurbaşkanı R. T. Erdoğan’ın devam ettirdiği cadı avıyla oluşan mağduriyetlikler tüm hızıyla devam edince zulüm gören kurumlara ve kişilere mikrofonlar uzatılıyor. Televizyonlara, gazetelere, radyolara konuşanlar belli ki Dağdelen’i çok rahatsız ediyor. Buna engel olamayan yoldaş yaşananları ‘sadece hükümet-camia güç kavgası’ propagandasıyla açıklamaya çalışıyor ve herkesin tehlikeli siyasal İslamcı olduğu iftirasını yayıyor.

En son yaşanan somut bir örnek: Alman devlet televizyonunda yayınlanan bir siyasi tartışma programında Sevim Dağdelen Hizmet Hareketi’ni Mısır’daki Müslüman Kardeşler ile (İhvan Hareketi) ilişkilendiriyor. Zaman gazetesinin de ilişkileri olduğunu iddia ediyor. Alman devlet radyosuna verdiği başka bir mülakatında ise “Gülen hareketi İhvancı Erdoğan’ın uzun zaman stratejik partneri idi.” ifadesini kullanarak Hizmet hareketi ve Mısır’daki İslamcıları aynı cümlede yan yana getirerek algılar oluşturuyor. Alman-Türk Parlamentoları Dostluk Grubu üyesi Dağdelen’in Parlamento içinde başka partilerden bazı vekillere yaydığı propagandalar ise herkesin malumu.

Hafızalarımızı tazeleyelim. Kendine demokrat yoldaşın da çabalarıyla 17 Aralık 2014 tarihinde “PKK yasağı Almanya’da kaldırılsın. PKK, AB terör listesinden çıkarılsın” başlığıyla Federal Hükümet’e bir önerge sunulmuştu. İlgili başvurunun görüşülmesi kabul edilince 26 Şubat 2015’de meclis kürsüsünden yapılan propagandalar havada uçuşmuştu. Fakat kurnaz Dağdelen Türk kökenli seçmen oylarını hesaba katarak her zaman olduğu gibi önergeye ismini yazdırmamıştı. Aynı Kasım 2014’de Federal Meclis binasında örgüt bayrağı açan 10 milletvekilinin fotoğraf karesinde yer almadığı gibi.

Bochumlu yoldaş mesele oy olunca karaladığı yerlere gitmekten ise geri durmuyor. Geçmiş yıllarda Hizmet hareketi gönüllüleri tarafından kurulan Berlin’deki liseye yaptığı ziyareti de not etmek lazım. Samanyolu Avrupa Televizyonu’nun programları da dâhil olmak üzere.

Dağdelen hükümete Hizmet Hareketi’yle ilgili yeni bir soru önergesi verdirdi. Cevabı bekleniyor. İnsan haklarını, demokrasiyi ağzından düşürmeyen Sevim Dağdelen’den cesareti varsa şu sorulara cevap vermesini bekliyorum: Örgütünde her kademede etkin olan Marksist-Leninist diktatör yapılar neyin nesidir? Hiçbir kurumda resmi kaydı olmayan gönüllü destekçilerin de bu sert hiyerarşi içinde bağlı oldukları bir yoldaş ağabey ve ablaları var mıdır? Almanya’nın özgürlükçü-demokratik düzeni şeffaf olmayı öngördüğünden bunlar kimlerdir açıklar mısın? Silahla devrim düşüncesinin Alman anayasasında yeri nedir? Alman istihbarat raporlarında yer alan Kürt esnaftan haraç toplanmasına nasıl bakıyorsun?

20.04.2016 08:47