TAKİP ET

Türkiye: 830 milyar Dolar- Almanya: 2 trilyon 903 milyar Euro

‘Büyük Türkiye’ bu olsa gerek. Eskiden Almanya’da başbakanlık ve dışişleri bakanlığı binasında ağırlanan Türk diplomatlar artık UETD salonları başta olmak üzere ağırlıklı olarak cami derneklerine bağlı kermeslerde, sokak festivallerinde, panayırlarda görünür oldular.

‘Büyük Türkiye’yi nasıl kurduklarını dinleyecek Avrupalı muhataplar mı bulamıyorlar bilinmez ama sokaktaki vatandaşa ağız birliği etmişçesine Türkiye ekonomisiyle ilgili rakamları iştahlı iştahlı sıralayarak kendilerinden oy istiyorlar. En son AB Bakanı ve Başmüzakerecisi Volkan Bozkır ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın yaptığı gibi.

Peki, sürekli olarak Almanya’da tekrarlanan rakamlar gerçekten Türkiye’nin güçlü bir ekonomiye sahip olduğunu mu ispatlıyor? O halde iki ülkeyi kıyaslayalım. Şöyle sıraladı yine Bozkır: “Türkiye 10 sene önce 250 milyar dolarlık milli gelire sahipti, bugün 830 milyar dolarlık milli gelire sahip. Merkez Bankası’nın 10 sene önce 25 milyar dolar rezervi vardı bugün 140 milyar dolar bankamızın kasasında para var.” 

Almanya’ya geçelim: Bugün milli gelir 2 trilyon 903 milyar 800 milyon Euro. 10 yıl önceki milli geliri ise 2 trilyon 178 milyar 200 milyon Euro. Almanya’nın kasasında bulunan para miktarı 4,5 trilyon Euro. Almanya’nın 2015 yılında sadece altın rezervi 105 milyar Euro. Sanırım bunlar yeterli.

Somut rakamların ardından sübjektif kanaatlerine geçen Bozkır “Bugün Türkiye, Cumhuriyet tarihinin en güçlü dönemini yaşıyor. Türkiye son 10 senede o kadar büyük hamleler yaptı ki bunu bir çok insan akıllarına dahi getiremiyordu.” dedi.

Evet, Cumhuriyet tarihinin en güçlü yolsuzluk, rüşvet, imtiyaz, hukuksuzluk dönemini yaşıyor Türkiye. Ve yine evet kimse partinizin ülkeyi bu hale getireceğini akıl edemedi. Demokrasi adına 2 bin yasa değiştirilmiş, Türkiye’de 80’li yıllarda 50 STK var imiş, bugün ise 104 bin ile övünmeliymişiz. Elbette övünüyor vicdan sahibi insanlar ancak partizan parti STK’larıyla değil,  sivil ve bağımsızlarla.

Söz yasa değişikliklerinden açılmışken İç Güvenlik Paketi adıyla AKP’nin meclisten geçirdiği son antidemokratik kanunlar yumağına da kısaca bir göz atalım: Bir valiye yargı yetkisi verilebilecek. Kolluk amir ve memurlara emirler verebilecek bu vali. Talimatını yerine getirmeyen polis ve jandarmayı sürdürebilecek yine aynı vali. Kamu düzenini sağlamak amacıyla alınan karar ve tedbirlere aykırı davrananlar, 3 aydan 1 yıla kadar hapis cezasına çarptırılacak. Polis, istediği kişiyi savcı kararı olmaksızın ‘koruma altına’ alabilecek ve istediği kişinin evine girebilecek. Vatandaşı savcı kararı olmaksızın 48 saat ‘gözetim’ diyerek tutuklayabilecek. AB normlarıyla uyuşmayan bu kanunu Bozkırlar ve Arınçlar elbette ki Alman mevkidaşlarına anlatamıyorlar. Neden?

Cevabı Angela Merkel’in İç Politika uzmanı vekili Marian Wendt’de saklı: “Türkiye’nin bu yoldan geriye dönmesini temenni ediyoruz. Otoriterleşme yerine hukuk devletine dönülmesi çok önemlidir. Kaldı ki bir vali kimin tutuklanacağına karar veremez. Bir mahkeme kararı olmadan yasamanın direktifleriyle temel haklar kısıtlanamaz…Sadece ekonomik kalkınma ile bir ülke gelişmez. Hukuk devletine dönüş yapılması kaçınılmaz, demokrasilerde ifadeler özgürce dile getirilir ve çoğulcu bir toplumda sokak protestosu hakkı da bireylere verilmiştir. Erdoğan’dan beklentimiz bu yola tekrardan dönmesidir.”

Sayın Wendt maalesef Sayın Erdoğan’ın bu yoldan dönmesini beklemek ancak İran’ın liberal demokrasiye geçişi sonucu mümkün olabileceğinden fazla ümitvar olmamanızı tavsiye ederim. Almanya’da Ankara Kocatepe Camii imamının Kur’an-ı Kerim tilaveti esnasında UETD pankartına bakarak ne demiş Bozkır? Bunu kendisine sorunuz.  Ama sadece şunu dediğini söyleyebilirim: Oy, oy, oy!!! Verin bize oy, verelim size başkanlık sistemi boy boy!

07.04.2015 19:30