TAKİP ET

Sessiz devrimden sesli otoriterleşmeye 

Bir zamanlar Türkiye’de yaşayan tüm vatandaşların en ileri demokratik standartlara sahip olması gerektiğinden hareketle yapılan reformlar vardı. Çok daha geniş bakış açısıyla yürütülen dış politika vardı. Barış ülkülerinden, medeniyetler arası uyumun beşiğinden bahsediliyordu.

Bunlara karşı olanlara dar görüşlüler olarak bakılırdı. Türkiye’nin esaslı katkılarının AB’nin uluslararası sitemde daha etkili ve yetkin bir oyuncu olmasına yol açacağı ve önceliğinin transatlantik ittifak ile de stratejik yelpazedeki farklı ortaklıkların gelişmesi olduğunun altı çizilirdi.

Geriye kalan ise şu oldu: Sudan sebeplerle dış politikada ‘harici mihraklar, faiz lobileri, ajan ülkeler’ komplo teorileriyle desteklenen strateji iflaslarıyla demokratik dünyanın güvenini kaybeden AK Parti hükümeti, iç siyasete bakan yönüyle ise Ortaçağ’dan kalma ve kendisine muhalif herkese uyguladığı ‘cadı avı’ yöntemleriyle AB fikrini iflas ettirdi. Sadece fikriyat kaybolmadı, geriye sadece ruhsuz bir bürokratik mekanizma kaldı!

Hâlbuki Türkiye, uluslararası sistem içinde sıradan bir ülke değildi. Tek bir coğrafi bölge ile tanımlanamayan, kıtaların ve köklü medeniyetlerin kesişme noktasını oluşturan jeopolitik konumu, sosyo-kültürel yapısı ve transatlantik ittifak içindeki özel konumu kendisini dar kalıplara sokmaya, tek adamlığa soyunmaya, statükocu, tepkisel, agresif yapmaya elverişli değildi.

Ne zamanki hem içte hem de dışta uzlaşma kültüründen uzaklaştı, demokratik dünyadaki ve çevresindeki olumlu adımları teşvikten vazgeçti, çatışma psikolojisine maalesef sırtını dayadı. Bir tek adamın kurucu aktörlüğe soyunduğu rol ile klasik bir Ortadoğu ülkesine dönüştü. Koskoca bir ülkenin özgürlükler ideali bir tek şahsın çıkarlarının korunmasına indirgendi. Özgüveni firarda, demokratikleşmesi sığınmacı statüsü almış, sivil toplumu hapsedilmiş, şeffaflığı cenaze namazıyla müşerref olmuş bir ülkeyle karşı karşıyayız. Ne demokrasiye doku uyumu var, ne de küresel gerçekçilikle uyum.

Uzun bir geçmişe dayanan AB-(Almanya-)Türkiye ilişkilerinin artık heba edilmemesi gerekir. Avrupa’ya sığınmacı akınıyla oluşan krizlerin aşımına odaklanarak insan hakları, hukuk devleti, kuvvetler ayrılığı, ifade ve basın özgürlüğü gibi olmazsa olmaz değerlerin ihmali kabul edilemez.

22 Ocak 2016 tarihinde Berlin’de düzenlenecek olan 1. Almanya-Türkiye Hükümetlerarası Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi toplantısıyla oluşacak fırsatların doğru değerlendirilmesi zaruridir. Almanya’nın ve AB’nin tüm mekanizmalarıyla AK Parti hükümetine artık dur demesi gerekir. Suriyeli ve Iraklı sığınmacıların Avrupa’ya geçişlerinin engellenmesi için siyasi koz elde eden Türkiye’deki hükümet Avrupa’nın ekonomi kozunun farkındadır. Başta IŞİD terörü olmak üzere her türlü aşırı örgütle mücadele için ortak işbirliği elbette ki elzemdir.

Fakat kalıcı istikrar, ancak ve ancak insan haklarını, temel özgürlükleri ve demokratik değerleri içeren ekonomik ve kültürel boyutları da kapsayan geniş işbirliğiyle sağlanabilir. Artık dış politikada yapıcı bir sinerji oluşturmayan AK Parti’nin evrensel değerlere dönüş yapması zorunludur, bu AB’nin de çıkarınadır.

Türkiye’de bir zamanlar neredeyse her alanda demokrasi için ileri standartların elde edilmesi özgürlükler isteyen vatandaşların beklentileri doğrultusunda AB norm ve müktesebatına uyan birçok anayasal değişiklik ve yasal reform düzenlemeleri ile sağlandı. Temel hak ve özgürlüklerin hayata geçirilmesi ise bağımsız sivil toplumun güçlenmesiyle oldu.

Yolsuzlukla mücadele yasalarını uluslararası sözleşmelere taraf olarak yine bir zamanlar güçlendiren hükümet 17-25 Aralık 2013 soruşturmaları sonrasında demokrasiyi maalesef parti tahakkümünün esiri yaptı. Ekselansları bağlayıcı anlaşmalara dayalı tüm hukuki yükümlülükleri kaldırdı, ideolojik sınırlamalar çizdi ve tek bir işaret parmağını hukuka dönüştürdü.

AB başta olmak üzere demokratik dünya bir zamanlar “sessiz devrimler”den bahsederken şimdilerde ise haklı olarak “sesli otoriterleşmeler” konuşuluyor. Türkiye’nin içinde bulunduğu durum gerçekten içler acısı

15.01.2016 16:55