TAKİP ET

Müslümanlardan AfD’ye karşı anayasalı savunma

Müslümanların inancını “yabancı madde” gibi çirkin bir kavramla özdeştiren “Almanya için Alternatif” (AfD) isimli İslam karşıtı popülist bir partinin, aynı “Batı’nın İslamlaştırılmasına Karşı Yurtsever Avrupalılar” (Pegida) adlı hareket gibi, demokrasiden anlamadığı konuşuluyordu fakat Anayasa’ya karşı gösterdiği tahammülsüzlüğün bu kadar had safhada olduğu bilinmiyordu.

Hafta başında Berlin siyasetinin merkezinin sınırları içinde yer alan bir otel odasında Müslümanların, parti programlarındaki anayasa ihlallerini madde madde sıralaması karşısında argüman bulamayan AfD’nin, çareyi görüşme masasından kaçmakta bulması görülmeye değerdi.

Almanya Müslümanları Merkez Konseyi (ZMD) Başkanı Aiman Mazyek ve yönetim kurulunun hamlesi Genel Başkan Frauke Petry ve ekibini şah-mat etti. Anayasa’dan asla taviz yok diyen Müslümanlar Konseyi Almanya tarihine bence önemli bir not düştü.

50 yıldan fazla bir süredir devam eden göçle Almanya’nın bir parçası haline gelmiş bir dini topluluğun toptan dışlanması kabul edilemez. Kendilerini ülkenin asli unsuru olarak gören radikaller, dini inancı, dili, ırkı, siyasi görüşü ne olursa olsun herkesin Anayasa güvencesi altında olduğunu görmemekle, savundukları ideolojinin ne denli zararlı olduğunu ortaya koyuyorlar.

Programında cami yapımlarına karşı çıkan; kurban kesimine, başörtüsüne, sünnete, bazı şehirlerde okunan ezanlara yasak talep eden bir partinin demokratik rejimle sorunları olduğu muhakkak ki ZMD, Nazi Almanya’sı döneminden beri ilk defa bir dini cemaate toplu halde iftiralar atıldığını, kendisine kin ve nefret söylemleriyle saldırıldığını belirtiyor.

Mazyek’i dinleyelim:  “AfD’nin parti programında tüm bir dini topluma genellemelerle iftira atmayı sürdürdüğünü endişeyle izliyoruz… Bu durum bize tarihimizin en karanlık zamanını (Nazi dönemi) hatırlatıyor.” Müslümanların doğrudan yönelttikleri 9 sorunun tamamının Anayasa’daki güvencelerle ilişkili olması doğal olarak AfD’yi kızdırdı. Görüşme masasından kalkıp başka bir odaya geçip, yaklaşık 3 dakika sonra gelip konuşmak istemediklerini söylemeleri izledikleri stratejinin bir parçası olarak okunmalı. Kendi tabanlarına güya ‘Müslümanların hadlerini bildirdik’ mesajı verdiler. Fakat aksine rezil oldular. Konseyin tanıtım panosunda yer alan yeşil hilalin bulunduğu yerden resim çekilmesin diye hızlıca uzaklaşmak fayda etmedi, Anayasa’ya bir kez daha sahip çıkan Müslümanlar demokrasinin savunulmaya devam edileceği mesajında bulundu. AfD’ye yapılan davetin Almanya Anayasası’nın yürürlüğe girişinin 67. yıldönümüne (23 Mayıs) denk getirilmesi manidardı.

Aynı gün konuşan Almanya Cumhurbaşkanı Joachim Gauck ise İslam karşıtlarına kapıların kapatılmasını isteyerek “Şunun açık olarak bilinmesi gerekir. Demokratik hukuk devletinin hoşgörüsü kin ve şiddet kışkırtması yapıldığında biter. Anayasa düşmanlarıyla, yani anayasanın çekirdeğini oluşturan kısımları değiştirmek isteyen veya yok etmek isteyen insanlarla konuşma temelli görüşmeler yapılmaz. Anayasa’ya karşı suç işleyenler ise tabi ki hukuk devletinin tüm araçlarıyla takip edileceklerdir.” dedi.

AfD ve Pegida’yı kastederek  “Bunların bazı sözcülerinin iddia ettikleri gibi halkın iradesini temsil ettiklerini söylemeleri gerçeklerle bağdaşmamaktadır, gülünçtür.” tepkisinde bulunan Gauck, Müslümanların ülkenin bir parçası olduğunun bir kez daha altını çizerek adrese teslim mesajlar verdi.

Yeri gelmişken söylemekte fayda var. Hükümetin küçük ortağı Hıristiyan Sosyal Birlik Partisi’nin (CSU) özellikle Genel Başkanı Horst Seehofer, AfD konusuyla ilgili tehlikeli sulara kulaç atıyor. Sığınmacı politikalarından ötürü Başbakan Angela Merkel’in partisi CDU’ya verilen desteğin azalmasını fırsat bilen CSU, AfD tabanına bazı sloganlarla göz kırpıyor. Hatta gerçekleşmesi şu an itibariyle ihtimal dışı olarak görülse de AfD’nin güçlü olduğu yerlerde CSU olarak seçimlere katılmayı dahi tartışıyor.

Sadece Bavyera Eyaleti’nde tek başına seçime giren CSU, diğer eyaletlerde CDU’ya destek veriyor. Merkel’in Türkiye’ye gitmeden önce (22 Mayıs 2016) bir Alman gazetesine verdiği mülakatta Seehofer’i doğrudan hedef alması alışılmış bir durum değil. Koalisyon ortakları arasında ciddi bir kriz var. Merkel sürekli olarak hedef alınmaktan bıkmış durumda.

24.05.2016 17:22