TAKİP ET

Kim bu Ozan Ceyhun? 

14 yıl Alman Yeşiller Partisi üyesi idi. Partisi sayesinde sosyalist kanattan 1998 senesinde Avrupa Parlamentosuna (AP) seçildi. Aradan sadece iki yıl geçti, ani bir kararla Sosyal Demokrat Parti’ye (SPD) geçti, fakat AP vekilliğinden istifa etmeden 2004’e kadar görevini sürdürdü. Yeşillerin sayesinde maaşını almaya devam etti.

Almanya’dan vekil olarak girdiği AP’de ilk zamanlarda Almanya’ya çalıştı. Sonra birden 1980’de kaçtığı Türkiye’yi keşfetti. CHP’li oldu. Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül’ün AB ve Almanya danışmanlığını yaptı.

Yine karar değiştirdi. Eski bakan Egemen Bağış’ın AKP danışmanlığını yürüttü. Daha sonra baktı ki Bağış ve tayfası yolsuzluk ve rüşvet skandalından sonra listeye giremedi birden Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’na sarıldı.

Kur’an ayetleriyle dalga geçen Bağış’la sıkı dost iken dinden diyanetten bahsetmezdi. Bağış gidince bu kez “Cuma günü hangi camiye gittiğimi kimsenin bilmemesine özenirim.” mesajı ile ‘hidayete erdiğini’ ilan ediverdi.

Almanya’da ateist sosyalist iken dindarları yazdırdığı raporlarla ispiyonlarken, Türkiye’de birden muhafazakâr oldu. Diyanet, Milli Görüş karşıtı iken bugün koyu bir DİTİB’ci, UETD’ci oluverdi. Bu şahsı tanıyabildiniz mi?

Eski Komünist, eski sosyalist, eski Yeşil, eski Sosyal demokrat, eski CHP’li, eski anti-muhafazakâr raportör, eski İslamcı düşmanı, eski Osmanlı karşıtı (bugün “Gazam mübarek olsun!” mesajıyla Fetih’e hazırlandığını haykırıyor!): Ozan Ceyhun.

‘Havuz medyasına’ bağlı bir kanalın müdavimlerinden ‘AK Ozan’. Sürekli olarak ‘paralel yapı’ safsatasını diline dolayarak masum insanlara kara iftiralar sıralayan bu şahsın propagandalarına bakalım onu tanıyan eski Sosyal demokrat partidaşları nasıl cevap veriyorlar.

Zaman’a özel mülakatlar veren SPD Federal Meclis milletvekilleri Michelle Müntefering (Alman-Türk Parlamentoları Dostluk Grubu Başkanı), Dietmar Nietan (Parti Türkiye Koordinatörü) ve Axel Schäfer’e (Parti Federal Meclis Grubu Başkan vekili) sorduk: “Paralel yapı’ iddialarına inanıyor musunuz?  İşte cevaplar:

Michelle Müntefering:  “Bugüne kadar komplo teorileriyle hiçbir zaman işim olmadı. Komplo teorileri bize asla yardımcı olmaz. Ben komplo teorilerinin dostu değilim. Türkiye’deki gelişmeleri endişeyle izliyorum. Artık Türk hükümeti modern ve geniş görüşlü bir Türkiye resmi çizmemektedir.”

Dietmar Nietan: “Erdoğan, siyasi kariyerinde her zaman derin devleti yenmek istemişti. Eğer bazı strüktürler şeffaflıkların oluşmamasına sebebiyet veriyorsa bu strüktürlerin sonuçta Erdoğan’ın politikalarıyla oluşturulduğunu düşünüyorum. Bu yüzden de benim için ‘paralel devlet’ söylemi toplumun eleştiren kesimine baskı uygulanmasına yönelik baskıya yardımcısı bir argümandır. Bu yanlış bir yoldur. Bence Erdoğan Kemalistlerin derin devletine kendi adamlarını doldurarak kendi derin devletini kurdu. Derin devlet kendi derin devletini kurmakla yok edilemez.”

Axel Schäfer: “Paralel devlet suçlamasıyla ilgili şunu diyebilirim ki, bu sürekli aynı bir mekanizmadır. İçte problemlerin varsa dışarıda bir düşman ara. Tabii ki sözde düşmanlar. Belli şeyler bir balon gibi şişiriliyor. Şişince de çok büyük bir şeymiş gibi de düşünülüyor. Ancak balondaki havayı çıkarınca içinin boş olduğunu görüyorsunuz. Ben iddia edilenleri gerçek bir problem olarak görmüyorum. Ölçüsüzce abartılıyor.”

Ceyhun Türkiye tarihinde II. Kubilay Uygun olmaya hak kazanabilecek yegâne isimdir. “Bana Uygun’un kim olduğunu söyle, sana Ceyhun’un kim olduğunu söyleyeyim” şeklindeki bir atasözünün de kesinlikle ülkeye kazandırılması zaruri olup, iş bu teklifi de devletimize bizzat arz ediyorum.

10.04.2015 21:30