TAKİP ET

Enkaz yığını

19 Mayıs 2016’da Alman N24 televizyonuna verdiğim mülakatta da belirttim. Avrupa Birliği ve Alman Hükümeti’ni Türkiye’deki iktidar partisiyle daha nice krizler bekliyor.

Geçmiş yıllarda ve özellikle de son aylarda yaşananlar ortada. Tek adam devletine gidilen yolda en son seçme ve seçilme özgürlüğüne yapılan darbeden de görüldüğü gibi Cumhurbaşkanı R. T. Erdoğan ve yandaşları tüm demokrasi değerlerini budamaya devam ediyor. Milli irade ağızlardan düşürülmüyor, fakat yine milletin iradesiyle göreve getirilen halkın seçilmiş vekillerinin hakları gasp ediliyor. Kendilerine destek vermeyen herkesi ‘terörist, vatan haini, ajan, işbirlikçi’ ilan eden iktidar hükümeti ne yazık ki koskoca Türkiye Cumhuriyeti’nin demokratik değerlerini ayaklar altına alıyor. Dün ‘çözüm sürecinde’ demokrat ilan edilenler bugün terörist damgasıyla meclisten atılmaya çalışılıyor.

22 Mayıs’ta (AK Parti kongresinin yapılacağı gün) Türkiye’yi ziyaret edecek olan Almanya Başbakanı Angela Merkel’i zor görüşmeler bekliyor. Türkiye’yle birlikte yürürlüğe konulan mülteci anlaşmasının uygulanmasıyla çok düşük seviyelere gerileyen AB’ye göç rakamlarının mevcut şekilde devam etmesi gerekir Brüksel ve Berlin açısından. Bu bağımlılık ise Merkel’in ellerini bağlıyor, hareket alanını zayıflatıyor. Yaşanan diplomatik krizler ilişkileri sürekli kopma noktasına getiriyor. Merkel her defasında ilgili anlaşmanın bozulmaması için çıkış yolları arasa da uzun vadede Alman-Türk ilişkilerinin bu kaygan düzlemde ilerleyemeyeceğini kendisi de biliyor. Ankara’daki saray yerine İstanbul’da Erdoğan’la yapacağı ikili görüşmelerde eleştirilerini doğrudan yüzüne söylese de hiçbir şeyin değişmeyeceğinin kendisi de farkında.

Son birkaç günde yaşanan gerilimleri hatırlayalım. AB’nin vize muafiyeti görüşmelerinden sorumlu Alman kökenli Türkiye Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Hansjörg Haber, Türk Dışişleri Bakanlığı tarafından vize serbestisi konusunda söylediği “Türk gibi başlayıp Alman gibi bitirmek, burada ise tersi oluyor.” sözünden dolayı kınandı. AB Bakanı Volkan Bozkır Erdoğan’ın talimatıyla imalı bir dille Haber’i istenmeyen adam ilan etti. Hem de saçma sapan bir gerekçe yüzünden. Haber, 72 kriterden taviz verilmeyeceğini söyleyince başına gelmeyenler kalmadı. Ankara daha önce de ikisi basın ve ifade özgürlüğü konusuyla ilgili olarak tam 3 kez Almanya’nın Ankara Büyükelçisi Martin Erdmann’ı bakanlığa çağırmıştı.

Olaydan birkaç gün sonra Almanya Parlamentosu Başkanı Norbert Lammert, Erdoğan’ı “otokrasi heveslisi” olarak nitelendirdi. Türkiye’deki iktidarın demokrasiden uzaklaştığını söyleyerek “feodal egemenlerin keyfi müdahalelerinden korumayı amaçlayan hakların korunması” gerektiğinin altını çizdi. Tüm bunlar yaşanmadan önce ise Türkiye’nin iki buçuk aydır Berlin’in Almanya-Türkiye Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi toplantısı için randevu talebine cevap vermemesi sonrasında Alman hükümeti de İçişleri Bakanlığı müsteşarını Ankara’ya göndermekten vazgeçti.

Dokunulmazlıkların kaldırılması yönünde alınan karar sonrasında ise Merkel, sözcüsü üzerinden “Alman hükümeti açısından canlı bir demokraside basın ve düşünce özgürlüğü kilit bir rol oynamaktadır. Bu sadece basının çalışmaları için değil, siyasi ve toplumsal tartışma ortamına katılmak isteyen tüm vatandaşların kamuya açık ifadeleri için ve özellikle de vekillik görevini özgürce ve bağımsız bir şekilde yapabilmeleri gereken vatandaşların seçtiği temsilciler için de geçerlidir.” mesajında bulundu. Federal Adalet Bakanı Heiko Maas ise “Türkiye eğer AB’ye tam üye olmak istiyorsa, hukuk devletinin içini oyamaz. Muhalif milletvekilleri keyfi yargılanmalara maruz bırakılmamalıdırlar.” dedi. Federal İçişleri Bakanı Thomas de Maiziere de vize serbestliği için öngörülen 72 kriterden taviz verilmeyeceğini belirtti ve koşullar yerine getirilse bile vize muafiyetinin gerekli durumlarda acilen askıya alınmasını öngören fren mekanizmasına Brüksel’de destek verdi.

Diğer bir kriz ise yolda. 2 Haziran 2016’da Almanya Parlamentosu’nda “Ermenilere soykırım” tasarısı büyük bir ihtimalle kabul edilecek. Ankara’nın Berlin Büyükelçisi Hüseyin Avni Karslıoğlu’nu geri çekmesi durumunda Berlin’den atılacak olası adımlar da ikili ilişkilere yine zarar verecek.

21.05.2016 16:56