TAKİP ET

Angela Merkel yine Türkiye yolcusu

Herkes, insan hakları ihlalleri için kılıf olarak kullanılan ‘terör yasaları değişmeden vize serbestliği olmayacak’ derken, o susuyor. Ahali ‘rüşvet ve yolsuzlukla mücadelede indirim yok’ diye uyarırken, o sığınmacı göçünü engellemeyi amaçlayan anlaşmayı anlatıyor.

AB’nin tepesindeki isim ‘Türklere vizeye hazırız top artık sadece Erdoğan’ın elinde’ diye son noktayı koyarken, kendisi insan kaçakçılarının kazandıkları paralara dikkat çekiyor. Durum böyle olunca ister istemez insanın aklına bunun sebebi hikmeti nedir sorusu geliyor. Dün (13.05.16) Federal Basın Evi’nde düzenlenen haftalık basın toplantısında Sözcüsü’ne doğrudan sorunca ‘hikmetler’ anlaşıldı. Başbakan Angela Merkel, Dışişleri Bakanı Frank-Walter Steinmeier’i de yanına alarak 22 Mayıs’ta İstanbul’a gidecek. Birleşmiş Milletler (BM) Dünya İnsani Yardım Zirvesi bahane Cumhurbaşkanı R. T. Erdoğan’la görüşmek şahane.

12 Mayıs 2016’da gerek Federal Dışişleri Bakanlığı’nda düzenlenen Avrupa Forumu’nda olsun gerekse toplantının akabinde yapılan Avrupa Evi’nin açılışında olsun Merkel, 72 kritere şartsız kayıtsız riayet edilmesi konusunda açık tek bir ifade kullanmadı. Toplantıları takip etmeme rağmen Hükümet Sözcüsü Steffen Seibert’e “Acaba ben mi kaçırdım. Sayın Merkel 72 kriterden de bahsetti mi? Hani gazetecileri hapishanelere attırtan terör yasasının değiştirilmesi kriteri ve yolsuzluklarla mücadele kriteri var ya.” diye soru yöneltince Seibert, Başbakan’ın 72 koşul içinde yer alan noktaları birebir zikretmediğini genel konuştuğunu söyledi. Fakat canı rahat etmeyecek olacak ki “Vize serbestliği yol haritası kapsamında tüm kriterlerle ilgili taahhütler 2013 yılı Aralık ayında verildi.” hatırlatmasında bulundu. Ayrıca parantez içinde şunu da belirtmek isterim ki aynı görüşmede Uluslararası Af Örgütü’nün Suriyeli sığınmacılar üzerine sınırda ateş açıldığı yönündeki iddialarıyla ilgili Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Sawsan Chebli “Bu iddiaları ciddiye alıyoruz.” dedi. İki ülke arasında neredeyse her alanda kriz yaşandığı belli.

Tek istediği mülteci anlaşmasının bozulmaması olan (tabi ki siyasi geleceği de neredeyse bu meseleye bağlı hale geldi) Merkel’e dönecek olursak. Kendisi için öncelikli olan 4 mesele bulunuyor. Son yarım yıl içinde yaptığı konuşmalarındaki mesajlardan da anlaşıldığı üzere Euro Bölgesi’nin istikrarının korunmasını istiyor, uluslararası terörizmle ortak mücadele talep ediyor, sığınmacı göçünün engellenmesinin ancak Türkiye’yle yapılabileceğine inandığı için anlaşmanın bozulmamasında ısrar ediyor ve ABD ile TTIP ticaret anlaşmasının yürürlüğe girmesinin çıkarlarla bağdaştığını düşünüyor. Bu konularda geriye dönüş istemiyor. Türkiye’yle ilgili olarak bu nedenle Erdoğan’ın resmen harcadığı sığınmacı anlaşmasının diğer mimarı Ahmet Davutoğlu olmadan da olur tavırları sergiliyor. Pragmatizm zirvelerde.

Fakat Merkel sussa da partnerleri susmuyor, bilakis eleştirilerin tozunu artırıyorlar. İşte örnekler: AB Komisyonu Başkanı Jean-Claude Juncker: “Eğer Erdoğan, Türklerin Avrupa’ya vizesiz seyahat etme haklarına karşı bir strateji izlerse o takdirde bunun hesabını Türk halkı karşısında vermelidir.”; Steinmeier: “Türkiye’de yaşanan iç gelişmelerle ilgili çekimser kalamayız. Buna ifade ve basın özgürlüğü alanlarındaki kısıtlamaların eleştirilmesi de dâhil.”; Avrupa Parlamentosu Başkan vekili Alexander Graf Lambsdorff: “Türkiye’de terör yasalarının yorumu ne hukuk devleti ilkesiyle ne de ifade özgürlüğüyle bağdaşmamaktadır.”

Yerli diğer partnerlerle devam edelim: Hıristiyan Birlik Partileri Federal Meclis Dış İlişkiler Komisyonu Başkanı Norbert Röttgen: “Terör yasaları değiştirilmeden vize muafiyeti olmayacak. Vatandaşlarına vize serbestliği lezzeti tattırmak Erdoğan’ın kendisinin elinde.”; SPD Federal Meclis milletvekili ve AB İlişkileri Başkan vekili Axel Schäfer: “Türk vatandaşlarına vize muafiyetiyle ilgili sorumluluk Türkiye’dedir. Vize serbestliği için 72 kriterin yerine getirilmesi zorunluluğu baştan beri belliydi. Bunların yerine getirilmesi sonrasında AB içindeki tüm partnerler harekete geçmeye hazırdır.” Başka söze hacet var mı? Bakalım 22 Mayıs’ta sığınmacıların AB’den uzak tutulması karşılığında vize serbestliği Erdoğan’a ödül olarak satışa çıkarılacak mı?

13.05.2016 15:36