TAKİP ET

Angela Merkel ile 10 yıl ve Türkiye 

Başbakanlığı 10 yıl önce Sosyal demokrat Gerhard Schröder’den devralan Hıristiyan demokrat Angela Merkel’i Türkiye-Almanya ilişkileri çerçevesinden değerlendirmem gerekse kısaca şunu söylerim: 2005 yılında demokrasi ve hukuk devleti ilkelerine yönelen AB yanlısı Türkiye’yi o dönem desteklemeyen Merkel, 2015 yılında hukuk ve temel vatandaşlık hakları ihlalleriyle sırtını AB’ye dönen Türkiye’yi şimdi destekliyor.

Hafızalarımızı tazeleyelim. Merkel’in 2005 senesinde seçilmesinde en önemli rol oynayan faktörlerin başında Türkiye karşıtlığı geliyordu. Yanlış anlaşılmasın karşıtlıktan kasıtım bir nefretinin olduğu tabi ki değil. Merkel şu sözü verdi seçmene ve seçildi: “Benimle Türkiye asla Avrupa Birliği tam üyesi olamayacak.” Bu sözü bugün de söylüyor diyebilirsiniz. Fakat kaçırılan bir nokta var. Yukarıdaki vaatleri yaparken Türkiye’den devasa göç akınının olacağını, kendisinin ise bunu engelleyeceğini söylemişti.

Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy ile birlikte o dönem demokratik reformlarıyla dikkat çeken Türk hükümetine karşı kapıları her anlamda kapatmıştı. Hatta aynı yıl bu ay ölen eski Sosyal demokrat Başbakan Helmut Schmidt, Merkel’in Türkiye karşıtı çıkışlarına duyduğu hayranlığı “Türkiye’den gelenler için serbest dolaşım hakkı verilmemeli. ‘Nüfus fazlalığı’ olacak bunlardan.” gibi sözlerle dile getirmiş, Schröder’e değil Merkel’e destek verdiğini açıklamıştı.

2005-2014 yılları arasında Başbakan Merkel farklı platformlarda ve hatta Berlin’de ağırlanan dönemin Başbakanı R. Tayyip Erdoğan’ın da yüzüne Türkiye’nin AB tam üyeliğini desteklemediğini söylemişti. Hatta Başbakan sıfatıyla katıldığı bazı programlarda “CDU Parti başkanı sıfatıyla Türkiye’nin AB üyesi olamayacağı görüşündeyim. Fakat Başbakan olarak Türkiye’yle yürütülen müzakerelerin ucunun açık olduğuna dikkat çekiyorum.” mealinde bence tuhaf olan açıklamalarda da bulunmuştu.

2015 yılına gelindiğinde ise Suriyeli sığınmacılar Avrupa’ya en fazla da Almanya’ya akın edince işler değişti. 1 Kasım 2015 genel seçimleri öncesinde Türkiye’ye giderek Cumhurbaşkanı Erdoğan ile ikili görüşmelerde bulunan Merkel, ‘seçim destekçisi’ eleştirilerine dahi kulak tıkayarak mültecilerin Türkiye’de kalmasının kabul edilmesi durumunda ise Türk vatandaşlarına AB’de vize serbestisi dahi getirilmesini onayladı. AK Parti hükümetinin saymakla bitmeyen hukuk ihlallerine rağmen 10 yıl sonra Türkiye destekçiliğine ‘terfi etti’. Serbest dolaşımdan doğacak ‘yığınlardan korkudan’ ise bahis yoktu. 15-16 Kasım 2015 tarihindeki Türkiye’nin dönem başkanlığında yapılan G20 zirvesinde yer alan Merkel döner dönmez AB-Türkiye zirvesi yapılacağını (19 Kasım konuşması) duyurdu.

Hukuk ihlalleri sonrası Türkiye’den kaçan yabancı sermaye içinde Alman şirketleri de bulunuyor. Merkel’den ses yok. Almanya’ya ‘dış güçler’ suçlaması yapılıyor. Merkel, Antalya’nın güneşinin tadını çıkarıyor. Özgür medya kapatılıyor. Merkel, zirve diyor başka bir şey demiyor. Saygı duyduğu Cumhurbaşkanı Joachim Gauck’a ‘Almanya imamı’ diye saldırılıyor, Merkel G20’de sunulan imam bayıldı ile tanışmakla yetiniyor. 10 yıl önce Gerhard Schröder ve ortağı Yeşiller Partisini sert dille eleştiren Merkel bugün Yeşiller’in Türkiye’deki hükümet ile ilgili endişelerini bırakın ciddiye almayı, bilakis ayaklarına giderek kendilerine destek oluyor.

22.11.2015 16:42