TAKİP ET

AB’ye vizesiz giriş için Zaman’ın geri iadesi zorunlu

AB Konseyi ve Avrupa Parlamentosu’na, Türk vatandaşlarına Schengen Bölgesi’ndeki 26 ülkeye yılda iki kez olmak üzere 90 günü aşmayan seyahatlerinde vize serbestliği sağlanmasını tavsiye eden AB Komisyonu bugüne kadar vize muafiyetiyle ilgili 3 rapor yayımladı.

Türkiye’deki iktidar hükümeti tarafından hâlâ yerine getirilmeyen 5 kriterin altını çizdi ve 2 kriter için ise “teknik sebeplerden kaynaklanan gecikmeleri” dikkate alarak Ankara’ya ek süre tanıdı. Bağlayıcılığı olmayan tavsiye kararının AB’ye vizesiz girişe dönüşebilmesi için 28 ülkenin temsil edildiği Konsey’de onaylanması gerekiyor. Kabul oyu veren en az 16 ülkenin nüfusunun AB’nin nüfusunun yüzde 65’ini oluşturması şart.

Yukarıdaki hatırlatmalardan sonra Türk vatandaşlarına vize muafiyeti konusunu madde madde ele alalım. Ankara’nın yerine getirmediği hangi koşullar var? “Yolsuzluk ve rüşvetle etkin mücadele edilmesi, yargının AB normlarıyla uyumlu hale getirilmesi, kişisel verilerin korunması, AB polis teşkilatı Europol ile sıkı işbirliği yapılması, terörün yeniden tanımlanarak terörle mücadele yasasında değişikliğe gidilmesi”.

İki taraf arasında güvene ve işbirliğine dayalı yeni bir süreç oluştu mu? Oluşmadı. Özellikle basın ve ifade özgürlüğüne yönelik hukuk ihlalleri ağır eleştirilere yol açıp AB sürecini olumsuz yönde etkiliyor. Bu alanlarda düzeltmeler yapılmadan vize serbestisine onay verilmeyeceği ifade ediliyor.

Türk vatandaşları için Schengen vizesi zorunluluğunun kaldırılması tavsiyesi demokrasi alanındaki ilerlemelerden mi kaynaklanıyor? Hayır, AB ile varılan mülteci mutabakatıyla oluşan anlaşmaya dayanıyor. Reel politikaların şekillendirdiği çıkar ilişkileri kaynaklı.

AK Parti vazgeçilmez güvenilir bir ortak olarak mı görülüyor? Böyle olmuş olsaydı vize serbestisi sağlandıktan sonra serbest dolaşım anlaşmasının belli durumlarda (aşırı göç, suiistimal, iltica başvuruları gibi) askıya alınması ve durdurulması için fren mekanizması oluşturulur muydu? Koruma denilen fren kimin fikriydi? Sığınmacı anlaşmasının mimarı Angela Merkel’in (Fransa’yı da yanına alarak).

Vize serbestliği yol haritasında iktidarın yerine getirmesi beklenmeyen 2 ana kritik koşul nedir? Yolsuzluk ve rüşvetle mücadele ile terör yasasında değişiklik. Peki, terör yasası kullanılarak teröristler mi sadece hedefte? Hayır, muhalif gazeteciler ve medya kuruluşları. AB Bakanı Volkan Bozkır terörün tanımında değişiklik yapılmayacağını açıkladı. Yapılırsa suçsuz yere hapishanelere atılan gazeteciler ve masum vatandaşlar serbest bırakılacaklar. Meselenin can damarı işte burada saklı. AB, ilgili yasanın değiştirilerek AB mevzuatıyla uyumlu hale getirilmesini kesin koşul olarak masaya koydu. Kaldı ki, rüşvet ve yolsuzlukla mücadele edilebilir mi? Bunun cevabı ise siz okurlarda. Bugüne kadar edildi mi?

TBMM’de onaylanan Kişisel Verilerin Korunması Kanunu, İnsan Hakları ve Eşitlik Kanunu uygulandı mı? Hayır, uygulansaydı bunlar da yerine getirilmeyen kriterler arasında yer almazdı.

Peki, AB ile ilişkiler ne vaziyette? Yanıtı şu verilerde saklı: Katılım müzakerelerine başlayalı 10 yılı aşkın süre geçmesine rağmen bugüne kadar sadece 15 fasıl açıldı, 1 fasıl geçici olarak kapatıldı, içinde hukukun üstünlüğü, yargı bağımsızlığı, erkler ayrılığı gibi kritik fasılların yer aldığı 14 fasıl ise hâlâ kapalı.

Hâsılı eğer AB tartışılamaz dediği değerlerini ayaklar altına almazsa vize serbestliğinin yürürlüğe girmesi bugünkü koşullarda ihtimal dışı. Neden mi? Kritik kriterler yerine getirilirse üstü örtülen yolsuzluk dosyalarının açılması gerekecek, Zaman ve Bugün gibi gazeteleri içinde barındıran medya kuruluşlarının sahiplerine geri iadesi zorunlu olacak, terörist suçlamasıyla hapishanelere atılan vatandaşların, gazetecilerin serbest bırakılmaları gerekecek, cadı avıyla mesleklerinden ihraç edilen herkes görevinin başına dönecek. Sizce bunlar mümkün mü?

06.05.2016 16:37