TAKİP ET

25’lik genç Zaman Avrupa ve demokrasinin DNA’sı meselesi 

Avrupa’da 25 yıldır yayın hayatını sürdüren Zaman Gazetesi’nin kuruluş yıldönümü Hessen Eyaleti’nin başkenti Wiesbaden’de görkemli bir törenle aboneleriyle birlikte kutlandı. 1990 yılından beri aboneliklerini bırakmayarak gerçek bir vefa örneği sergileyen kişi ve ailelere ödüller takdim edildi.

Avrupa Genel Yayın Yönetmeni Dursun Çelik’in “Özgür basın susmadı, Allah’ın izniyle de susmayacaktır.” sözü etkinliğe damgasını vurdu. Emeği geçen herkese teşekkürler.

Kutlamaları izlerken çeyrek asırdır tarihe tanıklık eden ve AB’nin Türkiye’ye açılan büyük pencereleri arasında yer alan gazetenin kendini yenileme ve dünyadaki gelişmelere ayak uydurma adına basılı versiyonundan vazgeçilmiş olunsaydı bugüne kadar sağlanan yayıncılık başarılarından ziyade ‘abone vefasının’ mevcut şekliyle kazanılıp kazanılamayacağı sorusunu aklımdan geçirdim.

Cevabım ise kazanılamaz idi. Genç-yaşlı, işçi-akademisyen, tesettürlü-tesettürsüz, öğrenci-aile, A hayat tarzı- B yaşam biçimi gibi farklılıklardan oluşan insanların sırt sırta vermeleri için elle tutulur bir ürünün de olmasının zaruri olduğunu düşünüyorum.

Temel tezim şu: Bir gazetenin sadece elektronik ortamdaki dijital (online) versiyonunun olması bu gazetenin aynı basılı şekliyle olduğu gibi tercih edileceğini göstermez. Ben şahsen basılı versiyon taraftarıyım. Dünyadaki etkin gazetelerin tamamen internet ortamına geçiş yapacaklarını da düşünmüyorum. Peki, ama bunu neye dayanarak söyleyebiliyorum?

Almanya gibi çok sayıda okuyucu kitlesine sahip gelişmiş ülkelerde hâlen yüksek olan ancak son yıllarda belirgin düşüşlerin yaşandığı ülkelerde gazete yayıncılığıyla ilgili sorunların yaşandığı doğrudur.

Devletin referans aldığı 2014 tarihli bir araştırmaya göre Almanların iletişim araçlarını kullanma biçimleri gündelik olarak şu şekilde sıralanıyor: 240 dakika televizyon kanalları izleniyor, 191 dakika radyo programları dinleniyor, internette 169 dakika kalınıyor ve sadece 23 dakika gazete okunuyor. 23 dakika diğerlerine kıyasla oldukça düşük bir oran olmasına rağmen ülkedeki gazete satış sayıları dikkate alındığında yüksek bir oran olarak karşımıza çıkıyor.

Gelelim yazılı gazetenin önemine: Bu konuyla ilgili tartışmaları yakinen takip edenler hatırlayacaklardır; ABD için 2017, Almanya için ise 2030 yılı tamamen dijital versiyona geçiş için zikredilen tarihler arasında yer almaktadır. Bence tamamen spekülasyon.

Basılı gazeteler kalacaklardır, çünkü internet ortamı basılı gazetelerin işlerini göremez. Bu gazeteler dijital gazete sitelerine göre bir kere strüktürel üstünlüğe sahiptir. Önemli görevleri arasında ise ‘ayıklama’ işi yer almaktadır.

Kendi yazdığı haberlerin dışında günde internet ortamında yer alan binlerce haberi vatandaş için seçip ayıklayan basılı gazetelerdir. Hangi bilginin teyitle doğru olduğunu, hangi malumatın önemsiz olduğunu, neyin okuyucuya fayda sağlayacağını, neyin ise basımının gereksiz olduğunu, vs. süzgeçten geçirebilecek sadece basılı gazetelerdir.

Günlük yapılan redaksiyon toplantılarında hangi haberlerin basılacağı ile ilgili verilen kararlar belirleyicidir. Online gazeteciliğin bunu yapma şansı yoktur. Okuyucuya yol göstermenin önemli bir yöntemi olan ayıklama mekanizması okuru gazeteye bağlamaktadır. On binlerce haberin havada uçuştuğu, neyin hakikat neyin manipülasyon olduğu belli olmayan internet habercilikte bırakın abone kazanmayı, insanları düzenli olarak haber sitelerine bağlamak da mümkün olmamaktadır.

Kaldı ki okuyucunun herhangi bir konuda karar verme yeteneği de yazılı basınla gelişmiştir. Online versiyonu ile bunu başarabilmek oldukça zordur. Okuduğu gazetenin kendisine sunduğu haber-analiz-yorum gibi hizmetler sayesinde de bu gelecekte de böyle olacaktır.

Gazetelerin basımının tamamen ortadan kaldırılması belki ağaç kesimini engellemenin yolları arasında yer alabilir ancak tamamen çekilme basın sektöründeki problemleri ortadan kaldırmaz, bilakis ek sorunlar oluşturur.

Basın özgürlüğü demokrasinin DNA’sıdır. Elle tutulur bir gazetenin okurlarına sağladığı faydalar saymakla bitmez. Vefalı okurların gözle görünür kimliğidir bir gazete. Hem okunması, hem de gösterilip tavsiye edilmesi de gerekli olan bir DNA…

16.06.2015 20:30