TAKİP ET
Süleyman Bağ

Süleyman Bağ

NSU konusunda basın, yargı ve siyaset güvenlik bürokrasisine teslim oldu

Yazıyı daha ilginç kılmak için ‘Alman derin devletine teslim oldu’ şeklinde yazabilirdim. Ancak bu komplo teorilerini besleme dışında bir şey ifade etmezdi. Komplo teorilerine de gerek yok. Aşırı sağcı terör örgütü Nasyonal Sosyalist Yeraltı (NSU) seri cinayetleri 4 Kasım 2011’de ortaya çıkarılmıştı. Üzerinden iki yıl geçti. İki yılın sonunda söylenebilecek söz başlık olarak kullandığım ifade: NSU konusunda basın, yargı ve siyaset güvenlik bürokrasisinin bakış açısına teslim oldu!

İlk olarak Enver Şimşek’i (Nürnberg) sonuncusu olarak da Halit Yozgat’ı (Kassel) kurban verdiğimiz ve 6 yıl devam eden NSU cinayet serisinin ortaya çıkmasının üzerinden iki yıl geçti. Toplam kurban sayısı 10. Artı bombalı saldırılar ve banka soygunları.

Bu iki yıl içinde formel olarak çoğu şey doğru yapıldı. Yanlış olan şeylerden biri mahkeme öncesi Türk basının alınıp alınmaması ile ilgili gereksiz tartışma oldu.

Formel olarak doğru olanlara gelince: Önce devletin zirvesi başbakanı ve cumhurbaşkanı ile devreye girdi ve olayları aydınlatmak için ‘her şey’ yapacakları sözünü verdi. Eski ve yeni Başbakan Angela Merkel cinayet serisinin 10 yıl gibi uzun bir zaman diliminde aydınlatılmamış olmasının Almanya için ‘utanç verici’ olduğunu söyledi. Ya şimdi? Merkel’in ağzında NSU ile ilgili en son ne zaman bir söz çıktığını hatırlamıyorum.

Dönemin Cumhurbaşkanı Christian Wulff cinayete kurban gidenlerin yakınlarına samimi bir dost eli uzattı. Onları köşke davet ederek olayın takipçisi olacağını söyledi. Ancak Wulff’a karşı NSU cinayetlerinin ortaya çıkması ile eşzamanlı yürütülen basın kampanyası sadece ‘gönüllerin’ cumhurbaşkanını istifaya zorlamadı. Aynı zamanda Türklerin olayı ‘NSU konusuna sahip çıktığı için Wulff’un üzerine gidildi’ şeklinde anlamasına sebep oldu. Doğru veya yanlış algı bu.

Siyaset stili daha çok Türkiye’de bir dönem cumhurbaşkanı olan Necdet Sezer’i hatırlatan Wulff’un halefi Joachim Gauck hem İslam konusunda hem de NSU konusunda Wulff’un mirasını devralmadı. İslam ve göçmenler konusuna soğuk duran Gauck’a Yeşiller Partisi ve Sosyal Demokrat Parti’nin neden sahip çıktığı halen anlaşılmış değil. Türk seçmenin Yeşiller’den uzaklaşmasının sebeplerinde biri de bu olabilir mi?

Yeşiller Partisi Eşbaşkanı Cem Özdemir’in öncülük yaptığı meclis araştırma komisyonuna Sosyal Demokrat Parti önce karşı çıktı sonra kabul etti. Komisyon yaklaşık iki yıl çalıştıktan sonra bu yılın Eylül ayında raporunu yayınlandı.Birlik Partileri CDU /CSU ile Sosyal Demokrat Parti arasında koalisyon görüşmelerinin devam ettiği şu günlerde yeni iktidarın bu konuda hangi adımları atacağı gündemde yok. NSU Meclis Araştırma Komisyon üyelerinden açıklama yok. Konu parti yönetimlerinin gündeminde değil.

Pazartesi günü dört ulusal gazete ve bir de Berlin’in en güçlü yerel gazetesi olan Tagesspiegel’i aldım. Ulusal gazeteler şunlar: FAZ, Die Welt, Süddeutsche Zeitung ve TAZ. Özet şu: NSU olayı NSA olayına kurban gitmiş. Bu gazetelerden sadece Tagesspiegel NSU olayını birinci sayfadan görmüş. İstisnalar mahfuz merkez medya geride kalan iki yılda istihbaratın olaya getirdiği ve ‘ihmal, hata, yanlış teori takibi’ gibi yaklaşımları aşan özgün bir bakış açısı ortaya koyamadı.

Yargıya gelince: Olay patlak verdiğinde Federal Başsavcı Harald Range “Bu bizim 11 Eylülümüz” açıklamasını yaptı. Ancak Almanya kendi ‘11 Eylülü’nü iki yıl içinde unuttu. Münih’te devam eden mahkeme zaten NSU terör örgütünün istihbarat ve güvenlik birimleri ile bağlantısını değil, ölen iki Uwe ile sessizliğini halen koruyan Beate Zschäpe’nin gerçekten bir terör örgütü kurup kurmadıklarını üzerinde çalışıyor. Derin bağlantıyı aydınlatabilecek en önemli isimlerden biri olan ve Halit Yozgat cinayetinin işlendiği anda cinayet mekânında bulunan Andreas Temme yargılanmıyor, sadece şahit olarak dinleniyor. Bugüne kadar sorumluluğu üstlenen bir siyasetçi olmadığı gibi, güvenlik ve istihbarat birimlerinden mahkeme karşısına çıkarılan bir tek isim yok.

Bir de işin Türk basınına ve sivil toplum kuruluşlarına bakan yönü var. NSU olayında çok iyi bir sınav verdiğimiz söylenemez.

Kısacası Almanya NSU cinayetinden sonra formel olarak belki her şeyi doğru yaptı. Ama hukuk devleti, şeffaflık ve devletin hesap vermesi gibi demokrasi değerleri açısından ortaya çıkan soru işaretlerini gideremedi. Tek umut var: Benzeri bir olayın bir daha yaşanmaması.

Allah cinayete kurban gidenlere rahmet, acılı yakınlarına sabrı cemil ihsan eylesin.

04.11.2013 19:23