TAKİP ET

Nazi köyünü terk etmeyen çifte barış ödülü verilmeli 

Almanya’nın Mecklenburg-Vorpommern Eyaleti’ndeki Gägelow belediyesi sınırları içinde bulunan Jamel köyü, aşırı sağcılıkla özdeşleşen bir köy. Sadece yabancılara değil, farklı düşünen herkese düşmanlık güden Nazi ideolojisinin kendisine rahat bir hareket alanı oluşturduğunda mahalli strüktürler yardımıyla da ne kadar derinden ve hızlı yayılabildiğini gösteren tam bir prototip.

Araştırmacılar için ise laboratuvar işlevi görebilecek bu köyde yaşanan olaylar üzerinden azmin, dik duruşun, sebatın ne olduğunun ve nelere yol açabileceğinin tarihe not olarak düşülmesi gerekir.

Birgit ve Horst Lohmeyer çifti 2004 yılında Hamburg’u terk ederek Jamel’e yerleşiyor. Biri yazar diğeri müzisyen olan bu ‘yabancı’ çiftin mevcut kararı sonrasında ise başına gelmedik kalmıyor. Yine de neredeyse tamamı Nazilerden oluşan köy sakinlerine inat Lohmeyer çifti tüm hakaretlere, saldırılara, ölüm tehditlerine rağmen köyü terk etmiyor. Şiddet yanlısı aşırı sağcılara rağmen kalkıp gitmiyor, aksine eyaletteki demokratların da destekleriyle her yıl düzenledikleri festivallerle demokrasi mesajları verip tabiri caizse Nazilerin başına bela olmaya devam ediyor. Çift, kendi davasında dik duruş sergilemekle kalmıyor aslında, baskı ve zulüm gören herkese de güzel örnek oluyor.

90’lı yılların başında Mölln’de, Solingen’de veya davası hâlâ daha sürdürülen NSU cinayetlerinde katledilen Türk vatandaşlarının acıları daha dinmedi. Nazi denince bu ürpertici vakaları hatırlayan bizlerin Lohmeyer gibi çiftlere destek olması gerekir. Bir Türk kuruluşu bu çifte bir barış ödülü, bir demokrasi ödülü verse ne güzel olur.

Mölln katliamının yapıldığı 1992 senesinde Jamel köyünde 120 Neonazi Adolf Hitler’in doğum gününü kutlamış, Nazi dönemi bayraklarıyla Türkler, Müslümanlar aleyhine de sloganlar atarak gövde gösterilerinde bulunmuştu. O dönemden bu güne kadar köye yeni yerleşenlerin tamamı korkudan evini barkını terk ederek bölgeden ayrılmak zorunda kaldı. Köy maalesef Almanya’daki Neonazilerin buluşma merkezlerinden biri oldu. Aşırı sağcılar istedikleri gibi at koşturdular. Ta ki Lohmeyer çifti gelene kadar. Karı-kocanın köyde yaşamaları doğal olarak kolay olmadı. 11 yıldır verilen mücadele ise hâlâ devam ediyor.

2011 yılında köye Hitler döneminden kalma tabelalar dâhi asma cüretkârlığında bulunanların ‘temiz ırk’ propagandaları medyaya da malzeme olmuştu. Kapanma sürecine giren NPD Partisi’nin şiddet yanlısı “siyasetçisi” Sven Krüger Jamel’de yaşamaya devam ediyor. İnşaat şirketi kuran bu kişi ile zihindaşlarının tek hedefi ise bu çiftin köyden gitmelerini sağlamak.

Ahırları ateşe verilen, ölüm tehditleri içeren mektuplar alan, selam verilmemek suretiyle mobbinglerle tecritlere maruz kalan, hakaret edilen Lohmeyer’ler ise fiziki olarak tüm acziyetliklerine rağmen NSU cinayetlerini hazırlayan zihniyetlerin yetiştiği toprakları bırakmıyor.

Takdire şayan bu durum elbette ki tehlikeleri de içinde barındırıyor. Tek bir bağlantı yolunun olduğu küçücük bir köyde tek başınasınız. Ovanın ortasındaki taban katlı bir evdesiniz ve etrafınız şiddete her an hazır Neonazilerle sarılı. Gece kapının önüne çıkmak bile cesaret isterken, (polis verileriyle teyitli) silah taşınan ve açık Hitler propagandalarının yapıldığı, sürekli saldırılar yaşanmış bir yerde azimle dik duruş sergileyeceksiniz.

Jamel’de Almanya’nın özellikle diğer bazı doğu eyaletlerindeki gibi aşırı sağcılığa karşı susarak bir nevi bunu tolere eden bir çoğunluk yok, aksine Naziler elde ettikleri çoğunlukla tüm beldeyi ele geçirmiş bulunuyor. 2007 yılındaki belediye başkanının “teslim olduk” sözleri çaresizliğin dışa vurumu olarak yorumlanmıştı.

Irkçılığa karşı direnişin sembolleri haline gelen Birgit ve Horst Lohmeyer çiftinin eyalet hükümetinin himayesinde her yıl iki gün süreyle düzenledikleri aşırı sağ karşıtı festivale Türk vatandaşlarının da geniş katılımı olmalıdır. Burada hem cinayet kurbanları anılmalı, hem de Anadolu insanının sıcaklığı Neonazilerden etkilenenlere gösterilerek bu insanlar kazanılmaya çalışılmalıdır.

Almanya çapında Türk kuruluşlar bir araya gelerek bu çifte barış ödülü takdim etmeli. Yüklendikleri toplumsal sorumluluktan dolayı Jamel’i terk etmediklerini söyleyen bu cesur demokratlara Almanyalı Türkler olarak sahip çıkmalıyız.

22.12.2015 16:52