TAKİP ET
Muhammet Mertek

Muhammet Mertek

Sosyal sermayemiz ne kadar?

Sermayeyi biliriz, ama daha çok maddî, ekonomik olanıyla ilgileniriz. Malum, Fransız sosyolog Pierre Bourdieu buna kültürel ve sosyal sermayeyi de ekler. 

Sermaye, zenginlik çağrıştırır. Fakat bazı insanların nezdinde zenginlik sadece paradan ibarettir. Hâlbuki sosyal, kültürel açılardan da zenginlik çok şey ifade eder. Hatta bizde gönül zenginliği kavramı hoştur. “Zenginlik istersen kanaat yeter.” sözü de ayrı bir derinliğe dikkatleri çeker.

Maalesef zenginliği, değeri maddî olanda arama son zamanlarda hayli yaygınlaştı. Çoğu defa “Zenginin malı fakirin çenesini yorar” cinsinden sermaye muhabbetlerinin eğitime hiçbir katkısının olmadığı açık. Başkalarıyla veya malâyani işlerle vakit geçireceğimize kendi sosyal ve kültürel sermayemizi geliştirmeye zaman ayırsak, daha kazançlı çıkmaz mıyız?

Peki, sosyal ve kültürel sermaye nedir, eğitim açısından faydaları nelerdir? Sosyal sermeye, bir ailenin bulunduğu sosyal çevredeki ilişkileriyle oluşuyor. Yani bir aile ne kadar nitelikli, eğitimli, kültürlü insanlarla ilişki içindeyse, içli dışlıysa, bu ilişkilerin hem aileye hem de çocuklarına o ölçüde faydaları yansıyabiliyor.

Mesela çocuğunuz Almanya’da veya herhangi bir Avrupa ülkesinde yaşıyor. Türkiye’de eğitimli, güvenilir bir arkadaşınız ve akrabanızın çocuğu ile akran. Farzedelim ki, ikisi de 8. veya 9. sınıfa gidiyor. Bir de arkadaşlarının çoğu Alman, haliyle Türkçesi de biraz zayıfsa… İstanbul’da veya başka bir şehirde birkaç gün veya bir hafta o öğrenciyle birlikte kalması, arkadaş çevresiyle olan ilişkileri, onunla okula gitmesi, sürekli Türkçe konuşması dil ve kimlik açısından kendisindeki artı ve eksileri görmesini sağlayabilir. Sıla-i rahîm kavramı, eş dost ziyaretleri de bu kapsamda değerlendirilebilir.

Böyle bir sosyokültürel ilişki bir sermayenin ürünü. Sosyal sermaye, çocuğa/gence kendini tartma imkânı verebileceği gibi eksikliklerini gösteren bir ayna fonksiyonu da görebilir.

Burada üç sermaye adeta birbirlerine dönüşüyor. Çocuk/genç kültürel ve sosyal sermaye ile desteklendiğinde, daha iyi bir meslek yapmasını veya daha başarılı olmasını netice verebiliyor. Çünkü sosyal sermaye çocuğun sosyal kişiliğini geliştirdiği gibi hayata bakışını değiştirme potansiyeli de taşıyor.

Sadece iyi ilişki içinde olanlarla değil, imkan dahilindeki insan kaynaklarıyla da sosyal sermaye kapasitesi arttırılabilir. Aile dostlarıyla veya kişisel ilişkilerle iş yapma sosyal sermaye kapsamına girer. İnsanın sosyal bir grup içinde itibar sahibi olması veya o grubun kredisini kullanabilmesi de sosyal sermayedir.

Sosyal sermayeyi genişletmek mümkün… Ne kadar çok kişi tanıyorsanız, sermayenizi o kadar genişletme imkânı bulabilirsiniz. Elbette sosyal sermaye, kültürel ve ekonomik sermayeye bağlı olarak da gelişebiliyor. Paranız varsa çevreniz biraz da ona göre şekillenir. Daha homojen bir sosyal çevrede yaşamaya başlarsınız.

İnsanın başkalarında olmayan becerileri de sosyal sermaye açısından üzerinde durulması gereken faktörlerden. Kitap okuma, irfan sahibi olma, mûsikî ve sanat alanında bazı faaliyetleri icra etme gibi kültürel katma değerler bu tür becerilerden sayılabilir.

Yeri gelmişken hatırlatalım, sanal sosyal ağlar ancak var olan sosyal çevreyle iğreti bir iletişime katkı sağlayabilir, fakat sosyal sermayeyi geliştirmez. Sosyal sermaye, insanlar arası ilişkilerin belli seviyede sahiden gerçekleşmesi ve yürütülmesiyle oluşan bir hadise. Velhasıl ailenin sosyal sermayesi ne kadar güçlüyse çocuklarına da o ölçüde yansır.

02.08.2015 11:45