TAKİP ET
Muhammet Mertek

Muhammet Mertek

Medyanın algıyla dansı ve Zaman

Medya üzerine çokça yazılıp çizildi. Önemi tartışılmaz. Önemli olduğu için de herkes bu gücü kullanıyor. Oldukça farklı hedefleri kovalayan medya, yaygın biçimde tüketiliyor.

Genel olarak hadiselerden haberdar olup, neyi nasıl algılayacağımızda, kanaat ve istikamet belirlemede mühim rol oynuyor. Can alıcı soru ise şu: Hangi medya? Yani hangi medyaya güveneceğiz, hangi medyadan aldığımız bilgi ve haberlerle bakışımız yoğrulacak?

Son üç dört yılda Türkiye’deki medya üçe ayrıldı: Siyasi iktidarın güdümündeki havuz medyası. Ne şiş yansın ne kebap misali suya sabuna dokunmayan medya. Bir de siyasi iktidarın yanlışlarını da ortaya koyan muhalif medya.

Bir kısım insanlar, idol gördükleri bazı siyasilerin yönlendirmesine inanarak havuz medyası dışındaki medyaya kendini kapattı. Başarılı bir algı operasyonu ile siyasi cerbeze kısa sürede sonuç verdi. Daha sonra havuz medyası, muazzam bir yalan havuzuna dönüşse de bundan o havuzdan su içenlerin haberi pek olmadı. Kendilerini bütünüyle yalana teslim ettikleri gibi, akıllarının dahi talan edilmesine rıza gösterdiler. Oysa kirli su temizlemez. Gerçekler ortaya çıktığında soğuk duş alacaklar ama iş işten geçmiş olacak.

Vikipedi’de yalan kavramı şöyle açıklanıyor: “Yalan, herhangi bir kişi, topluluk veya kuruma, yanıltmak amacı güdülerek yapılan rol veya doğru olmayan herhangi bir ifadedir. Daha yalın bir anlamda, yalan, yanlış olduğu (doğru olmadığı) bilinmesine rağmen, üçüncü kişi, topluluk veya kurumun doğru olarak algılamasını amaçlayan bir hareket veya ifadedir.”

Mesele karşılıklı olarak insanların birbirlerine veya karşı medyaya yalan isnadında bulunması değil. Konuşulan, yazılan ifadelerin gerçekten yalan mı, değil mi meselesidir. Yalansa bunun insanî, ahlakî, dinî, hukukî karşılığı var çünkü. O zaman müslümanlığınızı da sorgulamanız gerekir. Algı operasyonlarıyla aklınızı çelen, iradenize de çelme takan birilerinin arkasından gidiyorsanız en azından kendinize yazık ediyorsunuz. Yalanı veya doğruyu ortaya çıkarmak gayet basit: Alternatif medyaya da bir göz atar, tartarsınız? Allah akıl vermiş ya… Veya sözün ve hadisenin sonrasını takip edersiniz. Takip ettiğiniz insanın çelişkileri var mı, apaçık hilafı vaki beyanlarda bulunuyor mu? Yoksa bir yalancının arkasından gitme talihsizligini yaşar, yalanlardan oluşan bir kanaatle hayatınıza yön vermeye çalışırsınız. Bunlardan hayırlı bir sonuç çıkar mı? Asla. Bir de hem müslümanım deyip hem de yalanı, talanı, sahtekârlığı, aldatmayı önemsemiyorsak, iş çok daha vahim demektir.

Halbuki Yüce Beyan “Bilmediğin şeyin ardına düşme!” (17:36) diye bizleri uyarır. Mehmet Akif’in tespiti ise yine siyasetin insanlar arasına fitne yaydığı bir zamanda gayet isabetlidir:

“İki hasiyyet eder batul-u hakkı temyiz:

Biri tetkiki haberdir, biri ta’mik-i nazar…”

Yani, hakkı batıldan, doğruyu yanlıştan ayırt etmek için iki yöntem vardır; biri haberi tetkik, diğeri derin bakış. Yalan ve iftiraların gırla gittiği günümüzde hem sağlam haber kaynaklarından beslenme hem de nazarını daha bir derinleştirerek olaylara bakma, ona göre konum ve istikametini tayin etme zarureti ortada. Zira yalanlarla ne doğru kanaat oluşur ne de istikamet.

İşte Zaman Gazetesi bu noktada işimizi kolaylaştırıyor. Yalan havuzundan dolan mürekkeple basılanların dışındaki gazetelere kendini kapatanların gerçeği görme ve öğrenme şansı neredeyse kalmadı. Herkes kendine sorsun: Medya aklımızla alay ederek, dinî-millî hassasiyetlerimizi kötüye kullanarak yanlış algı mı oluşturuyor, kin nefret mi pompalıyor, yoksa gerçekten okuyucusuna en doğru bilgileri aktararak kamu hizmeti mi görüyor? Vicdanımızı da karartmak istemiyorsak nefret pompalayanı değil, sevgiyle yaklaşanı tercih etmek gerekmez mi? Bu bağlamda abone kampanyasını fırsat bilerek bir test edin, Zaman farkını hemen kavrayacak, aile boyu rahatlayacak ve şükredeceksiniz.

Velhasıl hadiseleri doğru okuma adına en azından Zaman’la kısmen açığınızı kapatabilirsiniz, yoksa hepten açıkta kalabilirsiniz. Keza yanlış algıya aldırmayan aldanır.

16.10.2015 16:45