TAKİP ET
Muhammet Mertek

Muhammet Mertek

Malcolm X

Kırk yıllık ömrüne büyük işler sığdıran nadir mücadele insanlarından. Omaha şehrinde siyahi Baptist bir vaiz olan Earl Little ile hanımı Louise’nin oğlu olarak 19 Mayıs 1925 yılında dünyaya geldi.

Amerikan tarihine kara bir leke olarak geçen zenci ayrımcılığının en aşağılayıcı uygulamalarına maruz kaldı. Çünkü babası, siyahi milliyetçi Marcus Garvey’in takipçisidir. Dolayısıyla Beyazlar tarafından insanlık dışı baskıların hedefi oldu. Malcolm henüz altı yaşındayken 1931’de babası şaibeli bir tramvay kazası sonucu hayatını kaybetti. Gençliğini fakirlik ve zorluklar içinde geçirdi.

1939 yılında annesinin manevi bunalımlar sonucu psikiyatriye kaldırılması Malcolm’u bir kere daha derinden sarstı. Ortada kalan yedi kardeş bir bakım yurduna veya ailelere yerleştirildi. 1940’da Malcolm okulunu yarıda bırakarak Boston’daki üvey kız kardeşinin yanına yerleşti. Hayatı orada büyük ölçüde değişti. Gece hayatı, uyuşturucu, hırsızlık birçok karanlık işe girişti ve 1947’de bu suçlardan yargılanarak on yıla mahkum oldu.

Hapishanede hayatı bu sefer bambaşka bir ufka yelken açtı. Onun için hapishane tam bir Medrese-i Yusufiyye oldu. Bir mahkumun vesilesiyle kendini okumaya verdi, yüzlerce kitap okudu. 1948’de başında Muhammed Elijah olan Nation of Islam (İslam Milleti) teşkilatıyla tanıştı ve Müslüman oldu. Bu teşkilatın temel felsefesi bütün siyahilerin Allahın sevgili kulu ve doğuştan iyi olduğuna, Beyazların ise “mavi gözlü şeytanlar” olduklarına inanıyorlardı. Bu, İslamiyet sadece siyahilerin dinidir, Beyazlar kesinlikle Müslüman olamazlar tezine dayanıyordu.

1952 yılında iyi halden çıkarak, M. Elijah ile bizzat tanışmak üzere Chicago’ya geçti. Burada “X” adı verilerek Malcolm X oldu. Şahsi karizması ve hitabet gücü onu birkaç yıl içinde teşkilatın gözde elemanı haline getirdi. Ve teşkilat onun sayesinde on yılda 50 kat büyüdü.

Ancak Malcolm X çalışmalarını Beyazlarla uzlaşma temelinde eşit haklar ve sosyal adalet kavramları üzerinde yoğunlaştırdı. Burada 1964 ilkbaharında yaptığı hac vazifesi fikirlerinin değişmesinde dönüm noktası niteliğindedir. Hac dönüşü Muhammed Elijah’ın ırkçı yaklaşımlarının yanlışlığını, insanların herhangi bir ayrım yapılmaksızın kardeş olduklarını açıkça deklare etti. Ve ölüm fermanını imzalamış oldu. Evvela 14 Şubat 1965’te evini yaktılar, hanımı ve dört kız çocuğunu zor kurtardı. Bir hafta sonra da, yani 21 Şubat 1965’de Harlem’de 400 kadar dinleyicisinin toplandığı bir salonda konuşma yaparken katledildi.

Malcolm X, zencilerin özgürlük mücadelesini hakkıyla savunan bir idol haline geldi. Geçen yüzyılın saygı duyulan en önemli şahsiyetlerinden biri olarak hayatını kaybetti….

Ölümünün sır perdesi 50 yıl içinde hâlâ aralanamadı. Salonda Nation of Islam mensubu beş kişinin silahlı saldırısına uğramasına rağmen, bir yıl sonra Talmadge Hayer, Morman Butler ve Thomas Johnson onu öldürme suçundan ömür boyu hapse mahkum oldu. Fakat bunlardan sadece T. Hayer suçu üstlenip diğerlerinin salonda bulunmadığını söyledi. Beş kişiden ikisinin hiç yakalanamaması, M. Elijah’ın ölüm emrini vermesi ve FBI’ın bütün bunlardan haberdar olması ise hâlâ tartışılıyor.

Bilhassa Müslüman dünyada radikalleşmenin gündemde olduğu bugünlerde Malcolm X, ayrı bir öneme sahip. Gençlik döneminde nasıl bir sosyalizasyon geçirerek radikalleştiği ortada. Bu radikalleşmenin Elijah’ın ırkçılığıyla hangi boyutlara taşındığı ve buna rağmen hac tecrübesi ve ehli sünnet anlayışıyla “ırkçı” yaklaşımlarından nasıl sıyrıldığı oldukça manidar.

Malcolm X, ezilen, haksız ve adaletsiz uygulamalara maruz kalan hayatların ıslah edilmesi adına örneklerle dolu bir hayat bıraktı. Özgürlük, hak, adalet mücadelesinin şiddetle değil, demokratik ve uzlaşı yöntemleriyle nasıl verilmesi gerektiğini kısacık ömründe net şekilde ortaya koydu. Ölümünün 50. yılında rahmetle anıyoruz.

20.02.2015 20:30