TAKİP ET
Muhammet Mertek

Muhammet Mertek

Karneyi nasıl ödüllendirmeli?

Çocuğunuz karneyi aldıktan sonra sevinçle eve geldi. “Annee, babaa hiç üçüm yok, hepsi bir, iki…” diye sevincini paylaştı. Ne yaparsınız? “Aferin kızım/oğlum!”, deyip geçiştirir misiniz? Yoksa “Bak sen böyle güzel notlar getirirsen, biz de seni ödüllendiririz, al sana şu kadar avro” mu dersiniz. 

Ya da ne öylesine geçiştirme ne de para ile ödüllendirme yerine daha motive eden, ilgi duyan, notları ve dersleri birlikte değerlendiren bir tavır mı sergilersiniz. Karne pek iç açıcı değilse, “Ben sana demedim mi?” diye verip veriştirir misiniz?

Herkes farklı farklı yaklaşabilir elbette. Hep deriz ya, okul karnesi bir ölçüde velinin de aynasıdır. Sadece çocuğa yüklenmek haksızlık olur. Kırık notlara bakıp ortalığı kırıp geçirmeye gerek yok.

Yukarıdaki genel tavırlardan karneyi para ile ödüllendirme üzerine bir araştırma dikkatimi çekti. Her ne kadar ödülün her türlüsü insana hoş gelse de, işin içine para girince iş değişebilir. Mesela her not için (bir için iki avro, iki için bir avro gibi) ayrı bir ödül tayin etmek doğru mu? Geçen yıl Almanya’da velilerin % 41’i not başına parayla ödüllendirme yapmış.

Fakat pedagogların çoğu, öğrenciye olumsuz yansımaları ihtimalinden dolayı bu yönteme iyi bakmıyor. Burada temel problem, çocukların kişiliğini notlarına göre olumlu veya olumsuz değerlendirmenin kötü sonuçlar doğurabileceği.

Cep harçlığı, parayı kullanma becerisini kazanmada önemli rol oynarken, başarıyla irtibatlandırılması çocukta olumsuz gelişmelere yol açabilir. Bir de başka öğrencilerin az ya da çok para almasıyla kıyaslamaya başlarsa daha kötü yerlere götürebilir.

“KidsVerbraucherAnalyse 2014” başlıklı araştırmaya göre geçen yıl 6-13 yaş arası çocuklar ortalama 27,5 avro cep harçlığı almışlar. Yeterince cep harçlığı alan çocuklar, parayı hedefe uygun ve planlı şekilde harcamayı daha iyi öğrenebiliyor. Altı yaşından küçüklere haftalık düzenli olarak bir avro harçlık verilmesi tavsiye ediliyor. Paranın değerini anlamasa da olumlu tesir yapabilir. Altı yaşından itibaren her aile durumuna göre cep harçlıklarını aylık verebilir.

Ancak cep harçlıklarının karne notlarıyla ödül haline getirilmesi bazı sakıncaları yanında belli durumlarda motive edici de olabilir. Karnenin, öğrencinin ve ailenin genel durumuna bağlı olarak… Yalnız çocuktan çeşitli gerekçelerle esirgenen ilgi ve sevgi eksikliğini para, elektronik eşya gibi ödüllerle telafi etmeye çalışmak istenen sonucu doğurmayabilir.

Çoğu defa az bir sevgi dolu ve motive edici yaklaşım batmanlarla para veya maddi ödülün yapamayacağı tesiri gösterebilir. Aile boyu dondurma, yemek vs. için bir yere gitme de karne döneminde yakınlaştırıcı bir faaliyet olabilir. Son tahlilde bütün aile fertleri oturup, yumuşak bir atmosferde karneyi değerlendirmesi, karne sonrasındaki okul veya ders süreçlerini tartışması, hep birlikte bir yol haritası çizilmesi de tavsiye edilebilir.

Zira ne bir kötü not ne de kötü bir karne dünyanın sonu. Dünyanın sonu değil, şayet gerekli dersler çıkarılır, kötüye gidişin doğru istikamete seyretmesi sağlanırsa… Dünyanın sonu değil, kötü bir tecrübenin farkına varıp, kendini toparlamaya vesile olursa…

Neticede karne bir ürün. “Ne ekersen onu biçersin” atasözünün bir tezahürü. Aile ortamı, ebeveyn ve çocuk bileşkesinin ortak aynası. Ürüne, tezahüre, aynaya iyi bakıp, daha yüksek bir motivasyonla yeni bir başlangıç yapmak ve işe koyulmak ise en doğrusu.

22.01.2016 16:15