TAKİP ET
Muhammet Mertek

Muhammet Mertek

Köprüler kurmaya devam

Öğrenci inisiyatiflerini önemserim. Çünkü onlar yakın geleceği şekillendirecek dimağlar. Geçen hafta Hamm’daki Thomas Kilisesi’nde oldukça gerçekçi ve umut verici bir projeye şahit oldum.

Malum her yıl 10. sınıfı veya Abitur’u bitiren öğrenciler için mezuniyet törenleri düzenlenir. Bu törenlere kilise de dahil edilir. Friedrich-Ebert-Realschule 10. sınıf felsefe ve din dersi öğrencileri “Köprüler kurmak” isimli bir projeyle kilisede dinler arası bir program organize ettiler. Protestan kilisesinde yapılan programa Katolikleri temsilen bir bayan, Müslümanları temsilen de biz katıldık ve birer kısa konuşma yaptık.

Programı bu iki konuşma dışında öğrenciler yürüttü. Bir öğrenci piyano çalarak eşlik etti. Öğrenciler büyük bir performans sergileyerek bir metre uzunluğunda ve çeşitli renklere boyanmış çıtalarla dört etapta bir köprü inşa ettiler.

Tabii farklı kültürlerden insanların köprüler kurması ancak insanî evrensel değerlerle mümkün. Birçok öğrenci mikrofona gelerek belli değerlerin altını çizdi. Sevgi, saygı, hoşgörü, tolerans, anlayışlı ve dürüst olmak gibi değerler kısa açıklamalarla vurgulandı. Bütün bu açıklamaların hedefinde “köprü kurma” esprisiyle köprü kurmanın insan hayatına kattığı zenginlikler vardı.

“Sizden biriniz kendi nefsi için sevip istediğini kardeşi için de istemezse imanı kemale ermez.” (Buhari) hadis-i şerifi yanında diğer dinlerden de benzer sözler dile getirildi.

Fatiha suresiyle başladığım kısa konuşmamı satır başlarıyla özetlemek gerekirse; din, kültür ve dil ayrılık sebebi değil… Yunus Emre’nin “Yaratılanı severiz Yaratandan ötürü” sözü… Öğrenciler hayatlarının her dönüm noktasında önemli kararlar verme durumunda… “Hayatta önemli olan nedir, başarılı bir kariyer mi, iyi bir insan olmak mı, mutlu bir hayat mı, uyumlu bir aile mi” gibi sorularla yüzleşme… Ama birini diğerine tercih etmeme… Hayatın her alanında geçerli olan “İnsana ancak çalıştığının karşılığı vardır” ayeti… Hayatta başarılı olmak önemli, ama mutluluk ve huzur için yeterli değil… Bütün iniş çıkışlarıyla hayatı başarmak ancak değerlerle mümkün vs…

Programın sonunda yapılan müşterek dua ise:

Barış yolunda devam – cesaret ve güvenle

Hamd ve senalar sana ey Mâlik-i Kâinat, ya Bâkî,

Sen ki, farklı dinlerden insanları bir araya getiriyorsun

huzuruna çıksınlar diye.

Birlikteliğin ayrılıktan daha önemli olduğunu

gösterdin bize hep, hamd ve şükürler sana.

Ki, biz farklılıklarımızı zenginlik olarak bildik.

Şükürler olsun sana ki, inancımızın güzelliğini

ve çeşitliliğini birbirimize aktarabiliyoruz.

Şükürler olsun sana ki,

ümidimizin tükendiği anda bize güç veriyorsun.

Hamd ve sena alemlerin Rabbine,

Ey Tek ve Bir olan

Bizleri bu yolda daim kıl,

bize cesaret ve güven ver,

bugün ve her dem.

Amin

Bu duada ve programda İslamî hassasiyetlere ters gelebilecek bir nokta göremedim. Ama Müslüman velilerden kimseye de gözüm ilişmedi. Projede az da olsa birkaç Müslüman öğrenci vardı. Kilise dolu olmasına rağmen Müslümanların ilgisizliği büyük eksiklikti.

Bırakın tepki göstermeyi, böylesi programlar, Müslümanların kendi değerlerini en güzel şekilde temsil etmeleri açısından da güzel fırsatlar. Köprüler ancak ele ele vererek çok defa büyük gayretlerle kurulur, ama küçük ihmallerle saniyeler içinde yıkılıverir. Buna fırsat vermeden her şeye rağmen köprüler kurmaya devam, vesselam…

19.06.2015 18:30