TAKİP ET
Muhammet Mertek

Muhammet Mertek

İsviçre’de kermes havası

Tam bir bayram havası vardı İsviçre’de. Yalanın, iftiranın, yolsuzluğun paralelinde değil de, tam karşısını yol tutan samimi insanlar tanıdım orada. Muazzam bir aşkla şevkle kermesler, seminerler düzenliyorlar. Genellikle mideye hitap eden kermesleri, faydalı bilgi ve zihni faaliyetlerle taçlandırabilmek çok hoş, ama o kadar da kolay değil…

Geçen haftasonu Winterthur, St.Gallen ve Basel olmak üzere üç bölgede güzel insanlarla tanışma fırsatı buldum. Herkesin “hizmet” deyip heyecanlı koşuşturmalarına tanık oldum. Bu hizmet aşk u şevkini, böylesine bir sevdayı kimsenin yok edemeyeceğini bir defa daha görme bahtiyarlığına erdim. Bir grup kindar bitirmeye ahdetmiş olsun, ne olup bittiğinden bîhaber bir kitle de bunun gerçekten bir bitme olduğunu zannededursun, nice imanlı yüreğin yol bu, devran bu, kervan bu deyip tarifi imkansız bir coşkuyla koşturduğunu gözlemledim.

Winterthur’da on yılı aşkın bir süredir tarihi bir mekanda yapılıyor kermes. Basel’de de büyükçe hoş bir salonda. Her yaştan cıvıl cıvıl insanlarla dolu panayır sanki… Envai çeşit yiyecekler, içecekler, kitaplar, seminerler… Çoluk çocuk cümbür cemaat koşuyor oralara… Belki bir kısmı canlarının çektiklerinden taze taze bir şeyler yemeye, bir kısmı benim de ufak bir desteğim olsun eğitim faaliyetlerine diye… bir kısmı da aile boyu hoş bir vakit geçirmeye…

Büyük emek ve efor ister böylesi faaliyetler… Ana yük arka planda kalanların omuzunda. Peki arka planda kimler var dersiniz? Her oluşumun baş aktörleri fedakâr analar, ablalar, cefakâr bayanlar… Bilhassa değişik sektörlerden esnaflar da kendilerinden beklenen ölçüde gayretli. İsimlerini sıralasam bir yekûn tutar ama Allah’ın bilmesi mühim.

Kermeslerin formatı iyi ayarlanabilirse, çocukların sosyalizasyonu, ailelerin ve farklı kesimlerden insanların kaynaşması, başta eğitim olmak üzere çeşitli alanlarda bilgilenilmesi adına güzel ve faydalı faaliyetler şeklinde değerlendirilebilir. Böylesi güzelliklere vesile olan eğitim gönüllüleri yürekten bir tebriki fazlasıyla hak ediyor.

Biz ne yaptık? “İnternet kıskacında eğitim” ile ilgili önemli gördüğümüz bazı hususları ve bakış açılarını paylaştık. Eğitimin çok geniş bir konu olduğu herkesçe malum. Hele hele bir ekran nesliyle baş başa kalmışsak, ahlaki erozyon ciddi boyutlarda ise eğitimle ilgili düşüncelerimizi yeniden ele alma zarureti ortada. Mesela hikmet, iffet, şecaat ve adalet gibi ahlâkın dört temel esasını yeniden gündeme getirmeye, tahşidat yapmaya ihtiyaç var. Acaba ne yapıp da gençlerimizin davranışlarına aksettirebiliriz bunları, diye herkesin sorması icap etmez mi?

Her gün gençlerin facebook, bilgisayar oyunları, smartphone, TV, müzik, PSP ile ortalama 5-6 saat vakit geçirdiklerini, fakat iletişimi anne-babalarıyla birkaç dakikaya kadar indirdiklerini varsayarsak, öğrenme, konsantrasyon, dikkat eksikliği, aileyle iletişim, dil alanlarındaki problemlerini nasıl çözeceğiz? Artık tutarlı ve samimi şekilde çocuklarımızı eğitme zamanı geldi de geçiyor. “Yılanın başı küçükken ezilir.”, “Ağaç yaşken eğilir.” gibi atasözlerimizden hareketle erken yaşlardan itibaren eğitime önem verme gerekiyor biraz. Yoksa çok geç kalınıyor ve yığınla gencimizi kaybediyoruz.

Dilimizin döndüğünce bu minvalde bazı hususları hatırlatmaya çalıştım. Kendi adıma çok istifade ettim, memnun kaldım. Birçok yeni candan dostluklar edindim. Bizim gibi sadece laf üreten insanlarla olacak değil bu işler. Amatör ruhlu, temiz yürekli saf Anadolu insanı işini bilir ve bu güzellikleri engellemeye de kimsenin gücü yetmez, Sonsuz Kudret’in izniyle.

Anadolu’nun karlı yüce dağlarından akan sular hep tertemiz, berraktır. Yunus yolunda, Mevlana ruhunda gönülleri yoğuran insanlara ne gam! O ruh enginliğiyle koşuşturan dertlilere binler selam…

18.02.2015 19:30