TAKİP ET
Muhammet Mertek

Muhammet Mertek

Farklı yaklaşımlar dinamizm sağlar

Müslümanlardan hareketle İslam, çeşitli yönleriyle tartışılan bir din. Tartışmalar yer yer canımızı sıksa da, Almanya’da güzel gelişmeler de olmuyor değil. Bilhassa İslam Din Dersi kapsamında çeşitli arayışlar sürüyor.

Birçok üniversitede İslami perspektiften pedagojik, iktisadî, felsefî konular ele alınıyor, işleniyor. Bunlardan bir tanesi de Münster Üniversitesine bağlı İslam İlahiyatı Merkezi’nde (ZIT) yürütülen faaliyetler. Kuzey Ren Vestfalya eyaletinde İslam Din Dersi öğretmenlerini yetiştiren kurum ZIT. Başında Prof. Mouhanad Khorchide bulunuyor. Bu eyaletteki Din Dersi öğretmenlerine hizmetiçi seminerleri de düzenliyor Prof. Khorchide. Birincisinin konusu “Mezhepler”, ikincisinin ise “Derste Kur’an ve Hadisler” idi. Hem teorik hem de pratik yönleriyle ele alınıp işlenen konular öğretmenler açısından ufuk açıcı nitelikte.

En son seminerde yaptığı “İslam’da Şiddet”le ilgili sunum ilginçti. Özellikte Kur’an ve hadisler söz konusu olduğu yerde mutlaka bağlamına (Kontextualisierung) dikkat etmek gerektiğini vurguladı. Kur’an’da “barış” sözcüğünün 133 kere, “harb” sözcüğünün ise 6 kez geçtiğini zikretti. “Cihad” kavramının ağırlıklı Mekke döneminde kullanıldığının, dolayısıyla “kutsal savaş” mânâsına gelemeyeceğinin altını çizdi. Medine döneminde ise Mekkeli müşriklerinin saldırıları karşısında savaşa izin verildiğini belirtti. Dinin savaş sebebi olmaması yanında savaşın bir takım kurallarla sınırlandırıldığını da ayetlerden örnekler vererek anlattı.

Gündemden düşmeyen “kadına şiddet” meselesine getirdiği yorum ise dikkat çekiciydi. Genellikle Kur’ân-ı Kerim’deki “Dik başlılığından yıldığınız kadınlara gelince: önce onlara öğüt verin; ıslah olmazlarsa, onları yatakta yalnız bırakın ve yine yola gelmezlerse hafifçe dövün.” (4:34) ayeti kadına uygulanan şiddet için kaynak gösteriliyor. Khorchide’in, kadına şiddetin adiyattan olduğu bir toplumda Kur’an’ın şiddeti en sona ötelemesi şeklindeki yorumu manidardı. Ayette belirtilen sıralamanın günümüz şartlarına göre daha da arttırılabileceğini belirterek, bunu Kur’ânî bir metot olarak anlamak gerektiğinin altını çizmesi de…

Kur’ân’ın şiddete yaklaşımını bir yönüyle sebeb-i nüzul demek olan kendi “bağlam”ı içinde ele alması, yanlış anlaşılan konuların açıklığa kavuşmasında ne kadar mühim rol oynadığını gösteriyor. Khorchide’in ne demek istediği veya neyi yapmaya çalıştığı yakinen tanındıkça kamuoyundaki imajı da o ölçüde değişebilir. Yaklaşık 3,5 yıl önce yazdığı bir kitapla ve bazı felsefi çıkışlarıyla gündem olmuş ve bazı Müslüman kuruluşların tepkisini çekmişti. Biz de kısmen bazı yaklaşımlarının yanlışlığına dikkatleri çekmiştik. Geçen hafta teknik bir hatayla o yazı tekrar yayınlandı. Köprünün altından ne kadar suların aktığını fark ettim. Anlattıklarına bakılırsa Prof. Khorchide, birebir aynı fikirleri savunmuyor. Tekemmül biz insanlar içindir. O tekemmül oranında yorumlar da farklılaşır. Elbette ilim adamı özgün ve hür düşünür. Samimiyetini bilemem, ama Prof. Khorchide kendine göre İslam’ın doğru anlaşılması adına katkıda bulunmaya çalıştığı izlenimi veriyor. Elbette bütün fikirlerini aynen kabullenmek durumunda değiliz, ama İslam şiddetle, terörle birlikte anılırken onun “İslam rahmettir” çıkışı menfi dalgaları kırma şeklinde de yorumlanamaz mı?

Alışılmışın dışında fikirler ortaya koyana hemen önyargıyla yaklaşma ve insanları aceleden ademe mahkum ediverme kadimden gelen bir hastalık. Biraz daha sakin kafayla tarttıktan ve etraflıca bilgi sahibi olduktan sonra değerlendirebilsek, insanların ne demek istediğini daha iyi anlayabiliriz. Eğer yanlış bulunan veya anlaşılan bir tezi ve yorumu varsa, ona karşı yine antitez veya başka bir yorumla karşılık verilir. Ve fikirlerin çarpışmasından hakikat tecelli eder. Prof. Khorchide’in şeffaf, herkese açık ve İslam’ın doğru anlaşılması adına yaptığı faydalı çalışmalar, kendisiyle Müslüman diaspora arasında daha barışık bir ortamın doğmasına vesile olabilir.

12.06.2015 20:30